Furkan Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | انظر | ن ظ رNƵR | unZur | bak | See |
| 2 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 3 | ضربوا | ض ر بŽRB | Derabū | misal verdiler | they set forth |
| 4 | لك | — | leke | senin için | for you |
| 5 | الأمثال | م ث لMS̃L | l-emṧāle | benzetmelerle | the similitudes, |
| 6 | فضلوا | ض ل لŽLL | feDellū | saptılar | but they have gone astray, |
| 7 | فلا | — | felā | artık | so not |
| 8 | يستطيعون | ط و عŦVA | yesteTīǔne | bulamazlar | they are able (to find) |
| 9 | سبيلا | س ب لSBL | sebīlen | yolu | a way. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انظر كيف ضربوا لك الامثل فضلوا فلا يستطيعون سبيلا
Arapça (Harekeli)
انظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْأَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا
Transliterasyon
Unzur keyfe darabû lekel emsâle fe dallû fe lâ yestetîûne sebîlâ(sebîlen).
Transliteration (Eng.)
On<span class="i"><span class="u">th</span></span>ur kayfa <span class="u">d</span>araboolaka al-amth<span class="u">a</span>la fa<span class="u">d</span>alloo fal<span class="u">a</span> yasta<span class="u">t</span>eeAAoonasabeel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bak da gör, senin için ne çeşit örnekler getirdi onlar da saptılar doğru yoldan ve artık gerçeğe varmak için hiçbir yol bulamaz onlar.
Ali Bulaç
Bir bak; senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Artık onlar hiçbir yol bulamazlar.
Bayraktar Bayraklı
“Ey Peygamber! Bak, nasıl böyle örnekler verip sapıttılar. Artık onlar hiçbir çıkış yolu bulamazlar.”
Diyanet İşleri
(Resulüm!) Senin hakkında bak ne biçim temsiller getirdiler! Artık onlar sapmışlardır ve (hidayete) hiçbir yol da bulamazlar.
Edip Yüksel
Bak, senin için ne örnekler verdiler de saptılar, yolu asla bulamayacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Muhammed! sana nasıl misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.
Erhan Aktaş
Senin için nasıl örnekler verdiklerine bir bak. Böylece saptılar, artık bir çıkış yolu bulamazlar.
Hakkı Yılmaz
Senin için nasıl örnekler getirdiklerine bir bak! Artık onlar sapmışlardır, hiçbir yola da güç yetiremezler.(Sonraki 25:50)
Muhammed Esed
(Ey Rasûl,) seni benzettikleri şeye bak! Zaten onlar bir kere yoldan çıkmış bulunuyorlar, bir daha da (doğru) yolu bulamayacaklar!
Mustafa İslamoğlu
Şunların, seni neye benzettiklerine bir bak hele! Ve sonuçta öyle bir sapıtıyorlar ki, bir daha doğru yolu bulacak (muhakeme) gücünü asla kendilerinde bulamıyorlar.
Suat Yıldırım
İşte bak senin hakkında nasıl tutarsız misaller getiriyorlar. Doğrusu onlar saptılar, artık asla yol bulamazlar! .
Süleyman Ateş
Bak, senin için nasıl benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık bir daha yolu bulamazlar.
Şaban Piriş
Bak, sana nasıl örnekler veriyorlar, sapıttılar da yolu bulamıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bak da gör! Nasıl da örnekler sunuyorlar sana. Sapıttılar, artık bir daha yol bulamazlar.
Edip-Layth-Martha
See how they cited the examples for you, for they have strayed, and they cannot find a path.
Muhammad Asad
See to what they liken thee, [O Prophet, simply] because they have gone astray and are now unable to find a way to the truth]!
Rashad Khalifa
Note how they called you all kinds of names, and how this led them astray, never to find their way back.,
The Monotheist Group
See how they put forth the examples for you; they have strayed, and they cannot find a path.