Muminun Sûresi27. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (32 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأوحينا | و ح يVḪY | feevHaynā | biz de vahyettik | So We inspired |
| 2 | إليه | — | ileyhi | ona | to him, |
| 3 | أن | — | eni | ki | """That" |
| 4 | اصنع | ص ن عṦNA | Sneǐ | yap | construct |
| 5 | الفلك | ف ل كFLK | l-fulke | gemiyi | the ship |
| 6 | بأعيننا | ع ي نAYN | bieǎ'yuninā | gözlerimizin önünde | under Our eyes, |
| 7 | ووحينا | و ح يVḪY | ve veHyinā | ve vahyimizle | and Our inspiration, |
| 8 | فإذا | — | feiƶā | ne zaman ki | then when |
| 9 | جاء | ج ي اCYE | cā'e | gelince | comes |
| 10 | أمرنا | ا م رEMR | emrunā | bizim buyruğumuz | Our Command |
| 11 | وفار | ف و رFVR | ve fāra | ve kaynayınca | and gushes forth |
| 12 | التنور | — | t-tennūru | tandır | the oven, |
| 13 | فاسلك | س ل كSLK | fesluk | sok (bindir) | then put |
| 14 | فيها | — | fīhā | ona | into it |
| 15 | من | — | min | -ten | of |
| 16 | كل | ك ل لKLL | kullin | her (cins)- | every (kind) |
| 17 | زوجين | ز و جZVC | zevceyni | çift | (of) mates |
| 18 | اثنين | ث ن يS̃NY | ṧneyni | iki | two |
| 19 | وأهلك | ا ه لEHL | ve ehleke | ve aileni | and your family, |
| 20 | إلا | — | illā | hariç | except |
| 21 | من | — | men | kimseler | those |
| 22 | سبق | س ب قSBG | sebeḳa | geçmiş | (has) preceded |
| 23 | عليه | — | ǎleyhi | alehylerine | against whom |
| 24 | القول | ق و لGVL | l-ḳavlu | söz | the Word |
| 25 | منهم | — | minhum | onlar içinde | thereof. |
| 26 | ولا | — | ve lā | ve | And (do) not |
| 27 | تخاطبني | خ ط بḢŦB | tuḣāTibnī | bana yalvarma | address Me |
| 28 | في | — | fī | hakkında | concerning |
| 29 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 30 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmeden(ler) | wronged, |
| 31 | إنهم | — | innehum | onlar mutlaka | indeed, they |
| 32 | مغرقون | غ ر قĞRG | muğraḳūne | boğulacaklardır | (are) the ones to be drowned. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاوحينا اليه ان اصنع الفلك باعيننا ووحينا فاذا جاء امرنا وفار التنور فاسلك فيها من كل زوجين اثنين واهلك الا من سبق عليه القول منهم ولا تخطبنى فى الذين ظلموا انهم مغرقون
Arapça (Harekeli)
فَأَوْحَيْنَا إِلَيْهِ أَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَاءَ أَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُ فَاسْلُكْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْ وَلَا تُخَاطِبْنِي فِي الَّذِينَ ظَلَمُوا إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ
Transliterasyon
Fe evhaynâ ileyhi enısnaıl fulke bi a’yuninâ ve vahyinâ fe izâ câe emrunâ ve fâret tennûru fesluk fîhâ min kullin zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlu minhum, ve lâ tuhâtıbnî fîllezîne zalemû, innehum mugrakûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Faaw<span class="u">h</span>ayn<span class="u">a</span> ilayhi ani i<span class="u">s</span>naAAialfulka bi-aAAyunin<span class="u">a</span> wawa<span class="u">h</span>yin<span class="u">a</span> fa-i<span class="u">tha</span>j<span class="u">a</span>a amrun<span class="u">a</span> waf<span class="u">a</span>ra a<span class="b">l</span>ttannooru fa<span class="b">o</span>slukfeeh<span class="u">a</span> min kullin zawjayni ithnayni waahlaka ill<span class="u">a</span>man sabaqa AAalayhi alqawlu minhum wal<span class="u">a</span> tukh<span class="u">at</span>ibneefee alla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoo innahum mughraqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken ona, nezâretimiz altında ve vahyimize uyarak bir gemi yap diye vahyettik; derken emrimiz gelip tandırın altından su kaynamaya başlayınca her mahlûktan birer çifti ve helâki takdîr edilenden başka âilenden olanları gemiye yükle ve zulmedenler hakkında bana söz söyleme, şüphe yok ki onlar garkolacaklar dedik.
