Muminun Sûresi14. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 2 | خلقنا | خ ل قḢLG | ḣaleḳnā | çevirdik | We created |
| 3 | النطفة | ن ط فNŦF | n-nuTfete | nutfeyi | the semen-drop |
| 4 | علقة | ع ل قALG | ǎleḳaten | alaka(embriyo)ya | (into) a clinging substance, |
| 5 | فخلقنا | خ ل قḢLG | feḣaleḳnā | sonra çevirdik | then We created |
| 6 | العلقة | ع ل قALG | l-ǎleḳate | alaka(embriyo)yı | the clinging substance |
| 7 | مضغة | م ض غMŽĞ | muDğaten | bir çiğnemlik ete | (into) an embryonic lump, |
| 8 | فخلقنا | خ ل قḢLG | feḣaleḳnā | sonre çevirdik | then We created |
| 9 | المضغة | م ض غMŽĞ | l-muDğate | bir çiğnemlik eti | the embryonic lump, |
| 10 | عظاما | ع ظ مAƵM | ǐZāmen | kemiklere | (into) bones, |
| 11 | فكسونا | ك س وKSV | fekesevnā | sonre giydirdik | then We clothed |
| 12 | العظام | ع ظ مAƵM | l-ǐZāme | kemiklere | the bones |
| 13 | لحما | ل ح مLḪM | leHmen | et | "(with) flesh;" |
| 14 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 15 | أنشأناه | ن ش اNŞE | enşe'nāhu | onu yaptık | We produce it |
| 16 | خلقا | خ ل قḢLG | ḣalḳan | bir yaratık | (as) a creation |
| 17 | آخر | ا خ رEḢR | āḣara | bambaşka | another. |
| 18 | فتبارك | ب ر كBRK | fetebārake | ne yücedir | So blessed is |
| 19 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 20 | أحسن | ح س نḪSN | eHsenu | en güzeli | (the) Best |
| 21 | الخالقين | خ ل قḢLG | l-ḣāliḳīne | yaratanların | (of) the Creators. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ثم خلقنا النطفة علقة فخلقنا العلقة مضغة فخلقنا المضغة عظما فكسونا العظم لحما ثم انشانه خلقا ءاخر فتبارك الله احسن الخلقين
Arapça (Harekeli)
ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ
Transliterasyon
Summe halaknen nutfete alakaten fe halaknel alakate mudgaten fe halaknel mudgate ızâmen fe kesevnel izâme lahmen summe enşe´nâhu halkan âhar|a|, fe tebârekallâhu ahsenul hâlikîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Thumma khalaqn<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>nnu<span class="u">t</span>fataAAalaqatan fakhalaqn<span class="u">a</span> alAAalaqata mu<span class="u">d</span>ghatanfakhalaqn<span class="u">a</span> almu<span class="u">d</span>ghata AAi<span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>manfakasawn<span class="u">a</span> alAAi<span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>ma la<span class="u">h</span>manthumma ansha/n<span class="u">a</span>hu khalqan <span class="u">a</span>khara fatab<span class="u">a</span>rakaAll<span class="u">a</span>hu a<span class="u">h</span>sanu alkh<span class="u">a</span>liqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra o bir katre suyu kan pıhtısı haline getirdik, derken kan pıhtısını bir parça et hâline soktuk, derken ette kemikler yarattık, derken kemiklere et giydirdik, sonra da onu başka bir yaratılışla meydana getirdik; ne yücedir şanı yaratıcıların en güzeli Allah'ın.
Ali Bulaç
Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne Yücedir.
Bayraktar Bayraklı
Sonra bu döl suyu damlasından, döllenmiş hücreyi yarattık; sonra bu döllenmiş hücreden de cenini ve ceninden kemikleri yarattık; sonra da kemiklere et giydirip onu yepyeni bir varlık halinde ortaya çıkarttık. Yaratanların en üstünü olan Allah'ın şanı ne yücedir!
Diyanet İşleri
Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıpyaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.
