Nur Sûresi37. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1رجالر ج لRCLricālunerkekler (ki)Men -
2لاnot
3تلهيهمل ه وLHVtulhīhimkendilerini alıkoymazdistracts them
4تجارةت ج رTCRticāratunticarettrade
5ولاve lāve ne deand not
6بيعب ي عBYAbey'ǔnalışverişsale
7عنǎn-tanfrom
8ذكرذ ك رZ̃KRƶikrianmak-(the) remembrance of Allah
9اللهllahiAllah'ı(the) remembrance of Allah
10وإقامق و مGVMve iḳāmive -doğrulurand (from) establishing
11الصلاةص ل وṦLVS-SalātiSaLâTe/Desteğe-the prayer
12وإيتاءا ت يETYve ītā'ive -verirand giving
13الزكاةز ك وZKVz-zekātizekatı-zakah.
14يخافونخ و فḢVFyeḣāfūneonlar korkarlarThey fear
15يوماي و مYVMyevmengündena Day
16تتقلبق ل بGLBteteḳallebuters döneceğiwill turn about
17فيهfīhiondatherein
18القلوبق ل بGLBl-ḳulūbuyüreklerinthe hearts
19والأبصارب ص رBṦRvel'ebSāruve gözlerinand the eyes.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

رجال لا تلهيهم تجرة ولا بيع عن ذكر الله واقام الصلوة وايتاء الزكوة يخافون يوما تتقلب فيه القلوب والابصر

Arapça (Harekeli)

رِجَالٌ لَّا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَن ذِكْرِ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْأَبْصَارُ

Transliterasyon

Ricâlun lâ tulhîhim ticâratun ve lâ bey’un an zikrillâhi ve ikâmis salâti ve îtâiz zekâti yehâfûne yevmen tetekallebu fîhil kulûbu vel ebsâr|u|.

Transliteration (Eng.)

Rij<span class="u">a</span>lun l<span class="u">a</span> tulheehim tij<span class="u">a</span>ratunwal<span class="u">a</span> bayAAun AAan <span class="u">th</span>ikri All<span class="u">a</span>hi wa-iq<span class="u">a</span>mia<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>ti wa-eet<span class="u">a</span>-i a<span class="b">l</span>zzak<span class="u">a</span>tiyakh<span class="u">a</span>foona yawman tataqallabu feehi alquloobu wa<span class="b">a</span>l-ab<span class="u">sa</span>r<span class="b">u</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle erler vardır ki onları ne ticâret, ne alım satım, Allah'ı anmaktan ve namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoymaz, gönüllerin ve gözlerin döneceği günden korkar onlar.

Ali Bulaç

(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten 'tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar.

Bayraktar Bayraklı

Ticaretin ve alış verişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoymadığı delikanlı mü'minler, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.

Diyanet İşleri

Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.

Edip Yüksel

Kişiler vardır. Onları, ALLAH'ı anmaktan, namazı gözetmekten ve zekatı vermekten ne bir iş ne de bir ticaret alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.

Erhan Aktaş

Öyle kimseler vardır ki ne mal ne de alışveriş onları Allah’ın buyruklarına uymaktan, salatı ikame etmekten* ve zekâtı vermekten* alıkoyar. Onlar, kalplerin ve gözlerin altüst olacağı günden korkarlar.

Hakkı Yılmaz

(36-38)Allah'ın, yükseltilmesine, içersinde Kendi isminin anılmasına izin verdiği evlerde, devamlı olarak Kendisini arındıran öyle er kişiler vardır ki, ticaret ve alış-veriş onları, Allah'ı anmaktan, salâtı ikame etmekten [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturmaktan, ayakta tutmaktan] ve zekâtı/vergilerini vermekten alıkoymaz. Onlar, Allah, kendilerine işledikleri amellerin en güzeli ile karşılık versin ve kendilerine armağanlarından artırsın diye kalplerin ve gözlerin ters döndüğü bir günden korkarlar. Ve Allah, dilediği kişileri hesapsız rızıklandırır.

Muhammed Esed

kimseler (vardır ki,) bunları ne ticaret ne de kazanma hırsı Allah'ı anmaktan, salâtta devamlı ve duyarlı olmaktan, arınmak için verilmesi gerekeni vermekten alıkoyabilir; böyleleri kalplerin ve gözlerin dehşetle döneceği Gün'den korkarlar;

Mustafa İslamoğlu

nice yiğitler vardır ki, onları ne ticaret ne bir (başka) kazanç kapısı Allah'ı anmaktan, namazı hakkını vererek eda etmekten ve arınmak için verilmesi gerekeni vermekten alıkoyabilir; onlar kalplerin ve gözlerin dehşetle döndüğü günden korkarlar.

Suat Yıldırım

36, 37. O nûra, Allah'ın yükseltilmesine ve içlerinde kutlu isminin zikredilmesine izin verdiği evlerde (mescidlerde) kavuşulur. Oralarda, sabah akşam O'nun şanını yücelterek tenzih eden öyle yiğitler vardır ki, ne ticaretler, ne alım ve satımlar onları Allah'ı zikretmekten, namazı hakkıyla ifa etmekten, zekâtı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşetten halden hale döneceği, alt üst olacağı bir günden endişe ederler. [39, 47; 73, 40; 18, 14, 42; 76, 10; 62, 9; 63, 9; 72, 18]*

Süleyman Ateş

Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverişin Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoymadığı erkekler. (Onlar), yüreklerin ve gözlerin (dehşetten) ters döneceği günden korkarlar.

Şaban Piriş

Ticaretin, alışverişin, kendilerini Allahın zikrinden, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyamadığı adamlar... Onlar, gönüllerin ve gözlerin ters döneceği bir günden korkarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Öyle erler vardır ki, ne bir ticaret ne bir alış-veriş onları Allah'ın Zikri'nden, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyamaz. Onlar, kalplerle gözlerin döneceği / yer değiştireceği günden korkarlar.

Edip-Layth-Martha

People who are not distracted by trade or sale from the remembrance of God, holding the contact prayers, and contributing towards betterment. They fear a day when the hearts and sight will be overturned.

Muhammad Asad

people whom neither [worldly] commerce nor striving after gain* can divert from the remembrance of God, and from con&shy;stancy in prayer, and from charity:* [people] who are filled with fear [at the thought] of the Day On which all hearts and eyes will be convulsed,

Rashad Khalifa

People who are not distracted by business or trade from commemorating GOD; they observe the Contact Prayers (Salat), and give the obligatory charity (Zakat), and they are conscious of the day when the minds and the eyes will be horrified.,

The Monotheist Group

By men not distracted by trade or sale from the remembrance of God and holding the contact prayer, and contributing towards purification. They fear a Day when the hearts and sight will be overturned.