Hac Sûresi28. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ليشهدوا | ش ه دŞHD̃ | liyeşhedū | şahit olmaları için | That they may witness |
| 2 | منافع | ن ف عNFA | menāfiǎ | birtakım faydalara | benefits |
| 3 | لهم | — | lehum | kendileri için | for them, |
| 4 | ويذكروا | ذ ك رZ̃KR | ve yeƶkurū | ve anmaları için | and mention |
| 5 | اسم | س م وSMV | isme | adını | (the) name |
| 6 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 7 | في | — | fī | on | |
| 8 | أيام | ي و مYVM | eyyāmin | günlerde | days |
| 9 | معلومات | ع ل مALM | meǎ'lūmātin | belirli | known |
| 10 | على | — | ǎlā | üzerine | over |
| 11 | ما | — | mā | şeyleri | what |
| 12 | رزقهم | ر ز قRZG | razeḳahum | onlara rızık olarak verilen | He has provided them |
| 13 | من | — | min | -dan | of |
| 14 | بهيمة | ب ه مBHM | behīmeti | yürüyen | (the) beast |
| 15 | الأنعام | ن ع مNAM | l-en'ǎāmi | hayvanlar- | (of) cattle. |
| 16 | فكلوا | ا ك لEKL | fekulū | yeyin | So eat |
| 17 | منها | — | minhā | onlardan | of them |
| 18 | وأطعموا | ط ع مŦAM | ve eT'ǐmū | ve yedirin | and feed |
| 19 | البائس | ب ا سBES | l-bāise | sıkıntı içinde bulunan | the miserable, |
| 20 | الفقير | ف ق رFGR | l-feḳīra | fakire | the poor. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ليشهدوا منفع لهم ويذكروا اسم الله فى ايام معلومت على ما رزقهم من بهيمة الانعم فكلوا منها واطعموا البائس الفقير
Arapça (Harekeli)
لِّيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ فِي أَيَّامٍ مَّعْلُومَاتٍ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ
Transliterasyon
Li yeşhedû menâfia lehum ve yezkurusmallâhi fî eyyâmin ma’lûmâtin alâ mâ rezakahum min behîmetil en’âm|i|, fe kulû minhâ ve at’ımul bâisel fakîr|e|.
Transliteration (Eng.)
Liyashhadoo man<span class="u">a</span>fiAAa lahum waya<span class="u">th</span>kurooisma All<span class="u">a</span>hi fee ayy<span class="u">a</span>min maAAloom<span class="u">a</span>tin AAal<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> razaqahum min baheemati al-anAA<span class="u">a</span>mi fakuloo minh<span class="u">a</span>waa<span class="u">t</span>AAimoo alb<span class="u">a</span>-isa alfaqeer<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gelsinler de kendilerine âit olan menfaatleri elde etsinler ve kendilerine rızık olarak verilen dört ayaklı hayvanları, muayyen günlerde Allah'ın adını anarak kessinler. Yiyin artık onlardan ve yok yoksul fakiri de doyurun.
Ali Bulaç
Kendileri için birtakım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah'ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.
Bayraktar Bayraklı
“Kendileri için orada bulunan faydaları görsünler; belli günlerde kendilerine verdiğimiz hayvanlardan Allah'ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan yiyiniz, yoksullara da yediriniz!”
Diyanet İşleri
Ta ki kendilerine ait bir takım yararları yakinen görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günler de Allah'ın ismini ansanlar . Artık ondan hem kendiniz yeyin,hem de yoksula, fakire yedirin.*
Edip Yüksel
Ki kendileri için bir takım (sosyal, politik, ekonomik) yararlara tanık olsunlar ve kendilerine çiftlik hayvanlarını rızık olarak verdiği için ALLAH'ın ismini bilinen günlerde ansınlar. "Onlardan yiyin ve sıkıntı içindeki yoksullara da yedirin."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.
