Enbiya Sûresi87. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وذا | — | ve ƶā | ve Zü(nnun'u) | And Dhun-Nun |
| 2 | النون | ن و نNVN | n-nūni | (ve Zün)nun'u | And Dhun-Nun |
| 3 | إذ | — | iƶ | zira | when |
| 4 | ذهب | ذ ه بZ̃HB | ƶehebe | gitmişti | he went |
| 5 | مغاضبا | غ ض بĞŽB | muğāDiben | kızarak | (while) angry |
| 6 | فظن | ظ ن نƵNN | fe Zenne | sanmıştı | and thought |
| 7 | أن | — | en | diye | that |
| 8 | لن | — | len | asla | never |
| 9 | نقدر | ق د رGD̃R | neḳdira | güç yetiremeyeceğiz | We would decree |
| 10 | عليه | — | ǎleyhi | kendisine | upon him. |
| 11 | فنادى | ن د وND̃V | fenādā | nihayet yalvardı | Then he called |
| 12 | في | — | fī | içinde | in |
| 13 | الظلمات | ظ ل مƵLM | Z-Zulumāti | karanlıklar | the darkness(es) |
| 14 | أن | — | en | diye | that, |
| 15 | لا | — | lā | yoktur | """(There is) no" |
| 16 | إله | ا ل هELH | ilāhe | tanrı | god |
| 17 | إلا | — | illā | başka | except |
| 18 | أنت | — | ente | senden | You, |
| 19 | سبحانك | س ب حSBḪ | subHāneke | senin şanın yücedir | Glory be to You! |
| 20 | إني | — | innī | muhakkak ben | Indeed, [I] |
| 21 | كنت | ك و نKVN | kuntu | oldum | I am |
| 22 | من | — | mine | of | |
| 23 | الظالمين | ظ ل مƵLM | Z-Zālimīne | zalimlerden | "the wrongdoers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وذا النون اذ ذهب مغضبا فظن ان لن نقدر عليه فنادى فى الظلمت ان لا اله الا انت سبحنك انى كنت من الظلمين
Arapça (Harekeli)
وَذَا النُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَى فِي الظُّلُمَاتِ أَن لَّا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Transliterasyon
Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="u">tha</span> a<span class="b">l</span>nnooni i<span class="u">th</span> <span class="u">th</span>ahabamugh<span class="u">ad</span>iban fa<span class="i"><span class="u">th</span></span>anna an lan naqdira AAalayhifan<span class="u">a</span>d<span class="u">a</span> fee a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span>ulum<span class="u">a</span>tian l<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span>ha ill<span class="u">a</span> anta sub<span class="u">ha</span>naka inneekuntu mina a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Zünnun da hani öfkelenip gitmişti de sanmıştı ki bizim gücümüz yetmeyecek ona; derken karanlıklarda nidâ ederek gerçekten de senden başka yoktur tapacak, tenzîh ederim seni ve şüphe yok ki ben, zâlimlerden oldum demişti.
Ali Bulaç
Balık sahibi (Yunus'u da); hani o, kızmış vaziyette gitmişti ki; bundan dolayı kendisini sıkıntıya düşürmeyeceğimizi sanmıştı. (Balığın karnındaki) Karanlıklar içinde: "Senden başka İlah yoktur, Sen Yücesin, gerçekten ben zulmedenlerden oldum" diye çağrıda bulunmuştu.
Bayraktar Bayraklı
Zü'n-Nûn'u/Yunus'u da hatırla! O, öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini aslâ sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zâlimlerden oldum” diye yalvardı.
Diyanet İşleri
Zünnun'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde: "Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!" diye niyaz etti.*
Edip Yüksel
ZanNun (yani isminde ‘Nun' harfi bulunan Yunus) da… Protesto ederek görevini terketmişti. Kendisini kontrol edemeyeceğimizi sandı. Sonunda, (balığın karnındaki) karanlıklar içinde, "Senden başka tanrı yok. Sen yücesin. Ben yanlış davrananlardan oldum" diye yalvardı.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Zünnun'u (balık sahibi Yunus'u) da hatırla. Hani o, öfkelenerek gitmişti de, bizim kendisini hiçbir zaman sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Fakat sonunda karanlıklar içinde: "Senden başka ilâh yoktur, sen münezzehsin, Şüphesiz ben haksızlık edenlerden oldum" diye seslenmişti.
