Kasas Sûresi24. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فسقى | س ق يSGY | feseḳā | (Musa) hemen suladı | So he watered |
| 2 | لهما | — | lehumā | onlarınkini | for them. |
| 3 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 4 | تولى | و ل يVLY | tevellā | çekildi | he turned back |
| 5 | إلى | — | ilā | to | |
| 6 | الظل | ظ ل لƵLL | Z-Zilli | gölgeye | the shade |
| 7 | فقال | ق و لGVL | fe ḳāle | dedi | and said, |
| 8 | رب | ر ب بRBB | rabbi | Rabbim | """My Lord!" |
| 9 | إني | — | innī | doğrusu ben | Indeed, I am |
| 10 | لما | — | limā | ne varsa | of whatever |
| 11 | أنزلت | ن ز لNZL | enzelte | indireceğin | You send |
| 12 | إلي | — | ileyye | bana | to me |
| 13 | من | — | min | -dan | of |
| 14 | خير | خ ي رḢYR | ḣayrin | hayır- | good |
| 15 | فقير | ف ق رFGR | feḳīrun | muhtacım | "(in) need.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فسقى لهما ثم تولى الى الظل فقال رب انى لما انزلت الى من خير فقير
Arapça (Harekeli)
فَسَقَى لَهُمَا ثُمَّ تَوَلَّى إِلَى الظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
Transliterasyon
Fe sekâ lehumâ summe tevellâ ilez zılli fe kâle rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr(fakîrun).
Transliteration (Eng.)
Fasaq<span class="u">a</span> lahum<span class="u">a</span> thumma tawall<span class="u">a</span>il<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span>illi faq<span class="u">a</span>la rabbiinnee lim<span class="u">a</span> anzalta ilayya min khayrin faqeer<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mûsâ, onların hayvanlarına su verdi, sonra da bir gölgeye çekilip Rabbim dedi, bana, hayra âit ne indirdiysen, ne lütufta bulunduysan şüphe yok ki hepsine de muhtâcım ben.
Ali Bulaç
Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım."
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi. “Ey Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her iyiliğe muhtacım” dedi.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine Musa, onların yerine (davarlarını) sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve: Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım, dedi.*
Edip Yüksel
Onlar için suladı, sonra gölgeye çekildi ve "Rabbim, senin bana bağışlayacağın her şeye muhtacım" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine Musa, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi ve "Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım" dedi.
Erhan Aktaş
Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. “Rabb’im! Ben, bana hayır olarak indirdiğin her şeye muhtacım.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Bunun üzerine Mûsâ, ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi de “Rabbim! Şüphesiz ki ben, iyilikten bana indirdiğin şeye muhtacım” dedi.
Muhammed Esed
Bunun üzerine, (Musa) onların (hayvanlarını) suvardı; sonra gölgeye çekilip, "Ey Rabbim, bana bahşedeceğin her hayra öylesine muhtacım ki!" diye niyazda bulundu.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine (Musa) onların (hayvanlarını) suladı; ardından gölgeye çekilip şöyle yalvardı: "Rabbim! Bana bahşetmiş olduğun bu tür bir hayra öylesine muhtacım ki!"
Suat Yıldırım
Bunun üzerine onların davarlarını suvardı, sonra gölgeye çekilip: “Ya Rabbî! Bana lütfedeceğin her türlü nimete muhtacım! ” diye dua etti.
Süleyman Ateş
Hemen (Musa) onlarınkini de suladı, sonra gölgeye çekildi: "Rabbim, dedi, doğrusu bana indireceğin bir hayra muhtacım, (azıcık azık indir de şu karnımı doyur)."
Şaban Piriş
Bunun üzerine Musa, onların hayvanlarını sulayıp, bir gölgeye çekilerek:-Rabbim, ben, bana indireceğin hayra muhtacım dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine Musa, onların sulama işini yaptı. Sonra gölgeye çekilip şöyle dedi: "Rabbim, bana indireceğin her nimeti bekleyen bir çaresizim."
Edip-Layth-Martha
So he drew water for them, then he turned to a shaded area, and he said, "My Lord, I am poor, lacking any provisions You may have sent down."
Muhammad Asad
So he watered [their flock] for them: and when he withdrew into the shade and prayed: O my Sus­tainer! Verily, in dire need am I of any good which Thou mayest bestow upon me!"
Rashad Khalifa
He watered for them, then turned to the shade, saying, "My Lord, whatever provision you send to me, I am in dire need for it.",
The Monotheist Group
So he drew water for them, then he turned to a shaded area, and he said: "My Lord, I am poor, lacking any provisions You may have sent down."