Hac Sûresi44. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأصحاب | ص ح بṦḪB | ve eSHābu | ve halkı | And the inhabitants |
| 2 | مدين | — | medyene | Medyen | (of) Madyan. |
| 3 | وكذب | ك ذ بKZ̃B | ve kuƶƶibe | ve yalanlanmıştı | And Musa was denied, |
| 4 | موسى | — | mūsā | Musa | And Musa was denied, |
| 5 | فأمليت | م ل وMLV | feemleytu | ben de bir süre vermiştim | so I granted respite |
| 6 | للكافرين | ك ف رKFR | lilkāfirīne | kafirlere | to the disbelievers, |
| 7 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 8 | أخذتهم | ا خ ذ EḢZ̃ | eḣaƶtuhum | onları yakalamıştım | I seized them, |
| 9 | فكيف | ك ي فKYF | fe keyfe | nasıl | and how |
| 10 | كان | ك و نKVN | kāne | oldu | was |
| 11 | نكير | ن ك رNKR | nekīri | benim inkarım | My punishment. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واصحب مدين وكذب موسى فامليت للكفرين ثم اخذتهم فكيف كان نكير
Arapça (Harekeli)
وَأَصْحَابُ مَدْيَنَ وَكُذِّبَ مُوسَى فَأَمْلَيْتُ لِلْكَافِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ
Transliterasyon
Ve ashâbu medyen|e|, ve kuzzibe mûsâ fe emleytu lil kâfirîne summe ehaztuhum, fe keyfe kâne nekîr|i|.
Transliteration (Eng.)
Waa<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>bu madyana waku<span class="u">thth</span>ibamoos<span class="u">a</span> faamlaytu lilk<span class="u">a</span>fireena thumma akha<span class="u">th</span>tuhumfakayfa k<span class="u">a</span>na nakeer<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Medyen ehli de yalanlamıştı ve Mûsâ da yalanlanmıştı da onların azâbını geciktirdim, bir mühlet verdim onlara da sonra helâk ediverdim onları; nasılmış beni inkâr etmek, nasıl da devletlerini felâkete çevirmişim.
Ali Bulaç
Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Böylelikle Ben, o inkar edenlere bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıverdim. Nasılmış Benim (herşeyi alt üst edip kökten değiştiren) inkılabım (veya inkarım).
Bayraktar Bayraklı
Medyen halkı da yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlanmıştı. Ben o kâfirlere süre tanıdım. Sonra onları yakalayıverdim. Bir görseydin benim cezalandırmam nasıl olmuştu!
Diyanet İşleri
(Şuayb'ın kavmi olan) Medyen halkı da(Şuayb'ı) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kafirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Nasıl oldu benim onları reddim (cezalandırmam)!*
Edip Yüksel
Medyen yerlileri de… Musa dahi yalanlandı. Ben o kafirlere süre tanıdım ve sonra onları hesaba çektim; beni tanımamak da nasılmış!.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Şuayb'ın kavmi olan) Medyen halkı da (Şûayb'ı) yalanladı. Musa da (Firavun tarafından) yalanlandı. Ben de o kâfirlere bir süre verdim. Sonra da onları yakalayıverdim. Beni tanımamak nasılmış görsünler.
Erhan Aktaş
Ve Medyen halkı da. Musa da yalanlandı. Fakat gerçeği yalanlayan nankörlere süre tanıdım. Sonra da onları yakaladım. Benim inkarım* nasılmış gördüler.
Hakkı Yılmaz
(42-44)Ve eğer onlar, seni yalanlıyorlarsa bil ki onlardan önce Nûh'un toplumu, Âd, Semûd, İbrâhîm'in toplumu, Lût'un toplumu, Medyen ashâbı da yalanlamışlardı. Mûsâ da yalanlandı da Ben, kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kimselere bir süre verdim. Sonra da onları yakalayıverdim. Peki, Beni tanımamak nasılmış!
Muhammed Esed
Medyen halkının (yaptığı gibi); ayrıca, Musa da (Firavun ve yandaşlarınca) yalanlanmıştı. (Her seferinde) hakkı inkar edenlere belirli bir süre için fırsat verdim, ama günü gelince onları kıskıvrak yakaladım ki böylece, Benim onları hiçe saymam nasıl olurmuş, görsünler!
Mustafa İslamoğlu
Medyen ahalisi de (öyle yapmış) ve Musa da yalanlanmıştı. Hepsinde de kafirlere süre tanıdım, ama sonunda onları enseledim: haydi, Beni inkar nasıl olurmuş görsünler bakalım!
Suat Yıldırım
42, 43, 44. Eğer onlar seni yalancı sayıyorlarsa sen bil ki onlardan önce Nuh, Âd ve Semûd halkı da, İbrâhim'in halkı da, Lut'un halkı da, Medyen ahalisi de resulleri yalanlamışlardı. Mûsâ da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkârcılara mühlet verdim. Sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim. Onların inkârına mukabil nasıl olurmuş Benim inkârım, cümle âlem görüp bildi!*
Süleyman Ateş
Medyen halkı da (yalanlamıştı); Musa da yalanlanmıştı. Ben de kafirlere bir süre vermiş, sonra onları yakalamıştım. (Bak), benim (onları) inkarım (görülmemiş biçimde cezalandırmam) nasıl oldu!
Şaban Piriş
Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Kafirlere süre tanıdım; sonra da onları yakaladım. Beni inkar nasılmış?
Yaşar Nuri Öztürk
Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı da ben, inkarcılara biraz süre vermiş sonra hepsini yakalamıştım. Nasılmış benim azabım!
Edip-Layth-Martha
The dwellers of Midian; and Moses was denied. So I granted respite to the ingrates then I took them, how then was My punishment?
Muhammad Asad
and the dwellers of Madyan; and [so, too,] Moses was given the lie [by Pharaoh].* And [in every ease] I gave rein, for a while, to the deniers of the truth: but then I took them to task - and how awesome was My denial [of them,]!
Rashad Khalifa
And the dwellers of Midyan. Moses was also rejected. I led all those people on, then I called them to account; how (devastating) was My requital!,
The Monotheist Group
Andthe dwellers of Midyan; and Moses was denied. So I granted respite to the rejecters then I took them, how then was My punishment?