Hac Sûresi25. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (25 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 3 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(ler) | disbelieved |
| 4 | ويصدون | ص د دṦD̃D̃ | ve yeSuddūne | ve geri çevirenler | and hinder |
| 5 | عن | — | ǎn | -ndan | from |
| 6 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolu- | (the) way |
| 7 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 8 | والمسجد | س ج دSCD̃ | velmescidi | ve Mescid-i (Haram'dan) | and Al-Masjid Al-Haraam, |
| 9 | الحرام | ح ر مḪRM | l-Harāmi | (ve Mescid-i) Haram'dan | and Al-Masjid Al-Haraam, |
| 10 | الذي | — | lleƶī | which | |
| 11 | جعلناه | ج ع لCAL | ceǎlnāhu | yaptığımız | We made it |
| 12 | للناس | ن و سNVS | linnāsi | bütün insanlar için | for the mankind, |
| 13 | سواء | س و يSVY | sevā'en | eşit (ibadet yeri) | equal, |
| 14 | العاكف | ع ك فAKF | l-ǎākifu | yerli olan | (are) the resident |
| 15 | فيه | — | fīhi | orada | therein |
| 16 | والباد | ب د وBD̃V | velbādi | ve dışarıdan gelen | "and the visitor;" |
| 17 | ومن | — | ve men | ve kim | and whoever |
| 18 | يرد | ر و دRVD̃ | yurid | isterse | intends |
| 19 | فيه | — | fīhi | orada (böyle) | therein |
| 20 | بإلحاد | ل ح دLḪD̃ | biilHādin | haktan sapmak | of deviation |
| 21 | بظلم | ظ ل مƵLM | biZulmin | zulüm ile | (or) wrongdoing, |
| 22 | نذقه | ذ و قZ̃VG | nuƶiḳhu | ona taddırırız | We will make him taste |
| 23 | من | — | min | -tan | of |
| 24 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābin | bir azab- | a punishment |
| 25 | أليم | ا ل مELM | elīmin | acı | painful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان الذين كفروا ويصدون عن سبيل الله والمسجد الحرام الذى جعلنه للناس سواء العكف فيه والباد ومن يرد فيه بالحاد بظلم نذقه من عذاب اليم
Arapça (Harekeli)
إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذِي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَاءً الْعَاكِفُ فِيهِ وَالْبَادِ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ
Transliterasyon
İnnellezîne keferû ve yasuddûne an sebîlillâhi vel mescidil harâmillezî cealnâhu lin nâsi sevâenil âkıfu fîhi vel bâd|ı|, ve men yurid fîhi bi ilhâdin bi zulmin nuzıkhu min âzâbin elîm(elîmin).
Transliteration (Eng.)
Inna alla<span class="u">th</span>eena kafaroo waya<span class="u">s</span>uddoonaAAan sabeeli All<span class="u">a</span>hi wa<span class="b">a</span>lmasjidi al<span class="u">h</span>ar<span class="u">a</span>mialla<span class="u">th</span>ee jaAAaln<span class="u">a</span>hu li<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si saw<span class="u">a</span>analAA<span class="u">a</span>kifu feehi wa<span class="b">a</span>lb<span class="u">a</span>di waman yurid feehibi-il<span class="u">ha</span>din bi<span class="i"><span class="u">th</span></span>ulmin nu<span class="u">th</span>iqhu min AAa<span class="u">tha</span>binaleem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kâfir olanlar ve halkı Allah'ın yolundan çıkaranlar ve insanlar için ibâdet yeri olarak halkettiğimiz ve orada yurt tutanla orayı ziyâret için gelen hakkında aynı hükümleri yürüttüğümüz Mescid-i Harâm'dan men edenlerse. Ve kim orada nehy edilmiş birşeyi zulmederek yapmak isterse ona elemli azâbı tattırırız.
Ali Bulaç
Gerçek şu ki, inkar edip Allah yolundan ve yerlilerle dışarıdan gelenler için eşit olarak (haram ve kıble) kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara, orada zulmederek adaletten ayrılanlara acı bir azap taddırırız.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz, inkâr edenlere, insanları Allah'ın yolundan, yerli ve yabancı bütün insanlar için eşit kıldığımız Mescid-i Harâm'dan alıkoyanlara ve orada haktan ayrılarak zulmetmek isteyenlere acıklı bir azabı tattıracağız.
Diyanet İşleri
İnkâr edenler, Allah'ın yolundan ve -yerli, taşralı- bütün insanlara eşit (kıble veya mabed) kıldığımız Mescid-i Haram'dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (şunu bilmeliler ki) kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.
