Kasas Sûresi23. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولما | — | velemmā | ne zaman ki | And when |
| 2 | ورد | و ر دVRD̃ | verade | varınca | he came |
| 3 | ماء | م و هMVH | māe | suyuna | (to the) water |
| 4 | مدين | — | medyene | Medyen | (of) Madyan, |
| 5 | وجد | و ج دVCD̃ | vecede | buldu | he found |
| 6 | عليه | — | ǎleyhi | onun başında | on it |
| 7 | أمة | ا م مEMM | ummeten | bir grubu | a group |
| 8 | من | — | mine | -dan | of |
| 9 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanlar- | men |
| 10 | يسقون | س ق يSGY | yesḳūne | (hayvanlarını) sularken | watering, |
| 11 | ووجد | و ج دVCD̃ | ve vecede | ve buldu | and he found |
| 12 | من | — | min | besides them | |
| 13 | دونهم | د و نD̃VN | dūnihimu | onların gerisinde | besides them |
| 14 | امرأتين | م ر اMRE | mraeteyni | iki kız | two women |
| 15 | تذودان | ذ و دZ̃VD̃ | teƶūdāni | sudan meneden | keeping back. |
| 16 | قال | ق و لGVL | ḳāle | (Musa) dedi | He said, |
| 17 | ما | — | mā | nedir? | """What" |
| 18 | خطبكما | خ ط بḢŦB | ḣaTbukumā | sizin işiniz | "(is the) matter with both of you?""" |
| 19 | قالتا | ق و لGVL | ḳāletā | dediler ki | They said, |
| 20 | لا | — | lā | """We cannot water" | |
| 21 | نسقي | س ق يSGY | nesḳī | biz sulayamayız | """We cannot water" |
| 22 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 23 | يصدر | ص د رṦD̃R | yuSdira | sulayıp çekilinceye | take away |
| 24 | الرعاء | ر ع يRAY | r-riǎā'u | çobanlar | "the shepherds;" |
| 25 | وأبونا | ا ب وEBV | ve ebūnā | ve babamız da | and our father |
| 26 | شيخ | ش ي خŞYḢ | şeyḣun | bir ihtiyardır | "(is) a very old man.""" |
| 27 | كبير | ك ب رKBR | kebīrun | büyük | "(is) a very old man.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولما ورد ماء مدين وجد عليه امة من الناس يسقون ووجد من دونهم امراتين تذودان قال ما خطبكما قالتا لا نسقى حتى يصدر الرعاء وابونا شيخ كبير
Arapça (Harekeli)
وَلَمَّا وَرَدَ مَاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ أُمَّةً مِّنَ النَّاسِ يَسْقُونَ وَوَجَدَ مِن دُونِهِمُ امْرَأَتَيْنِ تَذُودَانِ قَالَ مَا خَطْبُكُمَا قَالَتَا لَا نَسْقِي حَتَّى يُصْدِرَ الرِّعَاءُ وَأَبُونَا شَيْخٌ كَبِيرٌ
Transliterasyon
Ve lemmâ verede mâe medyene vecede aleyhi ummeten minen nâsi yeskûn|e|, ve vecede min dûnihimumreeteyni tezûdân|i|, kâle mâ hatbukumâ, kâletâ lâ neskî hattâ yusdirar riâu ve ebûnâ şeyhun kebîr(kebîrun).
Transliteration (Eng.)
Walamm<span class="u">a</span> warada m<span class="u">a</span>a madyanawajada AAalayhi ommatan mina a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si yasqoonawawajada min doonihimu imraatayni ta<span class="u">th</span>ood<span class="u">a</span>ni q<span class="u">a</span>lam<span class="u">a</span> kha<span class="u">t</span>bukum<span class="u">a</span> q<span class="u">a</span>lat<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span>nasqee <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> yu<span class="u">s</span>dira a<span class="b">l</span>rriAA<span class="u">a</span>owaaboon<span class="u">a</span> shaykhun kabeer<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Medyen suyuna varınca orada, hayvanlarını sulayan bir bölük halk gördü. Gerilerinde de iki kadın vardı, onlar, hayvanlarını sudan men ediyorlardı. Mûsâ, ne yapıyorsunuz, niçin hayvanlarınızı sulamıyorsunuz deyince dediler ki çobanlar gidinceye dek biz, hayvanlarımızı sulayamıyoruz ve babamız da pek ihtiyar bir adam.
Ali Bulaç
Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: "Bu durumunuz ne?" "Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır." dediler.
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ, Medyen suyuna varınca, davarlarını sulayan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde, hayvanlarını engellemeye çalışan iki kız gördü. Onlara, “Sıkıntınız nedir?” dedi. Kızlar da, “Çobanlar ayrılana kadar biz hayvanlarımızı sulamayız. Babamız çok yaşlıdır, onun için bu işi biz yapıyoruz” dediler.
