Furkan Sûresi45. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ألم | — | elem | Do you not | |
| 2 | تر | ر ا يREY | tera | görmedin mi? | see |
| 3 | إلى | — | ilā | [to] | |
| 4 | ربك | ر ب بRBB | rabbike | Rabbini | your Lord |
| 5 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl? | how |
| 6 | مد | م د دMD̃D̃ | medde | uzattı | He extends |
| 7 | الظل | ظ ل لƵLL | Z-Zille | gölgeyi | the shadow? |
| 8 | ولو | — | velev | ve şayet | And if |
| 9 | شاء | ش ي اŞYE | şā'e | dileseydi | He willed, |
| 10 | لجعله | ج ع لCAL | leceǎlehu | onu yapardı | surely He (could) have made it |
| 11 | ساكنا | س ك نSKN | sākinen | durgun | stationary. |
| 12 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 13 | جعلنا | ج ع لCAL | ceǎlnā | kıldık | We made |
| 14 | الشمس | ش م سŞMS | ş-şemse | güneşi | the sun |
| 15 | عليه | — | ǎleyhi | ona | for it |
| 16 | دليلا | د ل لD̃LL | delīlen | bir delil | an indication. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الم تر الى ربك كيف مد الظل ولو شاء لجعله ساكنا ثم جعلنا الشمس عليه دليلا
Arapça (Harekeli)
أَلَمْ تَرَ إِلَى رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ الظِّلَّ وَلَوْ شَاءَ لَجَعَلَهُ سَاكِنًا ثُمَّ جَعَلْنَا الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَلِيلًا
Transliterasyon
E lem tere ilâ rabbike keyfe meddez zıll|e|, ve lev şâe le cealehu sâkinâ(sâkinen), summe cealneş şemse aleyhi delîlâ(delîlen).
Transliteration (Eng.)
Alam tara il<span class="u">a</span> rabbika kayfa madda a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span>illawalaw sh<span class="u">a</span>a lajaAAalahu s<span class="u">a</span>kinan thumma jaAAaln<span class="u">a</span>a<span class="b">l</span>shshamsa AAalayhi daleel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbinin işini görmedin mi? Nasıl da gölgeyi uzattı, dileseydi onu sâkin eder, uzatıp kısaltmazdı; elbette, sonra güneşi, delîl ettik gölgeye.
Ali Bulaç
Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra Biz Güneş'i ona bir delil kılmışızdır.
Bayraktar Bayraklı
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı. Sonra biz, güneşi ona delil kıldık.
Diyanet İşleri
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı. Sonra biz güneşi, ona delil kıldık.
Edip Yüksel
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığına dikkat ettin mi? Nitekim dileseydi onu hareketsiz de yapardı. Nitekim, güneşi ona delil kıldık (gölgenin varlığını ışığa bağlı kıldık).
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbinin gölgeyi nasıl uzatmakta olduğunu görmedin mi? Dileseydi onu elbet hareketsiz de kılardı. Sonra biz güneşi, ona (gölgeye) delil kılmışızdır.
Erhan Aktaş
Rabb’inin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? Dileseydi onu sabit kılardı. Sonra da Güneş’i ona yol gösterici yaptık.
Hakkı Yılmaz
(45,46)Rabbinin o gölgeyi nasıl uzatmış olduğuna bakmadın mı? Dileseydi onu elbet hareketsiz de yapardı. Sonra Biz güneşi, ona delil yaptık. Sonra da onu kolay bir çekişle Kendimize doğru çektik.
Muhammed Esed
GÖRMEZ MİSİN (ey insanoğlu), Rabbin gölgeyi (akşama doğru) nasıl uzatıyor; eğer dileseydi, hiç şüphesiz onu olduğu gibi bırakırdı; fakat sonra gölgeye güneşi yol gösterici kılmışızdır;
Mustafa İslamoğlu
(Ey insan!) Görmez misin Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını? Ama, eğer isteseydi, onu hareketsiz kılardı. Fakat Biz güneşi gölgeye kılavuz yapmışızdır;
Suat Yıldırım
45, 46. Bakmaz mısın Rabbin gölgeyi nasıl uzatıyor? Dileseydi onu hareketsiz kılardı. Sonra nasıl Güneş'i ona delil kılıyoruz? Sonra da nasıl tutup onu azar azar Kendimize doğru dilediğimiz yere alıyoruz.*
Süleyman Ateş
Rabbini görmedin mi gölgeyi nasıl uzattı? Dileseydi, onu durgun yapardı. Sonra nasıl güneşi ona delil kıldık (gölgenin görünmesini, ışığa bağlı kıldık)?
Şaban Piriş
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmüyor musun? İsteseydi onu durdururdu. Güneşi ona kılavuz yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk
Görmedin mi Rabbini, nasıl uzatmıştır gölgeyi. Eğer dileseydi, onu elbette hareketsiz kılardı. Sonra nasıl güneşi ona delil yapmışız!
Edip-Layth-Martha
Did you not see to your Lord how He casts the shadow? If He wished, He could have made it still, then We would have made the sun as a guide to it.
Muhammad Asad
Art thou not aware of thy Sustainer [through His works]? - how He causes the shadow to lengthen [towards the night] when, had He so willed, He could indeed have made it stand still: but then, We have made the sun its guide;
Rashad Khalifa
Have you not seen how your Lord designed the shadow? If He willed, He could have made it fixed, then we would have designed the sun accordingly.,
The Monotheist Group
Didyou not see to your Lord how He casts the shadow? And if He wished, He could have made it still, then We would have made the sun as a guide to it.