Hac Sûresi11. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (25 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ومن | — | ve mine | ve | And among |
| 2 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanlardan | the mankind |
| 3 | من | — | men | kimi | (is he) who |
| 4 | يعبد | ع ب دABD̃ | yeǎ'budu | ibadet eder | worships |
| 5 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah |
| 6 | على | — | ǎlā | on | |
| 7 | حرف | ح ر فḪRF | Harfin | bir kenardan (uçurumdan) | an edge. |
| 8 | فإن | — | fe in | eğer | And if |
| 9 | أصابه | ص و بṦVB | eSābehu | kendisine gelirse | befalls him |
| 10 | خير | خ ي رḢYR | ḣayrun | bir hayır | good, |
| 11 | اطمأن | ط م نŦMN | Tmeenne | huzura kavuşur | he is content |
| 12 | به | — | bihi | onunla | with it, |
| 13 | وإن | — | ve in | ve eğer | and if |
| 14 | أصابته | ص و بṦVB | eSābethu | başına gelirse | befalls him |
| 15 | فتنة | ف ت نFTN | fitnetun | bir kötülük | a trial |
| 16 | انقلب | ق ل بGLB | nḳalebe | döner | he turns |
| 17 | على | — | ǎlā | üstü | on |
| 18 | وجهه | و ج هVCH | vechihi | yüz | his face. |
| 19 | خسر | خ س رḢSR | ḣasira | o kaybetmiştir | He has lost |
| 20 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünyayı | the world |
| 21 | والآخرة | ا خ رEḢR | vel'āḣirate | ve ahireti | and the Hereafter. |
| 22 | ذلك | — | ƶālike | işte budur | That |
| 23 | هو | — | huve | o | [it] |
| 24 | الخسران | خ س رḢSR | l-ḣusrānu | ziyan | (is) the loss |
| 25 | المبين | ب ي نBYN | l-mubīnu | apaçık | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ومن الناس من يعبد الله على حرف فان اصابه خير اطمان به وان اصابته فتنة انقلب على وجهه خسر الدنيا والءاخرة ذلك هو الخسران المبين
Arapça (Harekeli)
وَمِنَ النَّاسِ مَن يَعْبُدُ اللَّهَ عَلَى حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُ خَيْرٌ اطْمَأَنَّ بِهِ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ انقَلَبَ عَلَى وَجْهِهِ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةَ ذَلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبِينُ
Transliterasyon
Ve minen nâsi men ya’budullâhe alâ harf(harfın), fe in asâbehu hayrunıtmeenne bih|î|, ve in asâbethu fitnetuninkalebe alâ vechihî, hasired dunyâ vel âhıreh(âhırete), zâlike huvel husrânul mubîn|u|.
Transliteration (Eng.)
Wamina a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si man yaAAbuduAll<span class="u">a</span>ha AAal<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>arfin fa-in a<span class="u">sa</span>bahukhayrun i<span class="u">t</span>maanna bihi wa-in a<span class="u">sa</span>bat-hu fitnatuninqalaba AAal<span class="u">a</span> wajhihi khasira a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span> wa<span class="b">a</span>l-<span class="u">a</span>khirata<span class="u">tha</span>lika huwa alkhusr<span class="u">a</span>nu almubeen<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve insanlardan, Allah'a kalbiyle değil de diliyle kulluk eden de var; ona bir hayır isâbet ederse kalbi yatışır o hayır yüzünden, fakat bir sınamaya uğrarsa yüzü dönüverir; dünyâda da ziyan eder, âhirette de; işte budur apaçık ziyan.
Ali Bulaç
İnsanlardan kimi, Allah'a bir ucundan ibadet eder, eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu, apaçık bir kayıptır.
Bayraktar Bayraklı
Allah'a iman ile küfür sınırında kulluk eden insanlar da vardır. Kendisine bir iyilik dokunursa, buna çok memnun olur. Eğer kendisine bir musibet dokunursa, yüzüstü döner. O, dünyasını da, âhiretini de kaybetmiştir. İşte kıyas kabul etmeyecek kayıp budur.
Diyanet İşleri
İnsanlardan kimi Allah'a yalnız bir yönden kulluk eder. Şöyle ki: Kendisine bir iyilik dokunursa buna pek memnun olur, bir de musibete uğrarsa çehresi değişir (dinden yüz çevirir). O, dünyasını da, ahiretini de kaybetmiştir. İşte bu, apaçık ziyanın ta kendisidir.*
Edip Yüksel
İnsanlardan öyleleri var ki ALLAH'a koşullu olarak hizmet eder. İşleri yolunda gidince sevinir; ancak başına bir bela gelince yüzünü çevirir. Böylece dünyayı da ahireti de kaybeder. Gerçek kayıp işte budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsanlardan kimi de Allah'a bir yar kenarındaymış gibi ibadet eder, eğer kendisine bir iyilik gelirse ona gönlü yatışır ve eğer başına bir bela gelirse yüzüstü dönüverir. Dünyayı da ahireti de kaybeder. İşte apaçık kayıp budur.