Erhan Aktaş
Ve Zennun’u* da an! Hani öfkelenerek gitmişti de kendisini sıkıntıda bırakmayacağımızı sanmıştı. Sonra karanlıklar içinde, “Senden başka ilah yoktur! Sen yüceler yücesisin. Ben haksızlık yaptım!” diye seslenmişti.
Hakkı Yılmaz
Ve Zünnûn'u [kılıç sahibini, Ninovalı'yı], hani öfkelenerek gitmişti de kendisini sıkıntıya sokmayacağımızı sanmıştı. Sonra da karanlıklar içinde, “Senden başka ilâh diye bir şey yoktur! Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben yanlış; kendi zararlarına iş yapanlardan oldum!” diye seslenmişti.
Muhammed Esed
VE O BALIK olayının kahramanı(nı da an); hani, o gücümüzün kendisine ulaşamayacağını sanarak öfkeyle çıkıp gitmişti! Ama sonra (düştüğü bunalımın) derin karanlığı içinde: "Senden başka tanrı yok! Sınırsız kudret ve yüceliğinle Sen her şeyin üstündesin: doğrusu ben gerçekten büyük bir haksızlık yaptım!" diye seslenmişti.
Mustafa İslamoğlu
Ve balık olayının kahramanını da (gündeme taşı)! Hani bir zamanlar o, hakkında işlem yapmayacağımızı düşünerek, öfkeyle (görev yerinden) çekip gitmişti. Derken o (düştüğü) zifiri karanlığın içerisinde "İbadete layık başka ilah yok; sadece yüceler yücesi olan Sen varsın: hiç şüphesiz ben (bu tavrımla) zalimlerden biri olup çıktım!" diye yakarmıştı.
Suat Yıldırım
Zünnûn'u da an. Hani o halkına kızmış, onlardan ayrılmış, Bizim kendisini sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Sonra karanlıklar içinde şöyle yakarmıştı: “Ya Rabbî! Sensin İlah, Senden başka yoktur ilah. Sübhansın, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin! Doğrusu kendime zulmettim, yazık ettim. Affını bekliyorum Rabbim! ”*
Süleyman Ateş
Zünnun'u (balık karnına girmiş olan Yunus ibn Matta'yı) da an; zira (o, kavmine) kızarak gitmişti, bizim kendisine güç yetiremeyeceğimizi, (kavminin arasından çıkmakla kendisini kurtaracağını) sanmıştı. Nihayet karanlıklar içinde (kalıp): "Senden başka tanrı yoktur. Senin şanın yücedir, ben zalimlerden oldum!" diye yalvardı.*
Şaban Piriş
Zunnûna da.. Hani o, öfkeli olarak giderken, aleyhinde hüküm vermeyeceğimizi zannetmişti. Karanlıklar içinde seslendi:- Senden başka ilah yoktur, Sen tüm noksanlıklardan yücesin. Gerçekten ben, zalimlerden oldum.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Zünnun. Hani kızarak gitmişti de ona asla güç yetiremeyeceğimizi sanmıştı. Sonra, karanlıkların bağrında şöyle yakardı: "Senden başka ilah yok, tespih ederim seni. Kuşkusuz, ben zalimlerden oldum."
Edip-Layth-Martha
The one with N, when he went off in anger, and he thought that We would not be able to take him. Then he called out in the darkness: "There is no god but You! Glory to You, I was of the wicked!"*
Muhammad Asad
AND [remember] him of the great fish* when he went off in wrath, thinking that We had no power over him!* But then heeded out in the deep darkness [of his distress]: There is no deity save Thee! Limit­less art Thou in Thy glory! Verily, I have done wrong!"*
Rashad Khalifa
And Zan-Noon (Jonah, "the one with an `N' in his name"), abandoned his mission in protest, thinking that we could not control him. He ended up imploring from the darkness (of the big fish's belly): "There is no god other than You. Be You glorified. I have committed a gross sin.",
The Monotheist Group
Andthe one with 'N,' when he went off in anger, and he thought that We would not be able to take him. Then he called out in the darkness: "There is no god except You! Glory be to You, I was of the wicked!"