Nur Sûresi63. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 2 | تجعلوا | ج ع لCAL | tec'ǎlū | bir tutmayın | make |
| 3 | دعاء | د ع وD̃AV | duǎā'e | davetini | (the) calling |
| 4 | الرسول | ر س لRSL | r-rasūli | Rasulün | (of) the Messenger |
| 5 | بينكم | ب ي نBYN | beynekum | aranızda | among you |
| 6 | كدعاء | د ع وD̃AV | keduǎā'i | daveti gibi | as (the) call |
| 7 | بعضكم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dikum | herhangi birinizin | (of) some of you |
| 8 | بعضا | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dan | diğerini | (to) others. |
| 9 | قد | — | ḳad | andolsun | Verily, |
| 10 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | bilir | Allah knows |
| 11 | الله | — | llahu | Allah | Allah knows |
| 12 | الذين | — | elleƶīne | those who | |
| 13 | يتسللون | س ل لSLL | yetesellelūne | sıvışıp gidenleri | slip away |
| 14 | منكم | — | minkum | içinizden | among you |
| 15 | لواذا | ل و ذ LVZ̃ | livāƶen | birbirinin arkasına gizlenerek | under shelter. |
| 16 | فليحذر | ح ذ رḪZ̃R | felyeHƶeri | o halde sakınsınlar | So let beware |
| 17 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 18 | يخالفون | خ ل فḢLF | yuḣālifūne | aykırı davranan(lar) | oppose |
| 19 | عن | — | ǎn | [from] | |
| 20 | أمره | ا م رEMR | emrihi | onun emrine | his orders |
| 21 | أن | — | en | lest | |
| 22 | تصيبهم | ص و بṦVB | tuSībehum | kendilerine uğramasından | befalls them |
| 23 | فتنة | ف ت نFTN | fitnetun | bir belanın | a trial |
| 24 | أو | — | ev | yahut | or |
| 25 | يصيبهم | ص و بṦVB | yuSībehum | onlara çarpmasından | befalls them |
| 26 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azabın | a punishment |
| 27 | أليم | ا ل مELM | elīmun | acıklı | painful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا تجعلوا دعاء الرسول بينكم كدعاء بعضكم بعضا قد يعلم الله الذين يتسللون منكم لواذا فليحذر الذين يخالفون عن امره ان تصيبهم فتنة او يصيبهم عذاب اليم
Arapça (Harekeli)
لَّا تَجْعَلُوا دُعَاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَاءِ بَعْضِكُم بَعْضًا قَدْ يَعْلَمُ اللَّهُ الَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنكُمْ لِوَاذًا فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Transliterasyon
Lâ tec’alû duâer resûli beynekum ke duâi ba’dıkum ba’da(ba’den), kad ya’lemullâhullezîne yetesellelûne minkum livâzâ(livâzen), fel yahzerillezîne yuhâlifûne an emrihî en tusîbehum fitnetun ev yusîbehum azâbun elîm(elîmun).
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> tajAAaloo duAA<span class="u">a</span>a a<span class="b">l</span>rrasoolibaynakum kaduAA<span class="u">a</span>-i baAA<span class="u">d</span>ikum baAA<span class="u">d</span>an qadyaAAlamu All<span class="u">a</span>hu alla<span class="u">th</span>eena yatasallaloona minkumliw<span class="u">ath</span>an falya<span class="u">hth</span>ari alla<span class="u">th</span>eena yukh<span class="u">a</span>lifoonaAAan amrihi an tu<span class="u">s</span>eebahum fitnatun aw yu<span class="u">s</span>eebahumAAa<span class="u">tha</span>bun aleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Aranızda, birbirinizi çağırdığınız gibi çağırmayın Peygamberi. İçinizden, birbirini siper ederek gizlice gidenleri, gerçekten de bilir Allah; artık onun emrine aykırı hareket edenler, bir sınanmaya uğramaktan, yahut da elemli bir azâba düşmekten sakınsınlar.
Ali Bulaç
Elçinin çağırmasını, kendi aranızda kiminizin kimini çağırması gibi saymayın. Allah, sizden bir diğerinizi siper ederek kaçanları gerçekten bilir. Böylece onun emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden veya onlara acı bir azabın çarpmasından sakınsınlar.
Bayraktar Bayraklı
Ey Müminler! Peygamberi kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayınız. İçinizden, sıvışıp gidenleri elbette Allah bilmektedir. Bundan dolayı, onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir belâ gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.
