Nur Sûresi57. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 2 | تحسبن | ح س بḪSB | teHsebenne | sanma | think |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | those who |
| 4 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(lerin) | disbelieve |
| 5 | معجزين | ع ج زACZ | muǎ'cizīne | (Allah'ı) aciz bırakacaklarını | (can) escape |
| 6 | في | — | fī | in | |
| 7 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth. |
| 8 | ومأواهم | ا و يEVY | ve me'vāhumu | ve onların varacağı yer | And their abode |
| 9 | النار | ن و رNVR | n-nāru | ateştir | (will be) the Fire |
| 10 | ولبئس | ب ا سBES | velebi'se | ve ne kötü | and wretched is |
| 11 | المصير | ص ي رṦYR | l-meSīru | bir varış yeridir | the destination. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا تحسبن الذين كفروا معجزين فى الارض وماوىهم النار ولبئس المصير
Arapça (Harekeli)
لَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مُعْجِزِينَ فِي الْأَرْضِ وَمَأْوَاهُمُ النَّارُ وَلَبِئْسَ الْمَصِيرُ
Transliterasyon
Lâ tahsebennellezîne keferû mu’cizîne fîl ard|ı|, ve me’vâhumun nâr|u|, ve le bi’sel masîr|u|.
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> ta<span class="u">h</span>sabanna alla<span class="u">th</span>eenakafaroo muAAjizeena fee al-ar<span class="u">d</span>i wama/w<span class="u">a</span>humu a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>ruwalabi/sa alma<span class="u">s</span>eer<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kâfir olanlar, hiç ummasınlar ki yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacaklar ve yurtları ateştir onların ve dönüp varılacak ne de kötü yerdir orası.
Ali Bulaç
İnkara sapanların, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanma. Onların son barınma yerleri ateştir. Ne kötü bir dönüştür o.
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenlerin yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacaklarını sanmayasınız! Onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!
Diyanet İşleri
İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeri!
Edip Yüksel
İnkar edenlerin bizi aciz bırakacaklarını sanmayın. Onların varacağı yer ateştir; ne kötü bir varış noktasıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir orası!
Erhan Aktaş
Sakın gerçeği yalanlayan nankörleri, yeryüzünde aciz bırakıcı zannetme. Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir varış yeridir.
Hakkı Yılmaz
Sakın, kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş şu kimselerin, yeryüzünde âciz bırakacaklarını sanma/sakın sanmasınlar! Onların da varacağı yer Ateş'tir. Kesinlikle de o, ne kötü bir varış yeridir!
Muhammed Esed
(Ve) hakkı inkara şartlanmış olan kimseler de (hak ettikleri cezayı) bu dünyada (bulmasalar bile, nihaî yargıdan) kaçabileceklerini zannetmesinler: Çünkü onların (öte dünyada) varacakları yer ateştir; gerçekten de, varılacak ne kötü bir sondur bu!
Mustafa İslamoğlu
İnkarda ısrar eden kimseler, bu dünyada asla (Allah'ı) atlatabileceklerini sanmasınlar; onların dönüp dolaşıp varacakları yer ateştir; ki o, ne berbat bir son duraktır!
Suat Yıldırım
İnkâr edenlerin dünyada Allah'ın hükmünden kaçıp kurtulacaklarını sakın zannetme! Onların varacakları yer ateştir. Gerçekten ne kötü bir sondur bu!
Süleyman Ateş
Nankörlerin, yer yüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını, (Allah'ın azabına engel olacaklarını) sanma. Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir gidiş yeridir o!
Şaban Piriş
Küfredenlerin yeryüzünde kaçıp kurtulacaklarını sanma. Onların barınakları ateştir. Ne kötü dönüş!
Yaşar Nuri Öztürk
Sakın o küfre sapanların, yeryüzünde aciz bırakıcı güçler olduklarını zannetme. Varacakları yer ateştir onların. Ne kötü dönüş yeridir o, ne kötü!
Edip-Layth-Martha
Do not think that those who reject will remain in the land. Their abode is Hell. What a miserable destiny!
Muhammad Asad
[And] think not that those who are bent on denying the truth can elude [their final reckoning even if they remain unscathed] on earth:* the fire is their goal [in the life to come] - and vile indeed is such a journey's end!
Rashad Khalifa
Do not think that those who disbelieve will ever get away with it. Their final abode is Hell; what a miserable destiny.,
The Monotheist Group
Do not think that those who disbelieve will remain in the land. Their abode is Hell. What a miserable destiny!