Nur Sûresi56. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأقيموا | ق و مGVM | ve eḳīmū | ve -doğrulur | And establish |
| 2 | الصلاة | ص ل وṦLV | S-Salāte | SaLâTe/Desteğe- | the prayer |
| 3 | وآتوا | ا ت يETY | ve ātū | ve -verir | and give |
| 4 | الزكاة | ز ك وZKV | z-zekāte | zekatı- | zakah |
| 5 | وأطيعوا | ط و عŦVA | ve eTīǔ | ve -uyar | and obey |
| 6 | الرسول | ر س لRSL | r-rasūle | Elçiye- | the Messenger, |
| 7 | لعلكم | — | leǎllekum | iseniz | so that you may |
| 8 | ترحمون | ر ح مRḪM | turHamūne | merhamet olunursunuz | receive mercy. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واقيموا الصلوة وءاتوا الزكوة واطيعوا الرسول لعلكم ترحمون
Arapça (Harekeli)
وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Transliterasyon
Ve ekîmûs salâte ve âtûz zekâte ve atîûr resûle leallekum turhamûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waaqeemoo a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>ta wa<span class="u">a</span>tooa<span class="b">l</span>zzak<span class="u">a</span>ta waa<span class="u">t</span>eeAAoo a<span class="b">l</span>rrasoolalaAAallakum tur<span class="u">h</span>amoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve namaz kılın, zekât verin ve Peygambere itâat edin de acınmışlardan olun.
Ali Bulaç
Dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve elçiye itaat edin. Umulur ki, rahmete kavuşturulmuş olursunuz.
Bayraktar Bayraklı
Namazı kılınız, zekâtı veriniz, Peygamber'e itaat ediniz ki merhamet göresiniz.
Diyanet İşleri
Namazı kılın; zekatı verin; Peygamber'e itaat edin ki merhamet göresiniz.
Edip Yüksel
Namazı gözetiniz, zekatı veriniz ve elçiye uyunuz ki merhamet edilesiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.
Erhan Aktaş
Salâtı ikame* edin, zekâtı verin*. Ve Rasul’e itaat edin. Umulur ki merhamet edilirsiniz.
Hakkı Yılmaz
Ve rahmet olunmanız için salâtı ikame edin [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturun, ayakta tutun], zekâtı/vergiyi verin ve o Elçi'ye itaat edin.
Muhammed Esed
Öyleyse, (ey inananlar,) salâtta devamlı ve duyarlı olun; arınmak için verilmesi gerekeni verin ve Rasûl'e itaat edin ki esirgenip korunasınız.
Mustafa İslamoğlu
Şu halde, namazı hakkını vererek kılın, zekatı gönülden gelerek verin ve Rasul'ü izleyin ki merhamete mazhar olmayı umut edebilesiniz.
Suat Yıldırım
Öyleyse ey müminler, siz namazı hakkıyla ifa etmeye devam edin, zekâtı verin, Peygambere itaat edin ki merhamete nail olasınız!
Süleyman Ateş
Namazı kılın, zekatı verin, Elçiye ita'at edin ki size acınsın.
Şaban Piriş
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Peygambere itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız.
Yaşar Nuri Öztürk
Namazı kılın, zekatı verin, resule itaat edin ki, rahmete erdirilesiniz.
Edip-Layth-Martha
Hold the contact prayer and contribute towards betterment, and obey the messenger, that you may attain mercy.
Muhammad Asad
Hence, [O believers,] be constant in prayer, and render the purifying dues,* and pay heed unto the Apostle, so that you might be graced with God's mercy.
Rashad Khalifa
You shall observe the Contact Prayers (Salat) and give the obligatory charity (Zakat), and obey the messenger, that you may attain mercy.,
The Monotheist Group
And hold the contact prayer and contribute towards purification, and obey the messenger, that you may attain mercy.