Neml Sûresi36. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | So when |
| 2 | جاء | ج ي اCYE | cā'e | gelince | came |
| 3 | سليمان | — | suleymāne | Süleyman'a | (to) Sulaiman |
| 4 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | he said, |
| 5 | أتمدونن | م د دMD̃D̃ | etumiddūneni | bana yardım mı etmek istiyorsunuz? | """Will you provide me" |
| 6 | بمال | م و لMVL | bimālin | mal ile | with wealth? |
| 7 | فما | — | femā | oysa ne ki | But what |
| 8 | آتاني | ا ت يETY | ātāniye | bana vermiştir | Allah has given me |
| 9 | الله | — | llahu | Allah | Allah has given me |
| 10 | خير | خ ي رḢYR | ḣayrun | (o) daha hayırlıdır | (is) better |
| 11 | مما | — | mimmā | -nden | than what |
| 12 | آتاكم | ا ت يETY | ātākum | size verdiği- | He has given you. |
| 13 | بل | — | bel | bilakis | Nay, |
| 14 | أنتم | — | entum | siz | you |
| 15 | بهديتكم | ه د يHD̃Y | bihediyyetikum | hediyenizle | in your gift |
| 16 | تفرحون | ف ر حFRḪ | tefraHūne | sevinirsiniz | rejoice. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما جاء سليمن قال اتمدونن بمال فما ءاتىن الله خير مما ءاتىكم بل انتم بهديتكم تفرحون
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا جَاءَ سُلَيْمَانَ قَالَ أَتُمِدُّونَنِ بِمَالٍ فَمَا آتَانِيَ اللَّهُ خَيْرٌ مِّمَّا آتَاكُم بَلْ أَنتُم بِهَدِيَّتِكُمْ تَفْرَحُونَ
Transliterasyon
Fe lemmâ câe suleymâne kâle e tumiddûneni bi mâlin fe mâ âtâniyallâhu hayrun mimmâ âtâkum, bel entum bi hediyyetikum tefrahûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>a sulaym<span class="u">a</span>na q<span class="u">a</span>laatumiddoonani bim<span class="u">a</span>lin fam<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>t<span class="u">a</span>niyaAll<span class="u">a</span>hu khayrun mimm<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>t<span class="u">a</span>kum bal antumbihadiyyatikum tafra<span class="u">h</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Elçiler, Süleyman'a gelince Süleyman, bana dedi, mal göndererek yardım mı ediyorsunuz? Allah'ın bana verdikleri, sizin getirdiklerinizden daha da hayırlı, fakat siz, armağanınızla sevinir, övünürsünüz.
Ali Bulaç
(Elçi hediyelerle) Süleyman'a geldiği zaman: "Sizler bana mal ile yardımda mı bulunmak istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır; hayır, siz, hediyenizle sevinip öğünebilirsiniz" dedi.
Bayraktar Bayraklı
Elçiler hediyelerle Süleyman'a gelince, Süleyman şöyle dedi: “Siz bana mal ile yardım mı ediyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha değerlidir. Hediyenizle ben değil, siz sevinirsiniz.”
Diyanet İşleri
(Elçiler, hediyelerle) Süleyman'a gelince şöyle dedi: Siz bana mal ile yardım mı ediyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Hediyenizle (ben değil) siz sevinirsiniz.
Edip Yüksel
(Elçi) geldiğinde Süleyman kendisine şunları dedi, "Siz bana para ve mal mı vermek istiyorsunuz? ALLAH'ın bana verdikleri sizin bana verdiğinizden çok daha iyidir. Armağanınızla (ben değil) siz sevinebilirsiniz."
Elmalılı Hamdi Yazır
(Elçiler, hediyelerle) gelince Süleyman şöyle dedi: "Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Ama siz, hediyenizle böbürlenirsiniz."
Erhan Aktaş
Elçi Süleyman’a geldiğinde, Süleyman: “Bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Oysa Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Böyle hediyelere ancak sizin gibiler sevinir.” dedi.
Hakkı Yılmaz
(36,37)Elçi Süleymân'a gelince Süleymân, “Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? İşte, Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Tersine siz, hediyenizle böbürlenirsiniz. Onlara geri dön; iyi bilsinler ki, kendilerine asla karşı koyamayacakları ordularla gelir, onları, kesinlikle hor ve aşağılanmış olarak çıkarırız!” dedi.
Muhammed Esed
(Sebe Melikesi'nin elçileri) Süleyman'a geldiklerinde (Süleyman:) "Benim servetime servet mi katmak istiyorsunuz? Oysa, Allah'ın bana bahşettiği şey size bahşettiği her şeyden çok daha hayırlıdır! Öyleyse, sizin bu hediyeniz (ancak) sizi(n gibi insanları) sevindirir.
Mustafa İslamoğlu
(Sebe kraliçesinin elçisi) Süleyman'a gelince, o şöyle dedi: "Güya servetle beni tavlamış mı oluyorsunuz? Ama Allah'ın bana verdiklerinin, sizin bana verdiğinizden kat kat hayırlı olduğunu biliniz. Bilakis sunduğunuz hediyeler, yine sizin (gibi tek dünyalıları) sevindirir.
Suat Yıldırım
Elçi Süleyman'a gelince o, elçiye: “Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Oysa Allah'ın bana verdiği nimetler sizin verdiğinizden daha hayırlıdır. Ama siz hediyenizle böbürlenirsiniz” dedi. {KM, I Krallar 10, 1-13; II Tarih 9, 1-12}*
Süleyman Ateş
(Elçi, hediyelerle) Süleyman'a gelince (Süleyman) dedi ki: "Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Hediyenizle ancak siz sevinirsiniz.
Şaban Piriş
Elçi Süleymana geldiği zaman, Süleyman ona dedi ki:-Siz bana mal ile yardım mı edeceksiniz? Allahın bana verdikleri, size verdiklerinden daha hayırlıdır. Belki siz hediyenizle öğünürsünüz.
Yaşar Nuri Öztürk
Elçi geldiğinde, Süleyman dedi ki: "Siz bana mal ile destek mi veriyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha kıymetlidir. Sizin hediyenizle, benden çok siz ferahlarsınız."
Edip-Layth-Martha
So when they came to Solomon he said, "Are you providing me with wealth? What God has provided for me is far better than what He has given you. Now you are happy with your gift!"
Muhammad Asad
Now when [the Queen's messenger] came unto Solomon, he said: Do you people mean to add to my wealth? But that which God has given me* is [so much] better than all that He has given you! Nay, it is [only such as] you* that would rejoice in this gift of yours!
Rashad Khalifa
When the hoopoe returned to Solomon (he told him the news), and he responded (to Sheba's people): "Are you giving me money? What GOD has given me is far better than what He has given you. You are the ones to rejoice in such gifts.",
The Monotheist Group
So when they came to Solomon he said: "Are you providing me with wealth? What God has provided for me is far better than what He has given you. Now you are happy with your gift!"