Neml Sûresi37. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ارجع | ر ج عRCA | İrciǎ' | dön (söyle) | Return |
| 2 | إليهم | — | ileyhim | onlara | to them, |
| 3 | فلنأتينهم | ا ت يETY | felene'tiyennehum | onlara gelirim | surely, we will come to them |
| 4 | بجنود | ج ن دCND̃ | bicunūdin | ordularla | with hosts |
| 5 | لا | — | lā | asla | not |
| 6 | قبل | ق ب لGBL | ḳibele | karşı koyamayacakları | (is) resistance |
| 7 | لهم | — | lehum | kendilerinin | for them |
| 8 | بها | — | bihā | ona | of it, |
| 9 | ولنخرجنهم | خ ر جḢRC | velenuḣricennehum | ve onları sürüp çıkarırım | and surely, we will drive them out |
| 10 | منها | — | minhā | oradan | from there |
| 11 | أذلة | ذ ل لZ̃LL | eƶilleten | zilletle | (in) humiliation, |
| 12 | وهم | — | ve hum | ve onları | and they |
| 13 | صاغرون | ص غ رṦĞR | Sāğirūne | hor ve hakir olarak | "(will be) abased.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ارجع اليهم فلناتينهم بجنود لا قبل لهم بها ولنخرجنهم منها اذلة وهم صغرون
Arapça (Harekeli)
ارْجِعْ إِلَيْهِمْ فَلَنَأْتِيَنَّهُم بِجُنُودٍ لَّا قِبَلَ لَهُم بِهَا وَلَنُخْرِجَنَّهُم مِّنْهَا أَذِلَّةً وَهُمْ صَاغِرُونَ
Transliterasyon
İrcı’ ileyhim fe le ne’tiyennehum bi cunûdin lâ kıbele lehum bihâ ve le nuhricennehum minhâ ezilleten ve hum sâgırûn|e|.
Transliteration (Eng.)
IrjiAA ilayhim falana/tiyannahum bijunoodinl<span class="u">a</span> qibala lahum bih<span class="u">a</span> walanukhrijannahum minh<span class="u">a</span>a<span class="u">th</span>illatan wahum <span class="u">sa</span>ghiroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dön, git onlara, öyle bir orduyla geleceğim ki karşı duramayacaklar ve oradan, hor hakir bir halde çıkaracağım onları, aşağılık bir hâle gelecek onlar.
Ali Bulaç
"Sen onlara dön, Biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve Biz onları ordan horlanmış-aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız."
Bayraktar Bayraklı
“Hediyeyi onlara geri götür; onlara asla karşı koyamayacakları bir ordu ile gelir, onları oradan hor ve hakir olarak çıkarırım.”
Diyanet İşleri
(Ey elçi!) Onlara dön; iyi bilsinler ki, kendilerine asla karşı koyamıyacakları ordularla gelir, onları muhakkak surette hor ve hakir halde oradan çıkarırız!
Edip Yüksel
"Onlara dön, (ve bildir ki) karşı konulamayacak ordularla üzerlerine varacağız ve onları aşağılanmış ve küçültülmüş olarak oradan çıkartacağız."
Elmalılı Hamdi Yazır
"(Ey elçi) Onlara var (söyle); iyi bilsinler ki, kendilerine asla karşı koyamayacakları ordularla gelir, onları, muhakkak surette hor ve hakir halde oradan çıkarırız!"
Erhan Aktaş
“Onlara geri dön. Karşı koyamayacakları bir ordu ile gelir, onları yurtlarından hor ve aşağılanmış olarak çıkarırım.”
Hakkı Yılmaz
(36,37)Elçi Süleymân'a gelince Süleymân, “Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? İşte, Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Tersine siz, hediyenizle böbürlenirsiniz. Onlara geri dön; iyi bilsinler ki, kendilerine asla karşı koyamayacakları ordularla gelir, onları, kesinlikle hor ve aşağılanmış olarak çıkarırız!” dedi.
Muhammed Esed
"(Şimdi seni gönderenlere) dön! Çünkü, (Allah diyor ki:) Şüphesiz, karşı duramayacakları güçlerle onların üzerine yürüyecek ve onları, küçük düşürülmüş olarak (o ülkeden) mutlaka çıkaracağız!"
Mustafa İslamoğlu
Seni (gönderenlere) dön ve (Allah'ın şu buyruğunu ilet): "Andolsun karşı konulmaz bir orduyla onların üzerine yürüyeceğiz ve elbette onları küçük düşürülmüş bir halde hor ve hakir olarak oradan çıkaracağız!"
Suat Yıldırım
“Sen dön ve onlara de ki: Biz onların üzerine, karşı koyamayacakları ordularla yürüyeceğiz. Onları yurtlarından mağlup ve zelil olarak çıkaracağız. ”
Süleyman Ateş
Sen, onlara dön (söyle): onlara, kendilerinin asla karşı koyamayacakları ordularla gelirim ve onları hor ve hakir bir durumda oradan sürüp çıkarırım."
Şaban Piriş
Onlara dön. Karşı koyamayacakları bir ordu ile gelmekte olduğumuzu haber ver. Onları aşağılık bir halde, küçük düşürerek oradan çıkaracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
"Seni gönderenlere dön. Vallahi, karşı koyamayacakları ordularla üstlerine gelirim ve onları oradan, başları eğik, aşağılanmış bir halde sürer çıkarırım."
Edip-Layth-Martha
"Return to them. For we shall come to them with soldiers the like of which they have never seen, and we will drive them out humiliated, while they are feeble."
Muhammad Asad
Go thou back unto them [that have sent thee]! For, [God says:] 'We shall most certainly come upon them with forces which they will never be able to withstand, and shall most certainly cause them to be driven from that [land of theirs], despicable and humbled!' "*
Rashad Khalifa
(To the hoopoe, he said,) "Go back to them (and let them know that) we will come to them with forces they cannot imagine. We will evict them, humiliated and debased.",
The Monotheist Group
"Go back to them. For we shall come to them with soldiers the like of which they have never seen, and we will drive them out humiliated, while they are feeble."