Neml Sûresi81. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve değilsin | And not |
| 2 | أنت | — | ente | sen | (can) you |
| 3 | بهادي | ه د يHD̃Y | bihādī | doğru yola getirecek | guide |
| 4 | العمي | ع م يAMY | l-ǔmyi | kör(ler)i | the blind |
| 5 | عن | — | ǎn | -ndan | from |
| 6 | ضلالتهم | ض ل لŽLL | Delāletihim | sapıklıkları- | their error. |
| 7 | إن | — | in | Not | |
| 8 | تسمع | س م عSMA | tusmiǔ | sen duyuramazsın | you can cause to hear |
| 9 | إلا | — | illā | dışındakilere | except |
| 10 | من | — | men | (those) who | |
| 11 | يؤمن | ا م نEMN | yu'minu | inananlar | believe |
| 12 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimize | in Our Signs |
| 13 | فهم | — | fehum | işte onlar | so they |
| 14 | مسلمون | س ل مSLM | muslimūne | müslümanlardır | (are) Muslims. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما انت بهدى العمى عن ضللتهم ان تسمع الا من يومن بايتنا فهم مسلمون
Arapça (Harekeli)
وَمَا أَنتَ بِهَادِي الْعُمْيِ عَن ضَلَالَتِهِمْ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِآيَاتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ
Transliterasyon
Ve mâ ente bi hâdîl umyi an dalâletihim, in tusmiu illâ men yu’minu bi âyâtinâ fe hum muslimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> anta bih<span class="u">a</span>dee alAAumyiAAan <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>latihim in tusmiAAu ill<span class="u">a</span> manyu/minu bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span> fahum muslimoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve köre, sapıklığından döndürüp doğru yolu gösteremezsin sen; ancak delillerimize inanan kişiye duyurursun sesini ve onlardır gerçekten de Müslüman olanlar.
Ali Bulaç
Ve sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici değilsin; sen ancak, ayetlerimize iman edenlere (söz) dinletebilirsin, işte Müslüman olanlar bunlardır.
Bayraktar Bayraklı
Manen körleri sapıklıklarından döndürüp doğru yola iletemezsin; ancak âyetlerimize inanıp teslim olanlara duyurabilirsin.
Diyanet İşleri
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da teslim olanlara duyurabilirsin.
Edip Yüksel
Körü de sapıklığından çıkarıp yola iletemezsin. Sen ancak, ayetlerimizi onaylayanlara duyurabilirsin; onlar (anlattığın gerçeği) kabul ederler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getirecek değilsin. Ancak (gönülden) teslim olarak âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.
Erhan Aktaş
Sen körleri, sapkınlıktan çevirip doğru yola iletemezsin; sen ancak ayetlerimize iman edip teslim olanlara gerçeği duyurabilirsin.
Hakkı Yılmaz
Sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip doğru yolu gösterici de değilsin; sen ancak, âyetlerimize iman edenlere –ki onlar teslim olanlardır– dinletebilirsin.
Muhammed Esed
ve (yine) sen (kalben) kör olanları saptıkları yoldan çevirip doğru yola yöneltemezsin; sen (sesini) ancak mesajlarımıza inan(maya istekli ol)anlara işittirebilirsin, ki onlar da zaten bize yürekten boyun eğecek olan kimselerdir.
Mustafa İslamoğlu
Yine, yoldan çıkan körleri doğru yola getirecek olan da sen değilsin. Sen ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin; ki zaten onlar gönülden teslim olan kimselerdir.
Suat Yıldırım
Sen körleri de sapıklıktan kurtarıp doğru yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize iman etmeye yatkın kimselere çağrını duyurabilirsin. Çünkü onlar hakka teslim olurlar.
Süleyman Ateş
Ve sen kör(ler)i içine düştükleri sapıklıklardan çıkarıp yola getiremezsin. Sen, ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin ve onlar derhal müslüman olurlar.
Şaban Piriş
Sen, körleri sapıklıklarından doğru yola çıkaramazsın. Sen ancak ayetlerimize iman edenlere duyurabilirsin. İşte müslüman olanlar onlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve sen, düştükleri sapıklıktan körleri de çıkaramazsın. Teslim olmuş kişiler halinde ayetlerimize inananlardan başkasına sesini duyuramazsın.
Edip-Layth-Martha
Nor can you guide the blind from their misguidance. You can only make those who acknowledge Our signs hear you, for they have peacefully surrendered.
Muhammad Asad
just as thou canst not lead the blind [of heart] out of their error; none canst thou make hear save such as [are willing to] believe in Our messages, and thus surrender themselves unto Us.*
Rashad Khalifa
Nor can you guide the blind out of their straying. The only ones who will hear you are those who believe in our revelations, and decide to be submitters.,
The Monotheist Group
Nor can you guide the blind from their misguidance. You can only make those who believe in Our revelations hear you, for they have submitted.