Neml Sûresi82. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | ve zaman | And when |
| 2 | وقع | و ق عVGA | veḳaǎ | geldiği | (is) fulfilled |
| 3 | القول | ق و لGVL | l-ḳavlu | söz | the word |
| 4 | عليهم | — | ǎleyhim | başlarına | against them, |
| 5 | أخرجنا | خ ر جḢRC | eḣracnā | çıkarırız | We will bring forth |
| 6 | لهم | — | lehum | onlara | for them |
| 7 | دابة | د ب بD̃BB | dābbeten | bir Dabbe (canlı) | a creature |
| 8 | من | — | mine | -den | from |
| 9 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yer- | the earth |
| 10 | تكلمهم | ك ل مKLM | tukellimuhum | o onlara söyler | speaking to them, |
| 11 | أن | — | enne | elbetteki | that |
| 12 | الناس | ن و سNVS | n-nāse | insanların | the people |
| 13 | كانوا | ك و نKVN | kānū | olduklarını | were, |
| 14 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimize | of Our Signs, |
| 15 | لا | — | lā | not | |
| 16 | يوقنون | ي ق نYGN | yūḳinūne | inanmıyor(lar) | certain. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا وقع القول عليهم اخرجنا لهم دابة من الارض تكلمهم ان الناس كانوا بايتنا لا يوقنون
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ أَخْرَجْنَا لَهُمْ دَابَّةً مِّنَ الْأَرْضِ تُكَلِّمُهُمْ أَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِآيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ
Transliterasyon
Ve izâ vakaal kavlu aleyhim ahracnâ lehum dâbbeten minel ardı tukellimuhum ennen nâse kânû bi âyâtinâ lâ yûkınûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> waqaAAa alqawlu AAalayhimakhrajn<span class="u">a</span> lahum d<span class="u">a</span>bbatan mina al-ar<span class="u">d</span>itukallimuhum anna a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sa k<span class="u">a</span>noo bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>l<span class="u">a</span> yooqinoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sözün, onlar hakkında yerine geleceği, tahakkuk edeceği zaman gelip çatınca yeryüzünden, onlara bir mahlûk çıkarırız ki o, konuşur onlarla ve gerçekten de insanlar, delillerimize adamakıllı inanmazlar der.
Ali Bulaç
O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe çıkarırız; o da, insanların Bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.
Bayraktar Bayraklı
O söz, tepelerine indiğinde, yerden onlar için canlı bir yaratık çıkarırız da, o onlara, insanların bizim âyetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler.
Diyanet İşleri
O söz başlarına geldiği (kıyamet yaklaştığı) zaman, onlara yerden bir dabbe (mahluk) çıkarırız da, bu onlara insanların ayetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.*
Edip Yüksel
Zamanı gelince, onlara topraktan mamul bir yaratık çıkaracağız; onlara, halkın ayet ve mucizelerimizi onaylamadığını bildirecek.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Söylenen başlarına geleceği vakit, bunlar için yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.
Erhan Aktaş
Üzerlerine söz* gerçekleştiği zaman, onlara yerden bir dabbe* çıkarırız. Kuşkusuz o, onlara, insanların* ayetlerimize inanmadıklarını söyler.*
Hakkı Yılmaz
Ve Söz* üzerlerine vaki olduğu/gerçekleştiği zaman onlar için, insanların âyetlerimize gerektiği gibi inanmadıklarını onlara söyleyen/anlatan, topraktan/maddeden yapılmış hareket eden, konuşan bir varlık* çıkardık.
Muhammed Esed
Ve (o kalben sağır ve kör olanlara gelince: Haktan yana kendilerine söylenen) söz bütün açıklığıyla gerçekleştiği zaman, onların karşısına yerden, kendilerine insanlığın mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını söyleyen bir yaratık çıkaracağız.
Mustafa İslamoğlu
Ve (o vahyi işitmeyen ölüler ve sağırlar) aleyhindeki söz gerçekleştiği zaman, onlar için yerden bir canlı çıkarırız; o onları mesajlarımıza öteden beri insanların yürekten inanmamış olduklarını söyler.
Suat Yıldırım
Kıyamet hakkındaki sözün gerçekleşme zamanı yaklaşınca onlara yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız. O da insanların bizim ayetlerimize, (özellikle kıyamete dair ayetlerimize) inanmadıklarını söyler. {KM, Vahiy 13, 11}*
Süleyman Ateş
O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe (canlı) çıkarırız; o, onlara insanların, ayetlerimize inanmadıklarını söyler.
Şaban Piriş
Onlara verilen söz gerçekleştiği zaman, yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız da onlara konuşarak; insanların gerçekten ayetlerimize inanmadıklarını söyler.
Yaşar Nuri Öztürk
O söz tepelerine indiğinde, yerden onlar için bir dabbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler.
Edip-Layth-Martha
When the punishment has been deserved by them, We will bring out for them a creature made of earthly material, it will speak to them that the people have been unaware regarding Our signs.*
Muhammad Asad
Now, [as for the deaf and blind of heart ] when the word [of truth] stands revealed against them,* We shall bring forth unto them out of the earth a creature, which will tell them that mankind had no real faith in Our messages.*
Rashad Khalifa
At the right time, we will produce for them a creature, made of earthly materials, declaring that the people are not certain about our revelations.*,
The Monotheist Group
And when the punishment has been deserved by them, We will bring out for them a creature from the earth, it will speak to them that the people have been unaware regarding Our revelations.