Diyanet İşleri
(Ey müminler!) Peygamber'i, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın. İçinizden, birini siper edinerek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah bilmektedir. Bu sebeple, onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir bela gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.*
Edip Yüksel
Elçinin davetini, aranızda herhangi birinin diğerini davet etmesi gibi tutmayın. ALLAH sizden eften püften özürler göstererek sıvışıp gidenleri biliyor. Onun emirlerine aykırı davrananlar, başlarına bir felaketin gelmesinden veya acı bir cezaya çarpılmaktan sakınsınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey müminler!) Peygamberin davetini, aranızdan bazınızın bazınıza daveti gibi zannetmeyin. İçinizden, birini siper ederek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah bilmektedir. Bu sebeple, O'nun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir bela gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.
Erhan Aktaş
Rasul’ün çağrısını, birbirinize yaptığınız çağrıyla denk tutmayın. İçinizden birbirinin arkasına saklanarak sıvışmak isteyenleri Allah biliyor. Bu sebeple onun buyurmalarına karşı gelenler, kendilerine bir fitnenin veya çok acıklı bir azabın isabet etmesinden sakınsınlar.
Hakkı Yılmaz
Aranızda Elçi'yi çağırmayı, bazınızın bazınızı çağırışı gibi yapmayın. Saklanarak sıvışıp gidenleri Allah kesinlikle bilmektedir. Bu sebeple, O'nun emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir sosyal yangının isabet etmesinden veya kendilerine çok acıklı bir azabın isabet etmesinden sakınsınlar.
Muhammed Esed
RASÛL'ÜN size yaptığı çağrıyı birbirinize yaptığınız çağrı(lar)la bir tutmayın sakın; gerçek şu ki, Allah, hissettirmeden aranızdan sıyrılmak isteyenleri biliyor; öyleyse, O'nun buyruğuna karşı gelmek isteyenler, başlarına (bu dünyada) bir belanın, bir güçlüğün ya da (öte dünyada) can yakıcı bir azabın gelmesinden korksunlar!
Mustafa İslamoğlu
Rasul'ün davetini, sakın birbiriniz arasındaki herhangi bir davet gibi algılamayın! Doğrusu Allah, aranızdan kimselere sezdirmeden sıyrılıp çıkmak isteyenleri biliyor. Şu halde onun emrine karşı gelen kimseler, başlarına (bu dünyada) bir musibetin (ahirette ise) can yakıcı bir azabın gelmesinden sakınsınlar.
Suat Yıldırım
Resulullah'ın sizi çağırmasını, sizin birbirinizi dâvet etmenizle bir tutmayın. Allah elbette sizden, birbirini siper edinerek sıvışıp gidenleri bilir. Öyleyse Peygamberin emrine aykırı hareket edenler başlarına dünyada bir bela gelmesinden yahut âhirette gayet acı bir azap gelmesinden korkup çekinsinler!*
Süleyman Ateş
Elçinin çağırmasını, aranızda herhangi birinizin diğerini çağırmasıyla bir tutmayın. Allah içinizden, birbirinin arkasına gizlenerek sıvışıp gidenleri bilir. Elçinin emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir belanın çarpmasından, yahut onlara acı bir azabın uğramasından sakınsınlar.
Şaban Piriş
Peygamberin çağrısını aranızda birbirinize yaptığınız çağrı gibi saymayın. Allah, içinizden birbirinin arkasına gizlenip, gizlice sıvışanları bilmektedir. Bu sebeple, onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya acı bir azaba uğratılmalarından korksunlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Aranızda peygamberi çağırmayı, sizin birbirinizi çağırmanıza eş tutmayın. Allah sizin, birbirini siper ederek sıvışıp gidenlerinizi bilir. Resulün emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir fitnenin gelip çatmasından yahut acıklı bir azabın yakalarına yapışmasından çekinsinler.
Edip-Layth-Martha
Do not let the invitation of the messenger between you be as if you are inviting each other. God is fully aware of those among you who slip away under lame excuses. Let those who oppose his command beware, for an ordeal may strike them, or a severe retribution.*
Muhammad Asad
DO NOT regard the Apostles summons to you* [in the same light] as a summons of one of you to another: God is indeed aware of those of you who would withdraw surreptitiously: so let those who would go against His bidding beware, lest a [bitter] trial befall them [in this world] or grievous suffering befall them [in the life to come].
Rashad Khalifa
Do not treat the messenger's requests as you treat each others' requests. GOD is fully aware of those among you who sneak away using flimsy excuses. Let them beware - those who disobey his orders - for a disaster may strike them, or a severe retribution.,
The Monotheist Group
Do not let the calling of the messenger between you be as if you are calling each other. God is fully aware of those among you who slip away under flimsy excuses. Let those who oppose his command beware, for an ordeal may strike them, or a painful retribution.