Edip Yüksel
Sonra, o damlacığı, embriyo olarak biçimlendirdik, sonra embriyoyu dölüt olarak biçimlendirdik, sonra dölütü kemik olarak biçimlendirdik, sonra kemiğe et giydirdik ve sonra onu yeni bir yaratık haline soktuk. Biçim verenlerin en güzeli ALLAH çok yücedir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra nutfeyi bir alaka (embrio) yarattık, derken o alakayı bir mudga (bir çiğnem et parçası halinde) yarattık, derken o mudgayı bir takım kemik yarattık, derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra onu diğer bir yaratık olarak teşekkül ettirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah, pek yücedir.
Erhan Aktaş
Sonra nutfeyi* bir alaka* olarak yarattık. Alakayı da mudğa* olarak yarattık. Mudğadan da kemikleri yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla şekillendirdik. Yaratıcıların en iyisi olan Allah ne yücedir.
Hakkı Yılmaz
(12-16)Ve andolsun ki Biz, insanı seçilmiş bir çamurdan oluşturduk. Sonra onu çok dayanıklı bir karargâhta bir nutfe yaptık. Sonra o nutfeyi bir embriyon oluşturduk. Sonra o embriyoyu bir et parçası oluşturduk. Sonra o bir et parçasını kemikler olarak oluşturdukk. Sonunda o kemiklere de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka oluşumda yeniden kurduk. İşte, oluşturanların en güzeli Allah ne cömerttir! Sonra şüphesiz sizler, bunların ardından kesinlikle öleceksiniz. Sonra şüphesiz siz, kıyâmet gününde diriltileceksiniz.
Muhammed Esed
sonra bu döl suyu damlasından döllenmiş hücreyi yaratıyoruz; sonra bu döllenmiş hücreden de cenini ve ceninden kemikleri yaratıyoruz; ve sonra da kemiklere et giydirip onu yepyeni bir yaratık halinde var edip ortaya çıkarıyoruz: öyleyse, yaratanların en iyisi, en ustası olarak Allah ne yücedir!
Mustafa İslamoğlu
daha sonra, o hayat tohumundan döllenmiş hücreyi yarattık; hemen sonra döllenmiş hücreden cenini yarattık; ve ceninden de kemikleri yarattık; en sonunda kemiklere kas giydirdik; sonuçta, onu bağımsız bir varlık olarak inşa ettik: işte her şeyi en güzel şekilde yaratan Allah'ın şanı böyle yücedir!
Suat Yıldırım
Sonra nutfeyi (rahim cidarına) yapışan bir hücreye, bunu da mudgaya, yani bir çiğnem et görünümündeki varlığa, mudgayı kemiklere dönüştürür, sonra da kemiklere et giydirip, derken yeni bir yaratılışa mazhar ederiz. İşte bak da Allah'ın ne mükemmel yaratan olduğunu bir düşün! [22, 5]
Süleyman Ateş
Sonra nutfeyi alaka(embriyo)ya çevirdik, alaka(embriyo)yı bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, kemiklere et giydirdik; sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir!*
Şaban Piriş
Sonra spermi empriyo haline getirdik. empriyoyu et parçası yaptık. Et parçasından kemik yarattık. Kemiğe et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir varlık olarak yarattık. Yaratıcıların en güzeli olan Allah ne yücedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra o damlacığı bir emriyoya dönüştürdük, sonra o embriyoyu bir et parçası haline getirdik, nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaradılışta yeniden kurduk. Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir.
Edip-Layth-Martha
Then We created the seed into an embryo, then We created the embryo into a fetus, then We created the fetus into bone, then We covered the bone with flesh, then We brought forth a new creation. So glory be to God, the best of creators.*
Muhammad Asad
and then We create out of the drop of sperm a germ-cell, and then We create out of the germ-cell an embryonic lump, and then We create within the embryonic lump bones, and then We clothe the bones with flesh - and then We bring [all] this into being as a new creation:* hallowed, therefore, is God, the best of artisans!*
Rashad Khalifa
Then we developed the drop into a hanging (embryo), then developed the hanging (embryo) into a bite-size (fetus), then created the bite-size (fetus) into bones, then covered the bones with flesh. We thus produce a new creature. Most blessed is GOD, the best Creator.,
The Monotheist Group
Then We created the seed into an embryo, then We created the embryo into a fetus, then We created the fetus into bone, then We covered the bone with flesh, then We brought forth a new creation. So glory be to God, the best of creators.