Hac Sûresi12. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يدعو | د ع وD̃AV | yed'ǔ | yalvarır | He calls |
| 2 | من | — | min | besides | |
| 3 | دون | د و نD̃VN | dūni | ayrı olarak | besides |
| 4 | الله | — | llahi | Allah'tan | Allah |
| 5 | ما | — | mā | şeylere | what |
| 6 | لا | — | lā | not | |
| 7 | يضره | ض ر رŽRR | yeDurruhu | ona zarar veremeyen | harms him |
| 8 | وما | — | ve mā | ve şeylere | and what |
| 9 | لا | — | lā | not | |
| 10 | ينفعه | ن ف عNFA | yenfeǔhu | yarar sağlamayan | benefits him. |
| 11 | ذلك | — | ƶālike | işte budur | That |
| 12 | هو | — | huve | o | [it] |
| 13 | الضلال | ض ل لŽLL | D-Delālu | sapma | (is) the straying |
| 14 | البعيد | ب ع دBAD̃ | l-beǐydu | uzak(lara) | far away. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يدعوا من دون الله ما لا يضره وما لا ينفعه ذلك هو الضلل البعيد
Arapça (Harekeli)
يَدْعُو مِن دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنفَعُهُ ذَلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَعِيدُ
Transliterasyon
Yed’û min dûnillâhi mâ lâ yedurruhû ve mâ lâ yenfeuh|u|, zâlike huved dalâlul baîd|u|.
Transliteration (Eng.)
YadAAoo min dooni All<span class="u">a</span>hi m<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span>ya<span class="u">d</span>urruhu wam<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span> yanfaAAuhu <span class="u">tha</span>likahuwa a<span class="b">l</span><span class="u">dd</span>al<span class="u">a</span>lu albaAAeed<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'ı bırakır da kendisine ne bir zarar verebilen, ne bir fayda verebilen şeyi çağırır. Budur işte doğruluktan tamâmıyla uzak bir sapıklık.
Ali Bulaç
Allah'tan başka, kendisine ne zararı dokunan, ne yararı olan şeylere yakarır. İşte bu, en uzak bir sapıklıktır.
Bayraktar Bayraklı
O, Allah'ı bırakıp, kendisine faydası da zararı da dokunamayacak olan şeylere yalvarır. Bu, büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.
Diyanet İşleri
O, Allah'ı bırakıp, kendisine ne faydası, ne de zararı dokunacak olan şeylere yalvarır. Bu, (haktan) büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.
Edip Yüksel
ALLAH'ın yakınından, kendisine yarar ve zarar veremeyenlere yalvarır. Sapıklığın en aşırı noktası budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur.
Erhan Aktaş
Allah’ı bırakıp, kendilerine zarar da fayda da veremeyecek olan şeylere dua ediyorlar. İşte bu derin bir sapkınlıktır.
Hakkı Yılmaz
(11-13)İnsanlardan kimi de Allah'a belirsiz bir taraf üzerinde/ kararsız, net çizgisiz bir şekilde kulluk eder. O nedenle eğer kendisine bir iyilik gelirse, onunla zihnindeki tüm soru işaretlerini gidererek rahata kavuşmuş olur. Ve eğer kendisine bir sosyal yangın/ sıkıntı gelirse yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı da âhireti de kaybetti. İşte bu, apaçık kaybın ta kendisidir. O, Allah'ın astlarından kendine zarar ve menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte bu, çok uzak sapıklığın ta kendisidir. O, zararı yararından daha yakın olana yalvarıyor. Yalvardığı o şey ne kötü yardımcı, koruyucu ve ne kötü yoldaştır.
Muhammed Esed
(Böyle yaparken,) Allah yerine, kendisine ne zarar ne de yarar sağlayabilen şeylere yalvarıp yakarır; düşülebilecek en vahim sapıklık da zaten budur.
Mustafa İslamoğlu
O kimse, Allah dışında, kendisine ne zarar veren ne de yarar sağlayan nesnelere yalvarıp durur: kişiyi (haktan) uzaklaştıran en vahim sapıklık da zaten budur.
Suat Yıldırım
Allah'tan başka, kendisine ne zarar ne de yarar sağlamayacak şeylere yalvarır. İşte besbelli sapıklık budur.
Süleyman Ateş
Allah'tan ayrı olarak kendisine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere yalvarır. İşte (doğru yoldan) uzak(lara) sapma budur!
Şaban Piriş
O, Allahın dışında kendisine zararı da faydası da dokunmayacak şeylere yalvarır. İşte en uzak sapıklık budur.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ı bırakır da kendisine zarar veremeyecek, yarar sağlamayacak şeylere kulluk eder. Dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir bu.
Edip-Layth-Martha
He calls upon besides God what will not harm him and what will not benefit him. Such is the far straying.
Muhammad Asad
[By behaving thus,] he invokes, instead of God, something that can neither harm nor benefit him:* [and] this is indeed the utmost one can go astray.*
Rashad Khalifa
He idolizes beside GOD what possesses no power to harm him or benefit him; such is the real straying.,
The Monotheist Group
He calls upon besides God what will not harm him and what will not benefit him. Such is the far straying.