Şuara Sûresi139. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (10 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فكذبوهك ذ بKZ̃Bfekeƶƶebūhuonu yalanladılarSo they denied him,
2فأهلكناهمه ل كHLKfeehleknāhumbiz de onları helak ettikthen We destroyed them.
3إنinnemuhakkak kiIndeed,
4فيvardırin
5ذلكƶālikebundathat
6لآيةا ي يEYYlāyetenbir ibretsurely, is a sign,
7وماvemāama yinebut not
8كانك و نKVNkānedeğildirare
9أكثرهمك ث رKS̃Rekṧeruhumçoklarımost of them
10مؤمنينا م نEMNmu'minīneinananlardanbelievers.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فكذبوه فاهلكنهم ان فى ذلك لءاية وما كان اكثرهم مومنين

Arapça (Harekeli)

فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَاهُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Transliterasyon

Fe kezzebûhu fe ehleknâhum, inne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Faka<span class="u">thth</span>aboohu faahlakn<span class="u">a</span>huminna fee <span class="u">tha</span>lika la<span class="u">a</span>yatan wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>naaktharuhum mu/mineen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken onu yalanladılar, biz de onları helâk ettik. Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.

Ali Bulaç

Böylelikle onu yalanladılar, Biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Bayraktar Bayraklı

(138-139) “Biz yaptıklarımızdan dolayı ceza görmeyeceğiz” deyip onu yalanladılar. Biz de onları helâk ettik. Bunda kesinlikle bir ders vardır. Onların çoğu inanmamış olsa da.

Diyanet İşleri

Böylece onu yalancılıkla suçladılar; biz de kendilerini helak ettik. Doğrusu bunda büyük bir ibret vardır; ama çokları iman etmezler.

Edip Yüksel

Böylece onu yalanladılar. Nihayet biz de onları yok ettik. Bunda bir ders var; ancak çoğunluk onaylamaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Böylece onu yalancı saydılar; biz de kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.

Erhan Aktaş

Onu* yalanladılar. Bunun üzerine onları helak ettik. Bunda bir ayet* vardır. Buna rağmen insanların pek çoğu inanmamaktadırlar.

Hakkı Yılmaz

Bunun üzerine o'nu yalanladılar da Biz kendilerini değişime/yıkıma uğrattık. Şüphesiz ki bunda kesinlikle mutlak bir alâmet/gösterge vardır, ama onların çoğu iman ediciler değillerdi.

Muhammed Esed

İşte o'nu böyle yalanladılar; ve bunun üzerine Biz de onları yok ettik. Bu (kıssada da insanlar için) mutlaka, bir ders vardır, onlardan çoğu (buna) inanmasa da...

Mustafa İslamoğlu

Neticede, onu işte böyle yalanladılar; bunun üzerine Biz de onları helak ettik. Elbet bu (Hud kıssası)nda da alınacak bir ders mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.

Suat Yıldırım

Neticede onu yalancı saydılar, Biz de onları imha ettik. Elbette bunda, alınacak ibret var, fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.

Süleyman Ateş

(Böylece) onu yalanladılar. Biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar.

Şaban Piriş

Hûdu yalanladılar. Biz de onları yok ettik. İşte bunda bir ibret vardır. Yine de onların çoğu inanacak değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu bu şekilde yalanladılar, biz de onları helak ettik. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu inanmamıştı.

Edip-Layth-Martha

So they denied him, and We destroyed them. In that is a sign, but most do not acknowledge.

Muhammad Asad

And so they gave him the lie: and thereupon We destroyed them. In this [story], behold, there is a message [unto men], even though most of them will not believe [in it].*

Rashad Khalifa

They thus disbelieved and, consequently, we annihilated them. This should be a lesson, but most people are not believers.,

The Monotheist Group

So they denied him, and We destroyed them. In that is a sign, but most are not believers.