Şuara Sûresi173. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (6 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأمطرنا | م ط رMŦR | ve emTarnā | ve yağdırdık | And We rained |
| 2 | عليهم | — | ǎleyhim | üzerlerine | upon them |
| 3 | مطرا | م ط رMŦR | meTaran | bir yağmur | a rain, |
| 4 | فساء | س و اSVE | fe sā'e | çok kötü oldu | and evil was |
| 5 | مطر | م ط رMŦR | meTaru | yağmuru | (was) the rain |
| 6 | المنذرين | ن ذ رNZ̃R | l-munƶerīne | uyarılanların | (on) those who were warned. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وامطرنا عليهم مطرا فساء مطر المنذرين
Arapça (Harekeli)
وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَسَاءَ مَطَرُ الْمُنذَرِينَ
Transliterasyon
Ve emtarnâ aleyhim matara|n|, fe sâe matarul munzerîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waam<span class="u">t</span>arn<span class="u">a</span> AAalayhim ma<span class="u">t</span>aranfas<span class="u">a</span>a ma<span class="u">t</span>aru almun<span class="u">th</span>areen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Üstlerine öylesine bir yağmur yağdırdık ki, ne de kötüdür korkutulanlara yağdırılan yağmur.
Ali Bulaç
Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp-korkutulanların yağmuru ne kötü.
Bayraktar Bayraklı
(172-173) Sonra diğerlerini yerle bir ettik. Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Ne kötü bir yağmurdu, o uyarılanların yağmuru!
Diyanet İşleri
Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki... Uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) yağmuru ne de kötü!
Edip Yüksel
Üzerlerine bir çeşit yağmur yağdırdık; uyarılanların yağmuru ne felaketli bir yağmurdur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, (uyarılanların) o yağmuru ne kötü bir yağmurdu!
Erhan Aktaş
Ve üzerlerine taştan* yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür!
Hakkı Yılmaz
Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Bak işte uyarılanların yağmuru ne kötüdür!
Muhammed Esed
üzerlerine (helak edici) yağmurlar yağdırdık; uyarıl(dıkları halde uslanmay)anların maruz kaldığı yağmur, gerçekten, ne korkunçtur!
Mustafa İslamoğlu
sonunda (bela) sağanağını üzerlerine boca ettik: gör ki, uyarılan (fakat uslanmayan) kimselerin maruz kaldığı sağanak ne berbattır.
Suat Yıldırım
Üzerlerine öyle helâk eden bir yağmur yağdırdık ki sorma! Uyarılanların başına yağan musîbet ne fena idi!
Süleyman Ateş
Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık, uyarıl(ıp da yola gelmey)enlerin yağmuru hakikaten çok kötü oldu!
Şaban Piriş
Üzerlerine şiddetli bir yağmur yağdırdık. Uyarılmışların yağmuru ne kötüdür..
Yaşar Nuri Öztürk
Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Ne de kötüymüş uyarılanların yağmuru!
Edip-Layth-Martha
We rained upon them a rain. Miserable was the rain to those who had been warned.
Muhammad Asad
and rained down upon them a rain [of destruction]:* and dire is such rain upon all who let themselves be warned [to no avail]!*
Rashad Khalifa
We showered them with a miserable shower; what a terrible shower for those who had been warned!,
The Monotheist Group
And We rained upon them a rain. Miserable was the rain to those who had been warned.