Furkan Sûresi4. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وقالق و لGVLve ḳāleve dedi kiAnd say
2الذينelleƶīnekimselerthose who
3كفرواك ف رKFRkeferūinkar eden(ler)disbelieve,
4إنindeğildir"""Not"
5هذاhāƶābuthis
6إلاillābaşka bir şey(is) but
7إفكا ف كEFKifkunyalandana lie,
8افتراهف ر يFRYfterāhuonu uydurduhe invented it
9وأعانهع و نAVNve eǎānehuve yardım ettiand helped him
10عليهǎleyhikendisineat it
11قومق و مGVMḳavmunbir toplulukpeople
12آخرونا خ رEḢRāḣarūnebaşka"other."""
13فقدfeḳadböyleceBut verily,
14جاءواج ي اCYEcā'ūvardılarthey (have) produced
15ظلماظ ل مƵLMZulmenkesin bir haksızlığaan injustice
16وزوراز و رZVRve zūranve iftirayaand a lie.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وقال الذين كفروا ان هذا الا افك افترىه واعانه عليه قوم ءاخرون فقد جاءو ظلما وزورا

Arapça (Harekeli)

وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلَّا إِفْكٌ افْتَرَاهُ وَأَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ آخَرُونَ فَقَدْ جَاءُوا ظُلْمًا وَزُورًا

Transliterasyon

Ve kâlellezîne keferû in hâzâ illâ ifkunifterâhu ve eânehu aleyhi kavmun âharûn|e|, fe kad câû zulmen ve zûrâ(zûran).

Transliteration (Eng.)

Waq<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>eena kafaroo in h<span class="u">atha</span>ill<span class="u">a</span> ifkun iftar<span class="u">a</span>hu waaAA<span class="u">a</span>nahu AAalayhiqawmun <span class="u">a</span>kharoona faqad j<span class="u">a</span>oo <span class="i"><span class="u">th</span></span>ulmanwazoor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve kâfir olanlar, bu dediler, ancak kendi uydurması ve bu hususta ona bir topluluk da yardım etmiştir; gerçekten de zulmettiler onlar ve yalan söylediler.

Ali Bulaç

İnkar edenler dediler ki: "Bu (Kur'an) olsa olsa ancak Onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve Ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur." Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler.

Bayraktar Bayraklı

İnkâr edenler, “Bu Kur'ân, Muhammed'in uydurduğu bir yalandır. Bu uydurmada ona başka bir topluluk da yardım etmiştir” dediler. Kâfirler, bu sözleriyle haksızlık edip yalan söylemişlerdir.

Diyanet İşleri

İnkâr edenler: Bu (Kur'an), olsa olsa onun (Muhammed'in) uydurduğu biryalandır. Başka bir zümre de bu hususta kendisine yardım etmiştir, dediler. Böylece onlar hiç şüphesiz haksızlığa ve iftiraya başvurmuşlardır.

Edip Yüksel

İnkar edenler, "Bu, başkalarının yardımıyla onun uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir" diyerek haksız ve asılsız bir tez ortaya koydular.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnkâr edenler: "Bu Kur'ân Muhammed'in uydurmasıdır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir" diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular.

Erhan Aktaş

Gerçeği yalanlayan nankörler: “Bu sadece onun uydurduğu bir yalandır. Ona bu konuda diğer toplumlar da yardım etti.” dediler. Böylece haksızca iftira ettiler.

Hakkı Yılmaz

Ve kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş olan kimseler, “Bu Kur’ân, o'nun/ Muhammed'in uydurduğu yalandan başka bir şey değildir. Ona başka bir topluluk da bunun için yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar kesinlikle haksızlık ettiler ve asılsız bir iddia getirdiler.

Muhammed Esed

Üstelik, hakkı inkara şartlanmış olanlar: "Bu (Kur'an) doğruyu çarpıtıp yalanı ve sahteyi ortaya çıkaran başka bir topluluğun yardımıyla o'nun (kendisinden) uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir" deyip duruyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Bir de inkarda ısrar eden o kimseler; "Bu onun uydurduğu bir yalandan başkası değildir; üstelik bu konuda başka bir topluluk da ona yardım etmiştir" dediler. İşte ileri sürdükleri bu iddiayla, hem haksızlık etmiş, hem de gerçeği çarpıtmış oldular.

Suat Yıldırım

Kâfirler: “Kur'ân onun uydurduğu bir yalan olup, bu hususta başkaları da kendisine yardımcı olmuşlardır” diye iddia ettiler. Onlar böylece, kesin bir yalan söyleyip zulmettiler.

Süleyman Ateş

İnkar edenler: "Bu, yalandan başka bir şey değildir. (Muhammed) onu uydurdu, başka bir topluluk da kendisine yardım etti." dediler ve kesin bir haksızlığa ve iftiraya vardılar.

Şaban Piriş

İnkar edenler:-Bu, uydurduğu bir iftiradan başka bir şey değildir. Bu hususta bir topluluk da ona yardım etmiştir. dediler de zulüm ve yalanı seçtiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre batanlar dediler ki: "Bu, onun uydurduğu bir düzmeceden başka şey değildir. Ve bu düzmecede ona, başka bir topluluk da yardım etmiştir." Andolsun ki, bunu söyleyenler bir zulüm, günah ve iftira sergilemişlerdir.

Edip-Layth-Martha

Those who rejected said, "This is but a falsehood that he invented and other people have helped him with it; for they have come with what is wrong and fabricated."

Muhammad Asad

Moreover, those who are bent on denying the truth are wont to say, “This [Qur'an] is nothing but a lie, which he [himself] has devised with the help of other people,* who thereupon have perverted the truth and brought a falsehood into being."*

Rashad Khalifa

Those who disbelieved said, "This is a fabrication that he produced, with the help of some other people." They have uttered a blasphemy and a falsehood.,

The Monotheist Group

And those who rejected said: "This is but a falsehood that he invented and other people have helped him with it." Certainly, they have come with what is unjust and fabricated.