Nur Sûresi51. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (18 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إنماinnemāancakOnly
2كانك و نKVNkāneis
3قولق و لGVLḳavlesözü(the) statement
4المؤمنينا م نEMNl-mu'minīneinananların(of) the believers
5إذاiƶāzamanwhen
6دعواد ع وD̃AVduǔçağırıldıklarıthey are called
7إلىilāto
8اللهllahiAllah'aAllah
9ورسولهر س لRSLve rasūlihive Rasulüneand His Messenger
10ليحكمح ك مḪKMliyeHkumehükmetmesi içinto judge
11بينهمب ي نBYNbeynehumaralarındabetween them
12أنen(is) that
13يقولواق و لGVLyeḳūlūdemeleridirthey say,
14سمعناس م عSMAsemiǎ'nāişittik"""We hear"
15وأطعناط و عŦVAve eTaǎ'nāve ita'at ettik"and we obey."""
16وأولئكve ulāikeişteAnd those
17همhumuonlardır[they]
18المفلحونف ل حFLḪl-mufliHūnekurtuluşa erenler(are) the successful.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

انما كان قول المومنين اذا دعوا الى الله ورسوله ليحكم بينهم ان يقولوا سمعنا واطعنا واولئك هم المفلحون

Arapça (Harekeli)

إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Transliterasyon

İnnemâ kâne kavlel mu’minîne izâ duû ilallâhi ve resûlihî li yahkume beynehum en yekûlû semi’nâ ve ata’nâ ve ulâike humul muflihûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Innam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na qawla almu/mineenai<span class="u">tha</span> duAAoo il<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hi warasoolihi liya<span class="u">h</span>kumabaynahum an yaqooloo samiAAn<span class="u">a</span> waa<span class="u">t</span>aAAn<span class="u">a</span> waol<span class="u">a</span>-ikahumu almufli<span class="u">h</span>oon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman inananların sözü, ancak duyduk ve itâat ettik sözüdür, böyle der onlar ve onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta kendileri.

Ali Bulaç

Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve elçisine çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır.

Bayraktar Bayraklı

Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygamberine çağırıldıkları vakit “İşittik, itaat ettik” demek, ancak inananların sözüdür. İşte başarıya erenler onlardır.

Diyanet İşleri

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resulüne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.

Edip Yüksel

Aralarında hüküm vermek üzere, ALLAH'a ve elçisine çağrıldıkları zaman gerçeği onaylayanlar yalnızca şunu söylerler: "İşittik ve uyduk." Kazananlar işte bunlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resulüne davet edildiklerinde müminlerin sözü ancak "işittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte bunlar asıl kurtuluşa erenlerdir.

Erhan Aktaş

Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Rasul’üne çağrıldıkları zaman inananların sözü ancak, “İşittik ve itaat ettik.” demeleri oldu. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Hakkı Yılmaz

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Elçisi'ne davet edildiklerinde mü’minlerin sözü ancak “İşittik ve itaat ettik” demeleri oldu. İşte bunlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Muhammed Esed

Aralarında (ilahî kitap) hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Elçisi'ne çağırıldıkları zaman müminlerin söyleyeceği tek söz: "İşittik ve itaat ettik!" sözü olmalıdır; kurtuluşa, esenliğe ulaşan kimseler de işte böyleleridir:

Mustafa İslamoğlu

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a, dolayısıyla O'nun Rasulü'ne çağrıldıkları zaman mü'minlere düşen söz, sadece "İşittik ve itaat ettik" demekten ibaret olmalıdır; zira böyleleri gerçek kurtuluşa eren kimseler olacaklar.

Suat Yıldırım

Haklarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Resulüne dâvet edilen müminlerin söyledikleri tek söz: “Hay hay! Baş üstüne! ” demek olmuştur. İşte felaha erenler onlar olacaklardır.*

Süleyman Ateş

Elçinin, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Elçisine çağırıldıkları zaman inananların sözü ancak: "İşittik ve ita'at ettik" demeleridir. İşte umduklarına erenler bunlardır, bunlar.

Şaban Piriş

Aralarında hüküm verilmek üzere Allaha ve peygamberine çağrılan müminlerin sözü sadece “işittik ve itaat ettik”dir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'a ve aralarında hüküm vermek üzere O'nun resulüne çağırıldıklarında, müminlerin sözleri sadece şunu söylemeleridir: "İşittik, itaat ettik." İşte bunlardır kurtuluşa erenler.

Edip-Layth-Martha

The utterance of those who acknowledge when they are invited to God and His messenger to judge in their affairs is to say: "We hear and obey." These are the winners.

Muhammad Asad

The only response of believers, whenever they are summoned unto God and His Apostle in order that [the divine writ] might judge between them, can be no other than,* “We have heard, and we pay heed!"- and it is they, they who shall attain to a happy state:

Rashad Khalifa

The only utterance of the believers, whenever invited to GOD and His messenger to judge in their affairs, is to say, "We hear and we obey." These are the winners.,

The Monotheist Group

The utterance of the believers when they are invited to God and His messenger to judge in their affairs is to say: "We hear and obey." These are the winners.