Furkan Sûresi36. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فقلنا | ق و لGVL | feḳulnā | dedik ki | Then We said, |
| 2 | اذهبا | ذ ه بZ̃HB | ƶhebā | gidin | """Go both of you" |
| 3 | إلى | — | ilā | to | |
| 4 | القوم | ق و مGVM | l-ḳavmi | kavme | the people, |
| 5 | الذين | — | elleƶīne | onlar ki | those who |
| 6 | كذبوا | ك ذ بKZ̃B | keƶƶebū | yalanlıyorlar | have denied, |
| 7 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimizi | "Our Signs.""" |
| 8 | فدمرناهم | د م رD̃MR | fedemmernāhum | ve onları yok ettik | Then We destroyed them |
| 9 | تدميرا | د م رD̃MR | tedmīran | yıkılışla | (with) destruction. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فقلنا اذهبا الى القوم الذين كذبوا بايتنا فدمرنهم تدميرا
Arapça (Harekeli)
فَقُلْنَا اذْهَبَا إِلَى الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْمِيرًا
Transliterasyon
Fe kulnazhebâ ilel kavmillezîne kezzebû bi âyâtinâ, fe demmernâhum tedmîrâ(tedmîren).
Transliteration (Eng.)
Faquln<span class="u">a</span> i<span class="u">th</span>hab<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span>alqawmi alla<span class="u">th</span>eena ka<span class="u">thth</span>aboo bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>fadammarn<span class="u">a</span>hum tadmeer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken delillerimizi yalanlayan topluluğa gidin dedik, sonucu, onları tamâmıyla helâk ettik.
Ali Bulaç
Böylece onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin" dedik; sonunda onları (Firavun ve çevresini) kökünden darmadağın ettik.
Bayraktar Bayraklı
Demiştik ki: “Âyetlerimizi yalanlayan o topluma gidiniz!” Sonunda biz onları yerle bir ettik.
Diyanet İşleri
"Ayetlerimizi yalan sayan kavme gidin" dedik. Sonunda, (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ediverdik.
Edip Yüksel
"Siz ikiniz, ayetlerimizi yalanlayan şu topluma gidin" dedik. Bunun ardından onları yakıp yok ettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
"Haydi âyetlerimizi yalan sayan o kavme gidin" dedik. Sonunda (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ettik.
Erhan Aktaş
Sonra da “Ayetlerimizi yalanlayan o topluma gidin.” dedik. Sonunda da onları helak ederek yok ettik.
Hakkı Yılmaz
Sonra da, “Haydi âyetlerimizi yalanlayan o topluma gidin!” dedik. Sonunda da âyetlerimizi yalanlayan o toplumu parçalayıp yok ettik.
Muhammed Esed
ve onlara: "Siz ikiniz mesajlarımızı yalanlayan (şu toplumu uyarmay)a gidin!" dedik. Ama sonunda, o (günahkar toplumun) insanlarını kırıp geçirdik.
Mustafa İslamoğlu
Ve "Siz ikiniz, ayetlerimizi yalanlayan malum topluluğa gidiniz" dedik. Ancak bundan sonra(dır ki) onları yerle bir ettik.
Suat Yıldırım
“Haydi âyetlerimizi yalan sayan o halka gidiniz! ” dedik. Sonunda o toplumu yerle bir ettik.
Süleyman Ateş
Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin, dedik. (Onlara gittiler. Onlar, kendilerine gelen bu elçilerimizi kabul etmeyince biz) de onları yıkıp yok ettik.
Şaban Piriş
-Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin, demiştik; sonra da o kavmi yerle bir etmiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Ardından şöyle dedik: "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin." Biraz sonra da o topluluğu yerle bir ettik.
Edip-Layth-Martha
So We said, "Go both of you to the people who have denied Our signs." So We then destroyed them utterly.
Muhammad Asad
and We said, Go you both unto the people who have given the lie to Our messages!" - and thereupon We broke those [sinners] to smithereens.
Rashad Khalifa
We said, "Go, both of you, to the people who rejected our revelations," and subsequently, we utterly annihilated the rejectors.,
The Monotheist Group
So We said: "Go both of you to the people who have denied Our signs." So We then destroyed them utterly.