Nur Sûresi54. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | أطيعوا | ط و عŦVA | eTīǔ | ita'at edin | """Obey" |
| 3 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah |
| 4 | وأطيعوا | ط و عŦVA | ve eTīǔ | ve ita'at edin | and obey |
| 5 | الرسول | ر س لRSL | r-rasūle | Rasule | the Messenger, |
| 6 | فإن | — | fein | eğer | but if |
| 7 | تولوا | و ل يVLY | tevellev | dönerseniz | you turn away |
| 8 | فإنما | — | feinnemā | artık ancak | then only |
| 9 | عليه | — | ǎleyhi | onun sorumluluğu | upon him |
| 10 | ما | — | mā | şeydir | (is) what |
| 11 | حمل | ح م لḪML | Hummile | kendisine yükletilen | (is) placed on him, |
| 12 | وعليكم | — | ve ǎleykum | ve sizin sorumluluğunuz | and on you |
| 13 | ما | — | mā | şeydir | (is) what |
| 14 | حملتم | ح م لḪML | Hummiltum | size yükletilen | (is) placed on you. |
| 15 | وإن | — | ve in | ve eğer | And if |
| 16 | تطيعوه | ط و عŦVA | tuTīǔhu | ona ita'at ederseniz | you obey him, |
| 17 | تهتدوا | ه د يHD̃Y | tehtedū | doğru yolu bulursunuz | you will be guided. |
| 18 | وما | — | ve mā | ve değildir | And not |
| 19 | على | — | ǎlā | düşen | (is) on |
| 20 | الرسول | ر س لRSL | r-rasūli | Rasule | the Messenger |
| 21 | إلا | — | illā | başka bir şey | except |
| 22 | البلاغ | ب ل غBLĞ | l-belāğu | duyurmaktan | the conveyance |
| 23 | المبين | ب ي نBYN | l-mubīnu | açık bir şekilde | "[the] clear.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل اطيعوا الله واطيعوا الرسول فان تولوا فانما عليه ما حمل وعليكم ما حملتم وان تطيعوه تهتدوا وما على الرسول الا البلغ المبين
Arapça (Harekeli)
قُلْ أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ فَإِن تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُم مَّا حُمِّلْتُمْ وَإِن تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا وَمَا عَلَى الرَّسُولِ إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ
Transliterasyon
Kul atîullâhe ve atîur resûl|e|, fe in tevellev fe innemâ aleyhi mâ hummile ve aleykum mâ hummiltum, ve in tutîûhu tehtedû, ve mâ aler resûli illel belâgul mubîn|u|.
Transliteration (Eng.)
Qul a<span class="u">t</span>eeAAoo All<span class="u">a</span>ha waa<span class="u">t</span>eeAAooa<span class="b">l</span>rrasoola fa-in tawallaw fa-innam<span class="u">a</span> AAalayhi m<span class="u">a</span><span class="u">h</span>ummila waAAalaykum m<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>ummiltum wa-in tu<span class="u">t</span>eeAAoohutahtadoo wam<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>rrasooli ill<span class="u">a</span>albal<span class="u">a</span>ghu almubeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: İtâat edin Allah'a ve itâat edin Peygambere. Gene de yüz çevirirlerse ona düşen, ancak kendisine yüklenen vazîfedir ve size düşen de, size yüklenen ve eğer ona itâat ederseniz doğru yolu bulursunuz ve Peygambere, apaçık tebliğden başka bir şey düşmez.
Ali Bulaç
De ki: "Allah'a itaat edin, Resûl’e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık Onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer Ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Allah'a itaat ediniz, Peygambere itaat ediniz! Eğer yüz çevirirseniz biliniz ki, onun görevi tebliğ vazifesini yapmak, sizin vazifeniz de sorumluluklarınızı yapmanızdır. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, sadece apaçık bildirimde bulunmaktır.”
Diyanet İşleri
De ki: Allah'a itaat edin; Peygamber'e de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamber'in sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygamber'e düşen, sadece açık-seçik duyurmaktır.
Edip Yüksel
De ki: "ALLAH'a ve elçiye uyunuz. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir."
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: Allah'a itaat edin; Peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamberin sorumluluğu kendine yüklenen, sizin sorumluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece açık açık duyurmaktır.
Erhan Aktaş
De ki: “Allah’a itaat edin. Rasul’e de itaat edin.” Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Rasul’ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.
Hakkı Yılmaz
De ki: “Allah'a itaat edin, Elçi'ye de itaat edin.” Artık, eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki o'nun üzerine olan, sadece kendisinin yüklendiğidir. Sizin üzerinize de, size yüklenendir. Eğer Elçi'ye itaat ederseniz, kılavuzlandığınız doğru yola girersiniz. Elçi'nin üzerine olan da, sadece apaçık mesajı iletmektir.
Muhammed Esed
De ki: "Allah'a itaat edin ve Rasûl'e itaat edin". Ve eğer (Rasûl'den) yüz çevirirseniz (bilin ki) o yalnız kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacak, siz de yalnız kendi yükümlülüklerinizden sorumlu tutulacaksınız; ama eğer o'na itaat ederseniz doğru yola erişirsiniz. Ayrıca, Rasûl'e düşen yalnızca (kendisine indirilen mesajı) açıkça duyurmaktır.
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Allah'a itaat edin, dolayısıyla Rasul'e itaat edin!" Bundan böyle de, eğer (Rasul'den) yüz çevirecek olursanız, o ancak kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacaktır, siz de sadece kendi yükümlülüklerinzden sorumlu tutulacaksınız. Ama eğer onu izlerseniz, doğru yolu bulursunuz: Rasul'e düşense, yalnızca (kendisine indirileni) bütün açıklığıyla tebliğ etmektir.
Suat Yıldırım
De ki: “Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin! Eğer sırtınızı dönerseniz bilin ki Peygamber kendi görevinden, siz de kendi yükümlülüğünüzden sorumlu olursunuz. Ama ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Yoksa, peygamberin görevi, açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir. ” [13, 40; 88, 21-22]
Süleyman Ateş
De ki: "Allah'a ita'at edin, Elçiye ita'at edin." Eğer dönerseniz, ona gereken, kendisine yükletilen(duyurma görevini yapmak), size gereken de size yükletilen(ita'at görevini yapmak)dır. Eğer ona ita'at ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Elçiye düşen, sadece açık bir şekilde duyurmaktır.*
Şaban Piriş
De ki:-Allaha itaat edin, Peygambere itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, onun (yüklendiği) sorumluluk kendisine, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Peygamberin görevi açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Allah'a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz / yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir."
Edip-Layth-Martha
Say: "Obey God, and obey the messenger." But if they turn away, then he is only responsible for his obligation, and you are responsible for your obligations. If you obey him, you will be guided. The messenger is only required to deliver clearly.
Muhammad Asad
Say: Pay heed unto God, and pay heed unto the Apostle." And if you turn away [from the Apostle, know that] he will have to answer only for whatever he has been charged with, and you, for what you have been charged with; but if you pay heed unto him, you will be on the right way. Withal, the Apostle is not bound to do more than clearly deliver the message [entrust­ed to him].
Rashad Khalifa
Say, "Obey GOD, and obey the messenger." If they refuse, then he is responsible for his obligations, and you are responsible for your obligations. If you obey him, you will be guided. The sole duty of the messenger is to deliver (the message).,
The Monotheist Group
Say: "Obey God, and obey the messenger." But if they turn away, then he is only responsible for his obligation, and you are responsible for your obligations. And if you obey him, you will be guided. The messenger is only required to deliver clearly.