Muminun Sûresi109. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنه | — | innehu | gerçek şu ki | Indeed, |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | idi | (there) was |
| 3 | فريق | ف ر قFRG | ferīḳun | bir zümre | a party |
| 4 | من | — | min | -dan | of |
| 5 | عبادي | ع ب دABD̃ | ǐbādī | kullarım- | My slaves |
| 6 | يقولون | ق و لGVL | yeḳūlūne | diyorlar | (who) said, |
| 7 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | """Our Lord!" |
| 8 | آمنا | ا م نEMN | āmennā | inandık | We believe, |
| 9 | فاغفر | غ ف رĞFR | feğfir | bağışla | so forgive |
| 10 | لنا | — | lenā | bizi | us |
| 11 | وارحمنا | ر ح مRḪM | verHamnā | ve bize acı | and have mercy on us, |
| 12 | وأنت | — | ve ente | ve sen | and You |
| 13 | خير | خ ي رḢYR | ḣayru | en hayırlısısın | (are) best |
| 14 | الراحمين | ر ح مRḪM | r-rāHimīne | acıyanların | "(of) those who show mercy.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انه كان فريق من عبادى يقولون ربنا ءامنا فاغفر لنا وارحمنا وانت خير الرحمين
Arapça (Harekeli)
إِنَّهُ كَانَ فَرِيقٌ مِّنْ عِبَادِي يَقُولُونَ رَبَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
Transliterasyon
İnnehu kâne ferîkun min ibâdî yekûlûne rabbenâ âmennâ fagfir lenâ verhamnâ ve ente hayrur râhımîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Innahu k<span class="u">a</span>na fareequn min AAib<span class="u">a</span>deeyaqooloona rabban<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>mann<span class="u">a</span> fa<span class="b">i</span>ghfirlan<span class="u">a</span> wa<span class="b">i</span>r<span class="u">h</span>amn<span class="u">a</span> waanta khayru a<span class="b">l</span>rr<span class="u">ah</span>imeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki bir bölük vardır kullarımdan, Rabbimiz derler, inandık, yarlıga bizi ve acı bize ve sensin merhametliler merhametlisi.
Ali Bulaç
"Çünkü gerçekten Benim kullarımdan bir grup: “Rabbimiz, iman ettik, Sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de,"
Bayraktar Bayraklı
(109-110) “Çünkü kullarımdan bir topluluk, ‘Ey Rabbimiz! İnandık; bizi bağışla, bize merhamet et, sen çok merhametlisin' derdi de siz ise onlarla dalga geçerdiniz. Öyle ki, bu tavrınız size beni anmayı unutturmuştu. Siz onların yaptıklarına gülüyordunuz.”
Diyanet İşleri
Zira kullarımdan bir zümre: Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi affet; bize acı! Sen, merhametlilerin en iyisisin, demişlerdi.
Edip Yüksel
"Kullarımdan bir grup, ‘Rabbimiz, gerçeği onayladık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.' derdi."
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü kullarımdan bir zümre "Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin." diyorlardı.
Erhan Aktaş
Gerçek şu ki, kimi kullarım: “Rabb’imiz! Biz iman ettik; bizi bağışla, bize merhamet et, merhametlilerin en iyisi sensin.” diyorlardı.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz Benim kullarımdan bir grup: “Rabbimiz! Biz iman ettik; artık bizi bağışla, bize merhamet et, Sen merhametlilerin en iyisisin” diyorlardı.
Muhammed Esed
"Bakın, kullarımın arasında, 'Ey Rabbimiz! Biz (Sana) inandık; öyleyse, bizim günahlarımızı bağışla ve bize acı, çünkü gerçek acıyan(ımız), esirgeyen(imiz) Sensin!' diyenler de vardı;
Mustafa İslamoğlu
Çünkü kullarımın arasında bir gurup vardı. Onlar "Rabbimiz! Biz iman ettik: o halde bizi bağışla, bize merhamet et! Zira merhametlilerin en hayırlısı Sensin!" diyorlardı.
Suat Yıldırım
109, 110. Kullarımdan, bir kısmı “inandık ya Rabbî! Affet günahlarımızı, merhamet et bize, çünkü Sen merhamet edenlerin en iyisi, en hayırlısısın! ” dediklerinde, onları alaya alan sizler değil miydiniz! Sonunda sizin bu davranışlarınız Beni gönlünüzden geçirmeyi, Beni yâdetmeyi size unutturdu da, onlarla eğlenip durdunuz.
Süleyman Ateş
Zira kullarımdan bir zümre: 'Rabbimiz inandık, bizi bağışla, bize acı, sen acıyanların en hayırlısısın' dedikleri için
Şaban Piriş
Çünkü kullarımdan bir grup: -Rabbimiz, iman ettik, bizi bağışla, bize merhamet et, merhamet edenlerin en hayırlısı sensin! derlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Kullarımdan bir zümre, "Rabbimiz, inandık; affet bizi, acı bize, sen merhametlilerin en hayırlısısın" diyorken,
Edip-Layth-Martha
There was a group from among My servants who used to say, "Our Lord, we have acknowledged, so forgive us, and have mercy upon us, for You are the best of those who show mercy."
Muhammad Asad
Behold, there were among My servants such as would pray, 'O our Sustainer! We have come to believe [in Thee]; forgive, then, our sins and bestow Thy mercy on us: for Thou art the truest bestower of mercy!'*
Rashad Khalifa
"A group of My servants used to say, `Our Lord, we have believed, so forgive us and shower us with mercy. Of all the merciful ones, You are the Most Merciful.',
The Monotheist Group
There was a group from among My servants who used to say: "Our Lord, we have believed, so forgive us, and have mercy upon us, for You are the best of those who show mercy."