Şuara Sûresi158. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأخذهم | ا خ ذ EḢZ̃ | feeḣaƶehumu | ve onları yakaladı | So seized them |
| 2 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābu | azab | the punishment. |
| 3 | إن | — | inne | muhakkak ki | Indeed, |
| 4 | في | — | fī | vardır | in |
| 5 | ذلك | — | ƶālike | bunda | that |
| 6 | لآية | ا ي يEYY | lāyeten | bir ibret | surely is a sign, |
| 7 | وما | — | vemā | ama yine | but not |
| 8 | كان | ك و نKVN | kāne | değildir | are |
| 9 | أكثرهم | ك ث رKS̃R | ekṧeruhum | çokları | most of them |
| 10 | مؤمنين | ا م نEMN | mu'minīne | inananlardan | believers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاخذهم العذاب ان فى ذلك لءاية وما كان اكثرهم مومنين
Arapça (Harekeli)
فَأَخَذَهُمُ الْعَذَابُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
Transliterasyon
Fe ehazehumul azâb|u|, inne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Faakha<span class="u">th</span>ahumu alAAa<span class="u">tha</span>bu innafee <span class="u">tha</span>lika la<span class="u">a</span>yatan wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>naaktharuhum mu/mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Azap, onları helâk ediverdi. Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
Ali Bulaç
Böylece azap onları yakaladı. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Bayraktar Bayraklı
Çünkü felâket başlarına geldi. Onların çoğu inanmamış olsa da, bunda kesinlikle bir ders vardır.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda, büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Edip Yüksel
Ve ceza onları yakaladı. Bunda bir ders var; ancak çoğunluk onaylamaz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü kendilerini azap yakalayıverdi. Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.
Erhan Aktaş
Fakat azap onları yakaladı. Kuşkusuz bunda* bir ayet* vardır. Yine de insanların çoğu inanmadılar.
Hakkı Yılmaz
Bunun üzerine onları azap yakalayıverdi. Doğrusu bunda, büyük bir ders vardır, ama onların çoğu iman etmediler.
Muhammed Esed
çünkü (Salih'in önceden haber verdiği) azap onları kıskıvrak yakaladı. Şüphesiz bu (kıssada da insanlar için) bir ders vardır; onlardan çoğu (buna) inanmasalar da...
Mustafa İslamoğlu
çünkü onları malum azap kıskıvrak yakalamıştı. Elbet bu (Salih kıssası)nda da, alınacak bir ders mutlaka vardır; fakat insanları çoğu yine de inanmayacaklardır.
Suat Yıldırım
Çünkü bildirilen azap onları bastırıverdi. Elbette bunda alınacak ibret vardı. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler. *
Süleyman Ateş
Ve azab onları yakaladı. Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar.
Şaban Piriş
Çünkü onları azap yakaladı. Bu olayda gerçekten bir ibret vardır. Fakat onların çoğu yine de iman etmiş değildir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonunda azap onları enseledi. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu inanan kişiler değildir.
Edip-Layth-Martha
So the retribution took them. In that is a sign, but most of them are not those who acknowledge.
Muhammad Asad
for the suffering [predicted by Salih,] befell them [then and there]. In this [story], behold, there is a message [unto men], even though most of them will not believe [in it].*
Rashad Khalifa
The retribution overwhelmed them. This should be a lesson, but most people are not believers.,
The Monotheist Group
So the retribution took them. In that is a sign, but most of them are not believers.