Edip Yüksel
İnkar edenler, yerli ve dışarıdan gelen tüm insanlar için eşit olarak ayırdığımız Sınırlanmış Mescid'den ve ALLAH'ın yolundan geri çevirenler ve orada zulüm ve sapıklık arayanlar, tarafımızdan acı bir azap tadacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şüphesiz inkâr edenlere, Allah'ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescidi Haram'dan alıkoyanlara ve orada zulümle yanlış yola saptırmak isteyene can yakıcı bir azab tattırırız.
Erhan Aktaş
Allah’ın yolundan ve Mescid-i Haram’dan engelleyenler, gerçeği yalanlayan nankörlerdir. Ki onu*, orada yerleşik olanların ve dışarıdan gelenlerin eşitçe yararlanmaları için yaptık. Kim orada zulümle sapkınlık yaparsa, ona acı azaptan tattıracağız.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz küfreden; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden, Allah'ın yolundan, insanlar –orada ibâdete kapanan veya dışarıdan gelen eşit olmak üzere– için kılınan Mescid-i Haram'dan [dokunulmazlığı olan ilâhiyat okulundan] alıkoyan kimseler ve orada haksızlıkla yanlış yola sapmak isteyen kimse; Biz, ona pek acıklı bir azaptan tattırırız.
Muhammed Esed
BİLİN Kİ, hakkı inkara şartlanmış olanlara, (başkalarını) Allah'ın yolundan çevirmeye, (keza) hem orada yaşayan, hem de dışarıdan gelen bütün insanlar için tayin ettiğimiz Mescid-i Harâm'dan (alıkoymaya) çalışanlara ve (bile bile) haksızlık yaparak oranın saygınlığına gölge düşürmeye kalkışanlara (öte dünyada) çok can yakıcı bir azap tattıracağız.
Mustafa İslamoğlu
Fakat inkarda direnenleri, Allah yolundan ve yerli-yabancı ayrımı gözetmeden bütün insanlar için tayin ettiğimiz Mescid-i Haram'dan alıkoyanları, oralı olmayı sapıklığa ve haksızlığa bile isteye vesile kılanları, can yakıcı bir azaba terk edeceğiz.
Suat Yıldırım
Kendileri dini inkâr edenler, üstelik insanları Allah'ın yolundan ve gerek şehirli, gerek taşralı bütün insanlara müsavi olmak üzere kıble ve ibadet yeri yaptığımız Mescid-i Haramdan engelleyip uzaklaştıranlar bilsinler ki kim orada böyle zulüm ile haktan ve adaletten sapmak isterse ona can yakıcı bir azap tattırırız. [8, 34]*
Süleyman Ateş
Nankörlük edenler, Allah'ın yolundan ve gerek yerli, gerek dışarıdan gelen bütün insanlar için ibadet yeri yaptığımız Mescid-i Haram'dan (insanları) geri çevirenler (bilsinler ki), kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı bir azab taddırırız.
Şaban Piriş
Küfredenlere, Allah yolundan ve yerli olsun, yolcu olsun bütün insanlar için eşit kıldığımız Mescid-i Haramdan alıkoyanlara ve orada zulüm ile sapıklık isteyenlere acı bir azap tattırırız.
Yaşar Nuri Öztürk
Küfre sapanlar, Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Hem sürekli içinde kalan hem dışarıdan gelen tüm insanlar için oluşturduğumuz Mescid-i Haram'dan da geri çeviriyorlar. Kim orada zulmederek haktan sapmak isterse, biz ona acıklı bir azabı tattıracağız.
Edip-Layth-Martha
Those who have rejected and repel from the path of God and the Restricted Temple that We have made for people, for the dweller or the visitor to it; and whoever inclines to evil action in it, We will let them taste a painful retribution.
Muhammad Asad
BEHOLD, as for those who are bent on denying the truth and bar [others] from the path of God* and from the Inviolable House of Worship which We have set up for all people alike - [both] those who dwell there and those who come from abroad - and all who seek to profane it* by [deliberate] evildoing: [all] such shall We cause to taste grievous suffering in the life to come.]*
Rashad Khalifa
Surely, those who disbelieve and repulse others from the path of GOD, and from the Sacred Masjid that we designated for all the people- be they natives or visitors- and seek to pollute it and corrupt it, we will afflict them with painful retribution.,
The Monotheist Group
Surely, those who have rejected and repel from the path of God, and from the Restricted Temple that We have made for the people - for the one devoted therein and the one who visits it - and whoever inclines to evil action in it, We will let them taste a painful retribution.