Erhan Aktaş
İnsanlardan bazıları da iş olsun diye Allah’a kulluk eder. Onun yararına bir şey olursa onunla mutlu olur, eğer bir fitneyle* karşı karşıya kalırsa hemen yönünü değiştirir. O dünyada da ahirette de kaybedendir. İşte o apaçık bir kayıptır.
Hakkı Yılmaz
(11-13)İnsanlardan kimi de Allah'a belirsiz bir taraf üzerinde/ kararsız, net çizgisiz bir şekilde kulluk eder. O nedenle eğer kendisine bir iyilik gelirse, onunla zihnindeki tüm soru işaretlerini gidererek rahata kavuşmuş olur. Ve eğer kendisine bir sosyal yangın/ sıkıntı gelirse yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı da âhireti de kaybetti. İşte bu, apaçık kaybın ta kendisidir. O, Allah'ın astlarından kendine zarar ve menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte bu, çok uzak sapıklığın ta kendisidir. O, zararı yararından daha yakın olana yalvarıyor. Yalvardığı o şey ne kötü yardımcı, koruyucu ve ne kötü yoldaştır.
Muhammed Esed
Ve insanlardan kimi de vardır ki, Allah'a (imanla küfrün) sınır(ın)da kulluk eder; öyle ki, başına bir iyilik gelse, O'ndan hoşnut olur; ama başına sınayıcı bir güçlük gelse hemen bütünüyle yüz çevirir, ve böylece dünyayı da, ahireti de kaybeder; zaten, hiçbir şeyle kıyaslanamayan kayıp da gerçekte budur!
Mustafa İslamoğlu
Yine insanlardan kimileri de vardır ki, Allah'a (iman ve küfrü birbirinden ayıran) sınırda kulluk eder; öyle ki, eğer kendisine bir iyilik dokunsa onunla tatmin olup sevinç duyar; fakat başına bir musibet gelse yüzüstü dönüverir; dünyayı da ahireti de kaybeder: nitekim telafisi en zor kayıp da budur.
Suat Yıldırım
Öyle insanlar vardır ki Allah'a, sırf bir hesaba binaen, imanla küfrün arasında bir yerde ibadet eder. Şayet umduğu faydayı elde ederse onunla huzur bulup sevinir, eğer bir sıkıntı ve imtihana mâruz kalırsa yüzüstü dönüverir. Dünyayı da âhireti de kaybeder. İşte besbelli olan hüsran budur.*
Süleyman Ateş
İnsanlardan kimi de Allah'a bir kenardan, ibadet eder. Eğer kendisine bir hayır gelirse onunla huzura kavuşur (sevinir) ve eğer başına bir kötülük gelirse yüz üstü döner (dini kötüleyerek ondan vazgeçer). O, dünyayı da, ahireti de kaybetmiştir. İşte apaçık ziyan budur.
Şaban Piriş
İnsanlardan, Allaha bir uçurum kenarındaymış gibi kulluk edenler var. Eğer ona bir iyilik dokunursa, onunla tatmin olur. Eğer bir imtihana tabi tutularsa, yüz üstü döner. Dünya ve ahireti kaybeder. İşte apaçık hüsran budur.
Yaşar Nuri Öztürk
İnsanlardan bazıları da Allah'a kıyıdan kıyıya ibadet ederler. Kendisine bir hayır isabet ettiğinde, onunla tatmin bulup yatışır; kendisine bir fitne, bir deneme gelip çattığında yüzüstü geri dönüverir. Dünyada da kayba uğramıştır böylesi, ahirette de. Apaçık hüsranın ta kendisi işte budur.
Edip-Layth-Martha
Among the people there is he who serves God hesitantly. So if good comes to him, he is content with it; and if an ordeal comes to him, he makes an about-face. He has lost this world and the Hereafter. Such is the clear loss.
Muhammad Asad
And there is, too, among men many a one who worships God on the border-line [of faith]:* thus, if good befalls him, he is satisfied with Him; but if a trial assails him, he turns away utterly,* losing [thereby both] this world and the life to come: [and] this, indeed, is a loss beyond compare!*
Rashad Khalifa
Among the people there is the one who worships GOD conditionally. If things go his way, he is content. But if some adversity befalls him, he makes an about-face. Thus, he loses both this life and the Hereafter. Such is the real loss.,
The Monotheist Group
Andfrom the people there is he who serves God nervously. So if good comes to him, he is content with it; and if an ordeal comes to him, he makes an about-face. He has lost this world and the Hereafter. Such is the clear loss.