Kasas Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأصبح | ص ب حṦBḪ | feeSbeHa | sabahladı | In the morning he was |
| 2 | في | — | fī | in | |
| 3 | المدينة | م د نMD̃N | l-medīneti | şehirde | the city |
| 4 | خائفا | خ و فḢVF | ḣāifen | korku içinde | fearful |
| 5 | يترقب | ر ق بRGB | yeteraḳḳabu | gözetleyerek | (and) was vigilant, |
| 6 | فإذا | — | feiƶā | bir de baktı ki | when behold! |
| 7 | الذي | — | lleƶī | The one who | |
| 8 | استنصره | ن ص رNṦR | stenSarahu | kendisinden yardım isteyen | sought his help |
| 9 | بالأمس | — | bil-emsi | dün | the previous day |
| 10 | يستصرخه | ص ر خṦRḢ | yesteSriḣuhu | yine feryadediyor | cried out to him for help. |
| 11 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | Said |
| 12 | له | — | lehu | ona | to him |
| 13 | موسى | — | mūsā | Musa | Musa, |
| 14 | إنك | — | inneke | gerçekten sen | """Indeed, you" |
| 15 | لغوي | غ و يĞVY | leğaviyyun | bir azgınsın | (are) surely a deviator |
| 16 | مبين | ب ي نBYN | mubīnun | belli ki | "clear.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاصبح فى المدينة خائفا يترقب فاذا الذى استنصره بالامس يستصرخه قال له موسى انك لغوى مبين
Arapça (Harekeli)
فَأَصْبَحَ فِي الْمَدِينَةِ خَائِفًا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا الَّذِي اسْتَنصَرَهُ بِالْأَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُ قَالَ لَهُ مُوسَى إِنَّكَ لَغَوِيٌّ مُّبِينٌ
Transliterasyon
Fe asbaha fîl medîneti hâifen yeterakkabu fe izellezîstensarahu bil emsi yestasrihuh|u|, kâle lehu mûsâ inneke le gaviyyun mubîn(mubînun).
Transliteration (Eng.)
Faa<span class="u">s</span>ba<span class="u">h</span>a fee almadeenati kh<span class="u">a</span>-ifanyataraqqabu fa-i<span class="u">tha</span> alla<span class="u">th</span>ee istan<span class="u">s</span>arahu bi<span class="b">a</span>l-amsiyasta<span class="u">s</span>rikhuhu q<span class="u">a</span>la lahu moos<span class="u">a</span> innakalaghawiyyun mubeen<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Korkarak, gözleyip bekleyerek şehirde sabahladı, derken dün kendisinden yardım isteyen, gene birisiyle çekişmedeydi ve gene kendisinden yardım istedi. Mûsâ da ona, şüphe yok ki dedi sen, apaçık bir azgınsın.
Ali Bulaç
Böylece şehirde korku içinde (çevreyi) gözetleyerek sabahladı. Derken, bir de baktı ki, dün kendisinden yardım isteyen (kişi, bugün de) kendisine yardım için bağırıyor. Musa, ona dedi ki: "Sen açıkça bir azgınsın."
Bayraktar Bayraklı
Şehirde korku içinde, etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen kişi, feryat ederek yine ondan yardım istiyor. Mûsâ, ona dedi ki: “Doğrusu sen, besbelli bir azgınsın.”
Diyanet İşleri
Şehirde korku içinde, (etrafı) gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen kimse, feryat ederek yine ondan imdat istiyor. Musa ona (yardım isteyene) dedi ki: Doğrusu sen, besbelli bir azgınsın!
Edip Yüksel
Korku içinde, etrafı kollayarak şehirde sabahladı. Kendisinden dün yardım istemiş olan adam, feryad ederek yine kendisinden yardım istiyordu. Musa ona, "Belli ki sen bir belalısın" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şehirde korku içinde, (etrafı) gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen kimse feryad ederek yine ondan imdat istiyor. Musa ona dedi ki: "Doğrusu sen, besbelli bir azgınsın!"
Erhan Aktaş
Korku içinde etrafı kollayarak şehirde sabahladı. Bir de baktı ki dün yardım isteyen kişi yine yardım istiyor. Musa: “Sen apaçık bir azgınsın!” dedi.
Hakkı Yılmaz
Sonra da Mûsâ, şehirde korku içinde, etrafı kontrol ederek sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen kimse, feryat ederek o'ndan yardım istiyor. Mûsâ ona: “Şüphesiz sen, apaçık bir azgınsın!” dedi.
Muhammed Esed
Böylece, ertesi sabah, korku içinde çevresini gözetleyerek yine şehirde dolaşıyordu; bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen adam (yine) o'nu (yardımına) çağırmıyor mu! Musa, (bu sefer) ona: "Sen gerçekten apaçık bir azgınmışsın!" dedi.
Mustafa İslamoğlu
Ve ertesi sabah, söz konusu kentte endişeyle etrafı kolaçan ederek dolaşıyordu. Fakat o da ne? Dün ondan yardım isteyen adam, kendisini yine yardıma çağırmıyor mu? Musa ona: "Besbelli ki sen iyice zıvanadan çıkmışsın!" dedi.
Suat Yıldırım
Sabaha kadar endişe içinde, etrafı kontrol ederek geceyi geçirdi. Sabahleyin, bir de baktı ki dün kendisinden yardım isteyen soydaşı, yine Musa'yı imdadına çağırıyor. Mûsa ona: “Belli ki sen azgının tekisin! ” dedi.
Süleyman Ateş
Şehirde korku içinde (sonucu) gözetleyerek sabahladı. Bir de baktı ki dün kendisinden yardım isteyen (İsrail oğlu), yine kendisine feryaded(ip yardım ist)iyor. Musa, ona: "Belli ki sen bir azgınsın!" dedi.
Şaban Piriş
Şehirde korku içinde, etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün dün kendisinden yardım isteyen adam, yine feryat edip, yardım istiyordu. Musa ona:-Sen, azgının birisin, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Kentte, korku içinde sabahladı, göz-kulak kesiliyordu. Bir de baktı ki, dün ondan yardım isteyen adam yine onu yardıma çağırıyor. Musa ona dedi ki: "Anlaşıldı sen, tam azmış bir adamsın."
Edip-Layth-Martha
So he spent the night in the city, afraid and watchful. Then the one who sought his help yesterday, was asking again for his help. Moses said to him: "You are clearly a trouble maker."
Muhammad Asad
And next morning he found himself in the city, looking fearfully about him, when lo! the one who had sought his help the day before [once again] cried out to him [for help* whereupon] Moses said unto him: Behold, thou art indeed, most clearly, deeply in the wrong!*
Rashad Khalifa
In the morning, he was in the city, afraid and watchful. The one who sought his help yesterday, asked for his help again. Moses said to him, "You are really a trouble maker.",
The Monotheist Group
So he spent the night in the city, afraid and watchful. Then the one who sought his help yesterday, was asking again for his help. Moses said to him: "You are clearly a trouble maker."