Hac Sûresi45. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فكأين | — | fe keeyyin | niceleri vardır | And how many |
| 2 | من | — | min | -den | of |
| 3 | قرية | ق ر يGRY | ḳaryetin | kentler- | a township |
| 4 | أهلكناها | ه ل كHLK | ehleknāhā | helak ettiğimiz | We have destroyed it, |
| 5 | وهي | — | vehiye | o | while it |
| 6 | ظالمة | ظ ل مƵLM | Zālimetun | zulmederken | was doing wrong, |
| 7 | فهي | — | fehiye | ve o | so it |
| 8 | خاوية | خ و يḢVY | ḣāviyetun | çökmüştür | fell |
| 9 | على | — | ǎlā | üstüne | on |
| 10 | عروشها | ع ر شARŞ | ǔrūşihā | tavanları | its roofs, |
| 11 | وبئر | ب ا رBER | ve bi'rin | ve kuyu | and well |
| 12 | معطلة | ع ط لAŦL | muǎTTaletin | kullanılmaz olmuştur | abandoned, |
| 13 | وقصر | ق ص رGṦR | ve ḳaSrin | ve saraylar | and castle |
| 14 | مشيد | ش ي دŞYD̃ | meşīdin | sağlam | lofty. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فكاين من قرية اهلكنها وهى ظالمة فهى خاوية على عروشها وبئر معطلة وقصر مشيد
Arapça (Harekeli)
فَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُّعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَّشِيدٍ
Transliterasyon
Fe ke eyyin min karyetin ehleknâhâ ve hiye zâlimetun fe hiye hâviyetun alâ urûşihâ ve bi’rin muattalatin ve kasrın meşîd(meşîdin).
Transliteration (Eng.)
Fakaayyin min qaryatin ahlakn<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span>wahiya <span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>limatun fahiya kh<span class="u">a</span>wiyatunAAal<span class="u">a</span> AAurooshih<span class="u">a</span> wabi/rin muAAa<span class="u">tt</span>alatinwaqa<span class="u">s</span>rin masheed<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Nice şehirler var ki halkı zâlim olduğundan helâk ettik onları ve o şehirlerin tavanları, duvarlarına çökmüş, yerle bir olmuş, ıpıssız kalmış ve nice kuyular kuruttuk, nice yüce köşkler yıktık.
Ali Bulaç
(Halkı) Zulmediyorken yıkıma uğrattığımız nice ülkeler vardır ki, şimdi onların altları üstlerine gelmiş ıpıssız durmakta, kullanılamaz durumdaki kuyuları (terk edilmiş bulunmakta), yüksek sarayları (çın çın ötmektedir).
Bayraktar Bayraklı
Nice zulme dalmış ülke halkını yok ettik. Artık duvarları çatıları üzerine çökmüş, kuyuları kullanılmaz olmuş, yüce sarayları terkedilmiştir.
Diyanet İşleri
Nitekim, birçok memleket vardı ki, o memleket (halkı) zulmetmekte iken, biz onları helak ettik. Şimdi o ülkelerde duvarlar, (çökmüş) tavanların üzerine yıkılmıştır. Nice kullanılmaz hale gelmiş kuyular ve (ıssız kalmış) ulu saraylar vardır.
Edip Yüksel
Nice kentlerin halkını, işledikleri haksızlıklardan ötürü helak ettik. Onlardan arta kalanlar, çökmüş çatılar, terkedilmiş kuyular ve ıssız saraylardı…
Elmalılı Hamdi Yazır
Nice memleketler vardı ki, zulüm yaparlarken biz onları yok ettik. Artık damları çökmüş, duvarları üzerine yıkılmıştır. (Geride) Nice terkedilmiş kuyularla bomboş kalmış yüksek saraylar (bırakılmıştır.)
Erhan Aktaş
Böylece zulüm yapmalarından dolayı nice kentleri yok ettik. Çatıları çökmüş, duvarları yıkılmış; sahipsiz kalmış kuyular ve saraylar vardır.
Hakkı Yılmaz
Sonra nice kentler de vardı ki şirk koşmak sûretiyle yanlış; kendi zararlarına iş yaparlarken Biz, onları değişime/ yıkıma uğrattık. Artık damları çökmüş, duvarları üzerine yıkılmıştır; nice terk edilmiş kuyularla bomboş kalmış, kireçle/ betonla sağlamlaştırılmış saraylar!
Muhammed Esed
Ve zulüm ve haksızlıkta onmaz düzeylere vardıkları için nice şehirleri yok ettik, öyle ki, şimdi hepsinin yerinde yeller esiyor; çatıları çökmüş, kuyuları kurumuş, (bir zamanlar göğe doğru) yükselen sarayları (şimdi yerle bir olmuş)!
Mustafa İslamoğlu
İşte bu yüzden çığırdan çıkmış nice kentleri helak ettik. Nihayet hepsi de tepe taklak gitti, şimdi yerlerinde yeller esiyor. (Geriye) terkedilmiş kuyular (kaldı); o heybetli saraylar(dan şimdi eser yok).
Suat Yıldırım
Halkı zulümde artık onmaz derecede ileri gitmiş nice şehirleri yok ettik! Öyle ki şimdi hepsinin yerinde yeller esiyor: Üstü altına gelmiş binalar, körelmiş kuyular, kurumuş çeşmeler, yerle bir olmuş muhteşem saraylar. . . [11, 102; 21, 11]
Süleyman Ateş
(Halkı) zulmederken helak ettiğimiz nice kent vardırki duvarları (yıkılan) tavanlarının üstüne çökmüştür. Nice kullanılmaz olmuş kuyu ve nice (ıssız kalmış) sağlam köşk vardır!
Şaban Piriş
Nice ülkeleri zalimlik ederken helak ettik. Şimdi, onlar tepetakla edilmiş, su kuyuları terkedilmiş ve sağlam sarayları bomboş kalmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
Zalim olduğu için helak ettiğimiz nice kent / medeniyet var ki, şimdi duvarları, tavanları üzerine çökmüş halde ıpıssız. Nice kullanılmaz olmuş kuyular ve nice terk edilmiş görkemli saraylar var.
Edip-Layth-Martha
So how many a town have We destroyed while it was doing wrong, so that it is laying in ruins with its wells abandoned, and empty palaces.
Muhammad Asad
And how many a township have We destroyed because it had been immersed in evildoing - and now they [all] lie deserted, with their roofs caved in! And how many a well lies abandoned, and how many a castle that [once] stood high!
Rashad Khalifa
Many a community we have annihilated because of their wickedness. They ended up in ruins, stilled wells, and great empty mansions.,
The Monotheist Group
So how many a town have We destroyed while it was doing wrong, so that it is lying in ruins with its wells abandoned, and empty palaces.