Furkan Sûresi18. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (21 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قالواق و لGVLḳālūderler kiThey say,
2سبحانكس ب حSBḪsubHānekesenin şanın yücedir"""Glory be to You!"
3ماNot
4كانك و نKVNkānedeğildiit was proper
5ينبغيب غ يBĞYyenbeğīyaraşırit was proper
6لناlenābizefor us
7أنenthat
8نتخذا خ ذ EḢZ̃netteḣiƶeedinmekwe take
9منminbesides You
10دونكد و نD̃VNdūnikesenden başkabesides You
11منminany
12أولياءو ل يVLYevliyā'evelilerprotectors.
13ولكنvelākinfakatBut
14متعتهمم ت عMTAmetteǎ'tehumsen onları ni'metlendirdinYou gave them comforts
15وآباءهما ب وEBVve ābā'ehumve atalarınıand their forefathers
16حتىHattākadaruntil
17نسوان س يNSYnesūunutuncayathey forgot
18الذكرذ ك رZ̃KRƶ-ƶikraanmayıthe Message
19وكانواك و نKVNve kānūve oldularand became
20قوماق و مGVMḳavmenbir topluluka people
21بوراب و رBVRbūranhelaki hak eden"ruined."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قالوا سبحنك ما كان ينبغى لنا ان نتخذ من دونك من اولياء ولكن متعتهم وءاباءهم حتى نسوا الذكر وكانوا قوما بورا

Arapça (Harekeli)

قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنبَغِي لَنَا أَن نَّتَّخِذَ مِن دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَاءَ وَلَكِن مَّتَّعْتَهُمْ وَآبَاءَهُمْ حَتَّى نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا

Transliterasyon

Kâlû subhâneke mâ kâne yenbegî lenâ en nettehıze min dûnike min evliyâe ve lâkin metta’tehum ve âbâehum hattâ nesûz zikre, ve kânû kavmen bûra(bûren).

Transliteration (Eng.)

Q<span class="u">a</span>loo sub<span class="u">ha</span>naka m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>nayanbaghee lan<span class="u">a</span> an nattakhi<span class="u">th</span>a min doonika min awliy<span class="u">a</span>awal<span class="u">a</span>kin mattaAAtahum wa<span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>ahum <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>nasoo a<span class="b">l</span><span class="u">thth</span>ikra wak<span class="u">a</span>noo qawman boor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Diyecekler ki: Tenzîh ederiz seni, senden başka dost ve yardımcı kabûl etmek bize yaraşmaz; fakat sen, onları da, atalarını da nîmetler vererek yaşattın, sonunda seni anmayı unuttular ve helâke müstahak bir topluluk oldular.

Ali Bulaç

Derler ki: "Sen Yücesin; Senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onları ve atalarını Sen meta verip yararlandırdın, öyle ki (Senin) zikri(ni) unuttular ve böylece yıkıma uğrayan bir kavim oldular."

Bayraktar Bayraklı

Sahte tanrılar der ki: “Senin şanın yücedir, senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helâk olmayı hak eden bir topluluk oldular.”

Diyanet İşleri

Onlar: Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda (seni) anmayı unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular, derler.

Edip Yüksel

"Sen yücesin, senin yanında kimseyi veliler kabul etmek bize yakışmaz. Fakat, sen onlara ve atalarına nimetler bağışladın. Nihayet, onlar mesajı unutup yozlaşan bir toplum oldular" diye karşılık verdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar: "Sübhansın seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular." derler.

Erhan Aktaş

Dediler ki: “ Seni tenzih ederiz, Senden başka veliler* edinmek bize yakışmaz. Ancak Sen, onları ve atalarını öylesine mal mülk sahibi yaptın ki, öğüdüne uymayı boş verdiler. Ve helak olmayı hak eden bir toplum oldular.

Hakkı Yılmaz

O sahte ilâhlar dediler ki: “Tüm noksanlıklardan arındırırız Seni. Senin astlarından yardım eden, yol gösteren ve koruyan yakınlar edinmek bize yaraşmaz. Ama Sen onları ve atalarını öylesine nimetlendirdin ki, Öğüt'ü/ Kitab'ı terk ettiler ve değişime/ yıkıma uğramaya giden bir topluluk oldular.”

Muhammed Esed

Onlar: "Sınırsız kudret ve yüceliğinle Seni tenzîh ederiz!" diye cevap verecekler, "Senden başka dostlar, efendiler edinmek bize yakışmazdı! Fakat, (bunlara gelince-) Sen bunlara ve babalarına dünya hayatının tadını çıkarmaları için fırsat verdin; öyle ki, onlar da sonunda (Seni) anmayı büsbütün unuttular; çünkü bunlar her türlü iyilikten yoksun kimselerdi".

Mustafa İslamoğlu

Cevap verecekler: "Aşkın olan zatını tenzih ve tesbih ederiz ki, Senin dışındakilerden herhangi bir dost, bir veli edinmek bize yakışmaz; ne var ki onlara ve atalarına dünyevi hazları öylesine tattırdın ki, sonunda onlar vahyi unuttular; ve hiç olmaya mahkum bir kavim olup çıktılar.

Suat Yıldırım

Onlar şöyle cevap verirler: “Sübhansın! Yüceler Yücesisin! Senden başka dost edinmeyi düşünmek bize yaraşan şey değildir. Ne var ki Sen onları ve babalarını, nimetlerine mazhar edip ömür vererek yaşatınca onlar Sen'i anmayı unuttular ve helâke müstahak bir güruh haline geldiler. ” [34, 40-41; 46, 5-6]*

Süleyman Ateş

Derler ki: "Senin şanın yücedir, senden başka veliler edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onları ve atalarını ni'met verip yaşattın, (bolluk içinde dünyaya daldılar da seni) anmayı unuttular ve helaki hak eden bir topluluk oldular.

Şaban Piriş

Onlar da derler ki:-Seni tenzih ederiz, senden başka veliler edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen, onlara da babalarına da nimetler verdin. O derece ki zikri/kitabı önemsemediler de yok olmayı hak eden bir toplum oldular.

Yaşar Nuri Öztürk

Derler ki: "Tespih ederiz seni, seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmazdı. Ama sen onları ve atalarını öylesine nimetlendirdin ki, Zikir'i unuttular ve helake giden bir topluluk oldular."

Edip-Layth-Martha

They said, "Glory be to You, it was not for us to take besides You any allies; indeed You gave them and their fathers luxury until they forgot the remembrance, and they were a lost people."

Muhammad Asad

They will answer: “Limitless art Thou in Thy glory! It was inconceivable for us to take for our masters anyone but Thyself!* But [as for them -] Thou didst allow them and their forefathers to enjoy [the pleasures of] life to such an extent that* they forgot all remembrance [of Thee]: for they were people devoid of all good."

Rashad Khalifa

They will say, "Be You glorified, it was not right for us to set up any lords beside You. But You allowed them to enjoy, together with their parents. Consequently, they disregarded the message and thus became wicked people.",

The Monotheist Group

They said: "Glory be to You, it was not for us to take besides You any allies; indeed You gave them and their fathers luxury until they forgot the remembrance, and they were a lost people."