Furkan Sûresi8. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1أوevyahut değil mi?Or
2يلقىل ق يLGYyulḳāatılmalıis delivered
3إليهileyhiüstüneto him
4كنزك ن زKNZkenzunbir hazinea treasure
5أوevyahutor
6تكونك و نKVNtekūnuolmalı değil mi?is
7لهlehukendisininfor him
8جنةج ن نCNNcennetunbir bahçesia garden,
9يأكلا ك لEKLye'kuluyiyeceğihe may eat
10منهاminhāondan (ürününden)from it?
11وقالق و لGVLve ḳāleve dediler kiAnd say
12الظالمونظ ل مƵLMZ-Zālimūnezalimlerthe wrongdoers,
13إنin"""Not"
14تتبعونت ب عTBAtettebiǔnesiz uymuyorsunuzyou follow
15إلاillābaşkasınabut
16رجلار ج لRCLraculenbir adam(dan)a man
17مسحوراس ح رSḪRmesHūranbüyülenmiş"bewitched."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

او يلقى اليه كنز او تكون له جنة ياكل منها وقال الظلمون ان تتبعون الا رجلا مسحورا

Arapça (Harekeli)

أَوْ يُلْقَى إِلَيْهِ كَنزٌ أَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ الظَّالِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَّسْحُورًا

Transliterasyon

Ev yulkâ ileyhi kenzun ev tekûnu lehu cennetunye’kulu minhâ, ve kâlez zâlimûne in tettebiûne illâ raculen meshûrâ(meshûran).

Transliteration (Eng.)

Aw yulq<span class="u">a</span> ilayhi kanzun aw takoonu lahujannatun ya/kulu minh<span class="u">a</span> waq<span class="u">a</span>la a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limoonain tattabiAAoona ill<span class="u">a</span> rajulan mas<span class="u">h</span>oor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahut ona bir defîne verilmeliydi, yahut da bir bahçesi olmalıydı da orada biten şeyleri yemeliydi ve zâlimler, siz dediler, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.

Ali Bulaç

"Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya (ürünlerinden) yemekte olduğu bir bahçesi olması (gerekmez miydi)?" Zulmedenler dedi ki: "Siz olsa olsa, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz."

Bayraktar Bayraklı

“Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya meyvelerinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!” Bu zâlimler, “Sizler sırf büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler.

Diyanet İşleri

Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya içinden yeyip (meşakkatsizce geçimini sağlayacağı) bir bahçesi olmalıydı. (Ayrıca) o zalimler (müminlere): Siz, ancak büyüye tutulmuş bir adama uymaktasınız! dediler.

Edip Yüksel

"Yahut kendisine bir hazine atılsaydı veya kendisinin bir bahçesi olsaydı ve ondan yeseydi!" Hatta zalimler, "Siz, büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!" Bu zalimler, inananlara "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.

Erhan Aktaş

“Veya ona bir hazine verilseydi veya kendisinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!” Bu zalimler: “Siz yalnızca büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.” dediler.

Hakkı Yılmaz

(7,8)Ve inkâr etmiş olanlar: “Bu ne biçim elçi ki, yemek yiyor, sokaklarda yürüyor? Ona, bir melek indirilseydi ya! Böylece O'nunla beraber bir uyarıcı olur! Yahut kendisine bir hazine bırakılsaydı veya kendisinden yiyeceği bir bahçe olsaydı ya!” dediler. Bu şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanlar: “Siz, yalnızca büyülenmiş bir kişiye uyuyorsunuz” da dediler.

Muhammed Esed

Yahut kendisine (Allah tarafından) bir hazine verilseydi, yahut (zahmetsiz) yiyip içtiği (tılsımlı) bir bahçesi olsaydı ya!" Ve bu zalimler (birbirlerine): "Eğer (Muhammed'e) uyacak olsaydınız, büyülenmiş bir adamdan başkasına (uymuş, olmazdınız)!" diyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Ya da kendisine (gökten) bir hazine bırakılsaydı, veya ondan yiyip içerek (safa sürdüğü) kendisine ait bir cenneti olsaydı?" dediler.Bir de kalkıp o zalimler; "Eğer (ona) uymuş olsaydınız, sihirlenmiş bir adamdan başkasına uymamış olacaktınız" dediler.

Suat Yıldırım

“Yahut kendine bir hazine verilse, yahut kendisinin içinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı! ” Hasılı o zalimler: “Doğrusu siz, sadece büyülenmiş bir adamın peşine düşmüşsünüz. ” dediler.

Süleyman Ateş

Yahut üstüne bir hazine atılmalı, yahut kendisinin ürününden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil mi? Ve zalimler: "Siz başka değil, sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.

Şaban Piriş

Veya kendisine bir hazine verilseydi, veya bir bahçesi olsaydı da oradan yeseydi .. Zalimler “Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yahut ona bir hazine gönderilmeli, yahut ürününden yediği bir bahçesi olmalı değil miydi?" O zalimler şunu da söylediler: "Sizler büyülenmiş bir adamdan başkasının ardı sıra gitmiyorsunuz."

Edip-Layth-Martha

"Or that a treasure is given to him, or that he has a paradise that he eats from." The wicked said, "You are but following a man bewitched!"

Muhammad Asad

Or: “[Why has not] a treasure been granted to him [by God]?" Or: “He should [at least] have a [bountiful] garden, so that he could eat thereof [without effort]!"* And so these evildoers say [unto one another], “If you were to follow [Muhammad, you would follow] but a man bewitched!"

Rashad Khalifa

Or, "If only a treasure could be given to him!" Or, "If only he could possess an orchard from which he eats!" The transgressors also said, "You are following a bewitched man.",

The Monotheist Group

"Or that a treasure is given to him, or that he has a paradise that he eats from." And the wicked said: "You are but following a man bewitched!"