Hac Sûresi48. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وكأين | — | ve keeyyin | ve niceleri var ki | And how many |
| 2 | من | — | min | -den | of |
| 3 | قرية | ق ر يGRY | ḳaryetin | kentler- | a township |
| 4 | أمليت | م ل وMLV | emleytu | biraz süre vermişimdir | I gave respite |
| 5 | لها | — | lehā | ona | to it, |
| 6 | وهي | — | vehiye | o | while it |
| 7 | ظالمة | ظ ل مƵLM | Zālimetun | zulmederken | (was) doing wrong. |
| 8 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 9 | أخذتها | ا خ ذ EḢZ̃ | eḣaƶtuhā | onu yakalamışımdır | I seized it |
| 10 | وإلي | — | ve ileyye | ancak banadır | and to Me |
| 11 | المصير | ص ي رṦYR | l-meSīru | dönüş | (is) the destination. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وكاين من قرية امليت لها وهى ظالمة ثم اخذتها والى المصير
Arapça (Harekeli)
وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَيَّ الْمَصِيرُ
Transliterasyon
Ve ke eyyin min karyetin emleytu lehâ ve hiye zâlimetun summe ehaztuhâ, ve ileyyel masîr|u|.
Transliteration (Eng.)
Wakaayyin min qaryatin amlaytu lah<span class="u">a</span>wahiya <span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>limatun thumma akha<span class="u">th</span>tuh<span class="u">a</span>wa-ilayya alma<span class="u">s</span>eer<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve nice şehir var ki halkı zâlim olduğundan mühlet verdik onlara da sonra helâk ediverdim ve dönüp gelecekleri yer de benim tapımdır.
Ali Bulaç
Nice ülkeler vardır ki, (halkı) zulmediyorken Ben ona bir süre tanıdım, sonra yakalayıverdim; dönüş yalnızca Banadır.
Bayraktar Bayraklı
Zulmedip dururlarken, kendilerine süre tanıdığım nice ülkeler vardır. Sonunda onları yakalayıp yok ettim. Dönüş yalnız banadır.
Diyanet İşleri
Nice ülkeler var ki, zulmedip dururlarken onlara mühlet verdim. Sonunda onları yakaladım. Dönüş yalnız banadır.
Edip Yüksel
Nice kentlerin halkına, zalim oldukları halde süre tanıdım ve sonra onları hesaba çektim; son dönüş Banadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Zulmedip dururlarken kendilerine mühlet verdiğim nice memleket halkı vardı ki, sonunda onları yakalayıvermiştim. Dönüş ancak banadır.
Erhan Aktaş
Zulmedip duran nice kentler vardı ki onlara süre vermiştim. Sonra onları yakaladım. Ve dönüş Bana’dır.
Hakkı Yılmaz
Ve şirk koşmak sûretiyle yanlış; kendi zararlarına iş yapıp duran nice kentler; Ben, kendilerine süre tanıdım, sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş, sadece Bana'dır.
Muhammed Esed
Ve onmaz zulüm ve haksızlıklara dalıp gitmiş nice toplumlara bir süre için fırsat vermiştim! Ama günü gelince onları kıskıvrak yakalayıverdim: çünkü bütün yolculukların sonu Banadır!
Mustafa İslamoğlu
ve Ben, zulme gömülüp gitmiş nice toplumlara (önce) süre tanımış, sonra enselemişimdir: nihayet dönüş Banadır.
Suat Yıldırım
Zulümde aşırı giden nice memleket vardı ki Ben onlara önce mühlet verip sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim! Herkesin dönüşü ancak Banadır.
Süleyman Ateş
Nice kent var ki zulmederken ona biraz süre vermişim, sonra onu yakalamışımdır. Sonunda dönüş ancak banadır.
Şaban Piriş
Nice ülkeler vardır ki, zalim olmalarına rağmen ben, onlara süre tanıdım. Sonra da onları aldım. Dönüş banadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Nice kent / medeniyet var ki, zulme saptığı halde, ona süre tanıdım. Ama sonra kendisini enseledim. Dönüş yalnız banadır.
Edip-Layth-Martha
Many a town I have given it respite while it was doing wrong, then I seized it! To Me is the destiny.
Muhammad Asad
And to how many a community that was im­mersed in evildoing have I given rein for a while! But then I took it to task: for with Me is all journeys' end!
Rashad Khalifa
Many a community in the past committed evil, and I led them on for awhile, then I punished them. To Me is the ultimate destiny.,
The Monotheist Group
Andmany a town I have given it respite while it was doing wrong, then I seized it! And to Me is the destiny.