Ali Bulaç
Böylelikle Biz ona: "Gözetimimiz altında ve vahyimizle gemi yap. Nitekim Bizim emrimiz gelip de tandır kızışınca, onun içine her (tür hayvandan) ikişer çift ile, içlerinden aleyhlerine söz geçmiş (azap gerekmiş) olanlar dışında olan aileni de alıp koy; zulmedenler konusunda Bana muhatap olma, çünkü onlar boğulacaklardır" diye vahyettik.
Bayraktar Bayraklı
Biz de ona şöyle vahyettik: “Bizim kontrolümüz ve tâlimatımızla gemiyi yap. Emrimiz gelip de sular kaynayınca, her cinsten birer çifti ve aleyhinde hüküm verilmiş olanlar dışında aileni de gemiye bindir. Zâlimler hakkında benden bir şey isteme! Şüphesiz onlar boğulacaklardır.”
Diyanet İşleri
Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: Gözlerimizin önünde (muhafazamız altında) ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap. Bizim emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca her cinsten eşler halinde iki tane ve bir de, içlerinden, daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni gemiye al. Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma! Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır.
Edip Yüksel
Bunun üzerine kendisine şöyle vahyettik: "Gözümüzün önünde ve vahyimize uygun olarak gemiyi yap. Emrimiz gelince, kaynaklar kaynayıp taşınca her çeşit (evcil hayvanı) ve aleyhlerine hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni al. Zalimler adına benimle konuşma; onlar boğulacaklardır."*
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: Bizim nezaretimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Bizim emrimiz gelip de tandır kaynayınca, her cinsten eşler halinde iki tane ve bir de içlerinden, daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni gemiye al. Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma! Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır!
Erhan Aktaş
Bunun üzerine Biz, ona: “Gözetimimiz altında vahyimiz ile bildirdiğimiz gibi gemi yap.” diye vahyettik. Böylece emrimiz gereği Tennur kaynadığı* zaman hemen ona* her cinsten eşler olarak iki adet ve ehlini* bindir. Onlardan, haklarında önceden hüküm verilenler hariç. Ve zulmedenler hakkında benden bir dilekte bulunma. Onlar boğulacak olanlardır.
Hakkı Yılmaz
(27-29)Bunun üzerine Biz o'na: “Bizim gözetimimiz ve vahyimiz ile gemiyi yap. Sonra Bizim emrimiz gelip de tandır kaynayınca, her cinsten eşler hâlinde iki tane ve bir de onlardan, daha önce kendisi aleyhinde Söz* geçmiş olanların dışındaki aileni, yakınlarını, inananlarını gemiye sok. Şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapmış olanlar konusunda Bana başvurma. Şüphesiz onlar boğulmuşlardır; kesin olarak suda boğulup öleceklerdir. Sonra sen ve beraberindeki kişiler gemiye yerleştiğinde de: ‘Tüm övgüler, bizi şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanlar topluluğundan kurtaran Allah içindir; başkasını övmeyin’ de! Ve: ‘Rabbim! Beni bolluk olan bir yere indir/bana bolca ikramda bulun. Sen, indirenlerin/ikramda bulunanların en iyisisin’ de” diye vahyettik.