Erhan Aktaş
Bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Ve kendilerine rızık olarak verilen hayvanlar üzerine belli günlerde* Allah’ın adını* ansınlar. Böylece onlardan yiyin, muhtaç ve yoksul olanları doyurun.
Hakkı Yılmaz
(26-29)Ve hani Biz bir zamanlar, “Sakın Bana hiçbir şeyi ortak koşma; dolaşanlar, orada haksızlığa baş kaldıranlar, Allah'ı birleyenler, boyun eğip teslimiyet gösterenler için evimi tertemiz et, kendilerine ait birtakım menfaatlere tanık olmaları ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerinde, belli günlerde O'nun adını anmaları için insanlar arasında ilâhiyat eğitim-öğretimi verileceğini duyur. Yürüyerek veya yorgun düşmüş binekler üstünde her derin vadiyi aşarak sana gelsinler! Sonra kirlerini giderip temizlensinler. Adaklarını yerine getirsinler. Eski evde/özgür evde/Ka‘be'de dolaşsınlar” diye, o evin/Ka‘be'nin yerini, İbrâhîm için hazırlamıştık. –Siz de onlardan yiyin ve zorluk çeken fakiri doyurun.–
Muhammed Esed
de (bunun) kendilerine sağlayacağı yararları görsünler; ve (kurban için) belirlenen günlerde, (bu amaçla) O'nun kendilerine rızık olarak sağladığı hayvanlar üzerine Allah'ın ismini ansınlar; ve böylece siz de bunlardan yiyin ve darlık içindeki yoksulu da doyurun.
Mustafa İslamoğlu
ki, bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Bir de belirlenen günlerde, O'nun kendilerine rızık olarak sunduğu hayvanları (kurban ederken), üzerine Allah'ın adını ansınlar: işte bunlardan siz de yiyin, zor durumdaki ihtiyaç sahiplerine de yedirin.
Suat Yıldırım
26, 27, 28. Zira Biz vaktiyle İbrâhim'e Beytullahın yerini belirlediğimiz zaman: “Sakın Bana hiç bir şeyi ortak koşma ve Ben'im Mâbedimi tavaf ederken, kıyamda, rükûda veya secdede olarak ibadet edenler için tertemiz tut! ” Hem bütün insanları hacca dâvet et ki gerek yaya, gerek uzak yollardan gelen yorgun argın develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı çeşitli faydaları görsünler ve Allah'ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanları, belirli günlerde Allah'ın adını anarak kurban etsinler. Siz de onların etinden hem kendiniz yiyin, hem de yoksula ve fakire yedirin. [3, 96-97; 2, 127; 2, 198; 6, 143] {KM, Levililer 1, 9. 13. 17}*
Süleyman Ateş
Ki kendileri için birtakım faydalara tanık olsunlar ve (Allah'ın) kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah'ın adını ansınlar. Onlardan yeyin, sıkıntı içinde bulunan fakire de yedirin.
Şaban Piriş
Kendilerine faydalı olacak şeyleri görsünler, Allahın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde, Allahın adını anarak kurban etsinler. Ondan hem siz yiyin hem de muhtaç durumdaki fakiri doyurun.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerie ait bir takım yararlara tanık olsunlar. Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah'ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.
Edip-Layth-Martha
So that they may witness benefits for themselves and recall God's name in the appointed days over what He has provided for them of the animal livestock. So eat from it and feed the needy and the poor.
Muhammad Asad
so that they might experience much that shall be of benefit to them,* and that they might extol the name of God on the days appointed [for sacrifice], over whatever heads of cattle He may have provided for them* [to this end]: eat, then, thereof, and feed the unfortunate poor.*
Rashad Khalifa
They may seek commercial benefits, and they shall commemorate GOD's name during the specified days for providing them with livestock. "Eat therefrom and feed the despondent and the poor.",
The Monotheist Group
So that they may witness benefits for themselves, and mention the name of God in the appointed days over what He has provided for them of the animal livestock. So eat from it and feed the needy and the poor.