Muminun Sûresi64. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | حتى | — | Hattā | nihayet | Until |
| 2 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 3 | أخذنا | ا خ ذ EḢZ̃ | eḣaƶnā | yakaladığımız | We seize |
| 4 | مترفيهم | ت ر فTRF | mutrafīhim | varlıklılarını | their affluent ones |
| 5 | بالعذاب | ع ذ بAZ̃B | bil-ǎƶābi | azab ile | with the punishment, |
| 6 | إذا | — | iƶā | hemen | behold! |
| 7 | هم | — | hum | onlar | They |
| 8 | يجأرون | ج ا رCER | yecerūne | feryada başlarlar | cry for help. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
حتى اذا اخذنا مترفيهم بالعذاب اذا هم يجرون
Arapça (Harekeli)
حَتَّى إِذَا أَخَذْنَا مُتْرَفِيهِم بِالْعَذَابِ إِذَا هُمْ يَجْأَرُونَ
Transliterasyon
Hattâ izâ ehaznâ mutrafîhim bil âzâbi izâ hum yec’erûn|e|.
Transliteration (Eng.)
<span class="u">H</span>att<span class="u">a</span> i<span class="u">tha</span> akha<span class="u">th</span>n<span class="u">a</span>mutrafeehim bi<span class="b">a</span>lAAa<span class="u">tha</span>bi i<span class="u">tha</span> hum yaj-aroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonunda nîmet içinde yaşayanlarını azâba uğrattığımız zaman feryâda ve yalvarmaya başlarlar.
Ali Bulaç
Nihayet, onların refahtan şımaran önde gelenlerini azap ile yakalayıverdiğimiz zaman, onlar hemen feryadı basacaklar.
Bayraktar Bayraklı
Sonunda şımarmış zenginlerini azapla yakaladığımız zaman feryat ederler.
Diyanet İşleri
En nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkıntıya (veya azaba) uğrattığımızda, bakarsın ki onlar feryadı basarlar.
Edip Yüksel
Varlıklılarını cezaya çarptığımızda, yakınmaya başlarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkıntıya uğrattığımızda, bakarsın ki onlar feryadı basarlar.
Erhan Aktaş
Nihayet varlıklılarını azapla yakaladığımızda, hemen feryat etmeye başlarlar.
Hakkı Yılmaz
Sonunda, onların konfor içinde olanlarını azapla yakaladığımızda hemen feryadı basıverirler.
Muhammed Esed
öyle ki, sonunda, onların arasından bolluk, genişlik içinde dalıp gitmiş olanları azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman yalvarıp yakarmaya başlayacaklar.
Mustafa İslamoğlu
ta ki onların servet ve iktidarla şımarmış olanlarını azap ile çepeçevre kuşattığımız zamana dek; (ama), o zaman da onlar imdat çığlıkları atarlar.
Suat Yıldırım
En nihâyet onların refaha dalıp gitmiş olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımızda birden feryadı basarlar. *
Süleyman Ateş
Nihayet varlıklılarını azab ile yakaladığımız zaman, hemen feryada başlarlar.
Şaban Piriş
En sonunda onların zenginlerini ve liderlerini azapla yakaladığımız zaman, hemen feryadı basarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonunda, servet ve refahla şımarmışlarını azapla enselediğimizde, hemen bağırıp dövünmeye başlarlar.
Edip-Layth-Martha
Until We take their carefree people with the retribution, then they will shout for help.
Muhammad Asad
until - after We shall have taken to task, through suffering, those from among them who [now] are lost in the pursuit of pleasures -* they cry out in [belated] supplication.
Rashad Khalifa
Then, when we requite their leaders with retribution, they complain.,
The Monotheist Group
Until We take their carefree people with the retribution, then they will shout for help.