Muhammed Esed
Bunun üzerine, Biz de o'na: "Bizim gözetimimiz altında ve (sana) vahyettiğimiz yöntemlerle (seni ve seninle beraber olanları kurtaracak olan) gemiyi yap;" diye vahyettik, "ve hükmümüz gerçekleşip de seller halinde yeryüzünü sular kapladığı zaman her cins (hayvandan) bir çiftle birlikte -haklarında ceza hükmü verilmiş olanlar dışında- aileni bu (gemiye) bindir; ve sakın, o haksızlık yapmış olanlar için Bana başvurma -çünkü, onlar kaçınılmaz olarak boğulacaklar!
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine ona şöyle vahyetmiştik: "Bizim rehberliğimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi inşa et; unutma ki hükmümüzün vakti gelip çattığında, tandır da kaynamaya başlar. Bu takdirde sen yanına her tür (canlıdan) birer çift ve bir de kendileri hakkında hüküm kesinleşmiş olanlar hariç, aile efradını al! Ama sakın kendilerine kıymakta ısrar eden kimseler hakkında Benimle muhatap olayım deme! Karar kesin: onlar boğulacaklar!
Suat Yıldırım
Biz de ona vahyedip bildirdik ki: “Nezaretimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap. Buyruğumuz gelip tandır kaynayınca her cinsten birer çift ile haklarında azap hükmü takdir edilmiş olanlar dışında kalan aile halkını yanına al! Zalim ve kâfirler hakkında sakın Bana başvurma! Çünkü onlar suda boğulacaklardır. ”*
Süleyman Ateş
Biz de ona vahyettik ki: "Gözlerimizin önünde ve vahyimiz(öğretimimiz)le o gemiyi yap. Bizim buyruğumuz gelip de tandır kaynayınca her cinsten iki çift ve aileni de alıp ona sok. Yalnız onlar içinde alehylerine söz geçmiş (azabımıza uğrama hükmü giymiş) olanları bırak. O zulmedenler hakkında bana yalvarma; onlar, mutlaka boğulacaklardır!*
Şaban Piriş
Biz de ona şöyle vahyettik: “Gözetimimiz altında bildirdiğimiz gibi bir gemi yap. Buyruğumuz gelip de tandır kaynayınca, her cinsten ikişer çift ve aleyhinde hüküm verilmiş olanlar dışında kalan aileni gemiye bindir. Zalimler için bana baş vurma, çünkü onlar boğulacaklardır.”
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine biz Nuh'a şöyle vahyettik: "Gözlerimizin önünde ve vahyimize uygun olarak gemiyi yap. Emrimiz gelip tandır kaynayınca, ailenle birlikte her türden iki çifti gemiye sok. İçlerinden, haklarında daha önce hüküm verilmiş olanları dışta bırak. Zulmetmiş olanlar hakkında bana yakarıp durma. Onlar kesinlikle boğulacaklardır."
Edip-Layth-Martha
So We inspired him: "Construct the Ship under Our eyes and Our inspiration. Then, when Our command comes and the volcano erupts, then you shall take on the Ship two from every pair, and your family; except for those of them upon whom the word has come. Do not address Me regarding those who have done wrong, for they will be drowned."*
Muhammad Asad
Thereupon We inspired him thus: Build, un­der Our eyes* and according to Our inspiration, the ark [that shall save thee and those who follow thee].* And when Our judgment comes to pass, and waters gush forth in torrents over the face of the earth, place on board of this [ark] one pair of each [kind of animal] of either sex, as well as thy family - excepting those on whom sentence has already been passed; and do not appeal to Me [any more] in behalf of those who are bent on evildoing - for, behold, they are destined to be drowned!
Rashad Khalifa
We then inspired him: "Make the watercraft under our watchful eyes, and in accordance with our inspiration. When our command comes, and the atmosphere boils up, put on it a pair of every kind (of your domesticated animals), and your family, except those condemned to be doomed. Do not speak to Me on behalf of those who transgressed; they will be drowned.,
The Monotheist Group
So We inspired him: "Construct the ship under Our eyes and Our inspiration. Then, when Our command comes and the chamber erupts, then you shall take in it a pair from each kind, and your family; except for those of them upon whom the word has come. And do not address Me regarding those who have done wrong, for they will be drowned."