Nur Sûresi53. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وأقسمواق س مGSMve eḳsemūve yemin ettilerAnd they swear
2باللهbillahiAllah'aby Allah
3جهدج ه دCHD̃cehdevar gücüylestrong
4أيمانهمي م نYMNeymānihimyeminlerinintheir oaths
5لئنleineğerthat if
6أمرتهما م رEMRemertehumonlara emredersenyou ordered them,
7ليخرجنخ ر جḢRCleyeḣrucunne(savaşa) çıkacaklarınasurely they (would) go forth.
8قلق و لGVLḳulde kiSay,
9لا"""(Do) not"
10تقسمواق س مGSMtuḳsimūyemin etmeyinswear.
11طاعةط و عŦVATāǎtunitaatinizObedience
12معروفةع ر فARFmeǎ'rūfetunmalumdur(is) known.
13إنinneşüphesizIndeed,
14اللهllaheAllahAllah
15خبيرخ ب رḢBRḣabīrunhaberdardır(is) All-Aware
16بماbimāşeylerdenof what
17تعملونع م لAMLteǎ'melūneyaptıklarınız"you do."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واقسموا بالله جهد ايمنهم لىن امرتهم ليخرجن قل لا تقسموا طاعة معروفة ان الله خبير بما تعملون

Arapça (Harekeli)

وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَئِنْ أَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ قُل لَّا تُقْسِمُوا طَاعَةٌ مَّعْرُوفَةٌ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

Transliterasyon

Ve aksemû billâhi cehde eymânihim le in emertehum le yahrucunn|e|, kul lâ tuksimû, tâatun ma’rûfeh(ma’rûfetun), innellâhe habîrun bimâ ta’melûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Waaqsamoo bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi jahda aym<span class="u">a</span>nihimla-in amartahum layakhrujunna qul l<span class="u">a</span> tuqsimoo <span class="u">ta</span>AAatunmaAAroofatun inna All<span class="u">a</span>ha khabeerun bim<span class="u">a</span> taAAmaloon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Emredersen onlara, savaşa çıkacaklarına dâir olanca kuvvetleriyle yemin ederler elbette Allah'a de ki: Yemin etmeyin, bu, zâten âdet olan, gerekli bulunan bir itâatten ibâret; şüphe yok ki Allah, ne yaparsanız hepsinden haberdardır.

Ali Bulaç

Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a and içtiler; eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: "And içmeyin, bu bilinen (örf üzere) bir itaattır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."

Bayraktar Bayraklı

Eğer, o ikiyüzlülere emredersen, savaşa çıkacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyiniz, itaatiniz bilinmektedir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”

Diyanet İşleri

(Münafıklar), sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. İtaatiniz malumdur! Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Edip Yüksel

Kendilerine emrettiğin taktirde çıkacaklarına (yola veya savaşa) dair yeminlerinin en ciddi olanıyla ALLAH'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Nasıl itaat ettiğiniz ortada. ALLAH yaptığınız her şeyden haberdardır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ötekiler (münafıklar), sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. İtaatiniz malumdur! Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Erhan Aktaş

Münafıklar, kendilerinden istediğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair en kuvvetli yeminleri ile Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. Bağlılık ma’ruftur* ”. Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Hakkı Yılmaz

Ve o münâfıklar, sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. İtaat, örfe uygun/herkesçe iyi olduğu kabul edilen şekildir! Şüphesiz Allah, yaptıklarınıza haberdardır.”

Muhammed Esed

(İki yüzlü kimselere gelince,) böyleleri, kendilerine emredersen, (savaş için) mutlaka çıkacaklarına (ve kendilerini bu işe adayacaklarına) var gücüyle yemin ederler. De ki: "Yemin etmeyin! (Sizden bütün istenen, Allah'ın mesajına) güzelce boyun eğmektir. Şüphesiz, Allah yaptıklarınızdan bütünüyle haberdardır!"

Mustafa İslamoğlu

Bir de kendilerine emredecek olsan, mutlaka (savaş için sefere) çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin edenlere de ki: "Yemin etmeyin! İtaat (herkesçe) bilinen ortak iyiyedir: şu da bir gerçektir ki, Allah yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır."

Suat Yıldırım

Senin kendilerine emretmen halinde hicret edeceklerine veya savaşa çıkacaklarına dair vargüçleriyle yemin billah ettiler. De ki: “Yemine ne hacet! Yemin etmeyin, sizden istenen makul bir itaattır. Elbette Allah yaptığınız ve yapacağınız her şeyi bilir”

Süleyman Ateş

Yeminlerinin var gücüyle Allah'a yemin ettiler: Eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: "Yemin etmeyin. (Sizden istenen, yalan yere yemin etmek değil), güzel ita'at etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır".*

Şaban Piriş

Kendilerine emir verdiğin takdirde savaşa çıkacaklarına var güçleriyle Allaha yemin ettiler. De ki: -Yemin etmeyin! itaatiniz malumdur, Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a ant içtiler ki, sen onlara emredersen mutlaka savaşa çıkacaklar. De ki: "Ant içmeyin. Örfe uygun bir itaat yeterli. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır."

Edip-Layth-Martha

They swear by God with their strongest oaths that if you would only command them they would mobilize. Say: "Do not swear, for obedience is an obligation. God is Ever-aware of what you do."

Muhammad Asad

Now [as for those half-hearted ones,] they do swear by God with their most solemn oaths that if thou [O Apostle] shouldst ever bid them to do so, they would most certainly go forth [and sacrifice themselves].* Say: “Swear not! Reasonable compliance [with God's message is all that is required of you].* Verily, God is aware of all that you do!"

Rashad Khalifa

They swear by GOD, solemnly, that if you commanded them to mobilize, they would mobilize. Say, "Do not swear. Obedience is an obligation. GOD is fully Cognizant of everything you do.",

The Monotheist Group

And they swear by God with their strongest oaths that if you would only command them they would mobilize. Say: "Do not swear, for obedience is an obligation. God is Expert over what you do."