Diyanet İşleri
Musa, Medyen suyuna varınca, orada (hayvanlarını) sulayan bir çok insan buldu. Onların gerisinde de, (hayvanlarını) engelleyen iki kadın gördü. Onlara: Derdiniz nedir? dedi. Şöyle cevap verdiler: Çobanlar sulayıp çekilmeden biz (onların içine sokulup hayvanlarımızı) sulamayız; babamız da çok yaşlıdır.
Edip Yüksel
Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulayan halktan bir grup buldu. Onların gerisinde itilip kakılan iki kadın gördü. Onlara, "Ne yapmak istiyorsunuz?" dedi. "Çobanlar sulayıp çekilmeden sulayamayız. Babamız da çok yaşlı bir adamdır" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa, Medyen suyuna varınca, orada (hayvanlarını) sulayan bir çok insan buldu. Onların gerisinde de (hayvanlarını suyun olduğu yerden) geri çeken iki kadın gördü. Onlara "Derdiniz nedir?" dedi. Şöyle cevap verdiler: "Çobanlar sulayıp çekilmeden biz ( onların içine sokulup hayvanlarımızı) sulamayız; babamız da çok yaşlıdır. "
Erhan Aktaş
Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulamakta olan birçok insan gördü. Bir de sürülerini sulamayı gözetleyen iki kadın vardı. Onlara: “Neden böyle duruyorsunuz?” dedi. “Çobanlar sulayıp çekilmeden biz sulayamayız. Babamız çok ihtiyardır.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Ve Mûsâ, Medyen suyuna varınca, orada hayvanlarını sulayan insanlardan bir önderli topluluk buldu. Ve Mûsâ, hayvan sulayanlar kadar güçlü olmayan, hayvanlarını geri çeken iki kadın buldu. Dedi ki: “Hâliniz nedir?” Dediler ki: “Çobanlar sulayıp çekilmeden biz sulamayız; babamız da çok yaşlı bir ihtiyardır.”
Muhammed Esed
DERKEN, Medyen'in su kuyularına vardı ve orada (hayvanlarını) suvaran kalabalık bir grup insanla karşılaştı; ve onlardan biraz ötede kendi hayvanlarını uzakta tutmaya çalışan iki kadın gördü. (Onlara:) "Arzunuz nedir?" diye sordu. "Bu çobanlar işlerini bitirip uzaklaşmadıkça biz (hayvanlarımızı) suvaramıyoruz; çünkü (biz kadınız ve) babamız da pek yaşlı" diye cevap verdiler.
Mustafa İslamoğlu
Ve (Musa) Medyen sularına ulaşınca, orada (hayvan) sulayan bir gurup insanla karşılaştı; ve onların az ötesinde iki kadını hayvanlarına sahip olmaya çalışırken buldu. O ikisine "Size nasıl yardımcı olabilirim?" dedi. Onlar "Bu çobanlar işini bitirip ayrılıncaya dek biz (hayvanlarımızı) sulayamıyoruz; (biz kadınız) ve babamız da çok yaşlı biri" diye cevap verdiler.
Suat Yıldırım
Medyen'in su kuyularına varınca orada davarlarını suvaran bir grup insan buldu. Onların gerisinde de, kendi hayvanlarını uzakta tutmaya çalışan iki kadın gördü“Siz niçin bekliyorsunuz? ” diye sordu. Onlar da: “Çobanlar hayvanlarını suvarıp ayrılmadıkça, biz suvarmayız. Babamız da hayli yaşlı olduğundan iş bize kalıyor” diye cevapladılar. {KM, Çıkış 2, 16}
Süleyman Ateş
Medyen suyuna varınca o(su)nun başında birçok insanların, (hayvanlarını) suladıklarını gördü. Onların gerisinde de, (diğerlerinin hayvanlarına karışmasın diye hayvanlarını) sudan meneden iki kız buldu. (Musa, onlara): "İşiniz nedir, (niçin hayvanları suya bırakmıyorsunuz)?" dedi. Dediler ki: "Çobanlar sulayıp çekilmeden biz (onların içine sokulup hayvanlarımızı) sulamayız. Babamız da büyük bir ihtiyardır (O gelemez)."*
Şaban Piriş
Medyen suyuna vardığı zaman, orada bir topluluğun hayvanlarını suladığını gördü. Onların aşağısında da iki kadının sürüsünü sudan uzak tuttuğunu gördü. Meseleniz nedir dedi?-Çobanlar suyun başından ayrılmadıkça biz sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Medyen suyuna ulaştığında, su başında halktan bir grup gördü. Hayvanlarını suluyorlardı. Biraz ötelerinde çekingen bir halde duran iki kadın fark etti. "Derdiniz nedir?" dedi. "Şu çobanlar çekilip gidinceye kadar biz hayvanlarımızı sulamayız. Üstelik babamız da ileri yaşta bir ihtiyardır." dediler.
Edip-Layth-Martha
When he arrived at the watering hole of Midyan, he found a crowd of people watering. He noticed two women waiting on the side. He said, "What is holding you back." They said, "We cannot draw water until the shepherds finish, and our father is an old man."
Muhammad Asad
NOW WHEN he arrived at the wells* of Madyan, he found there a large group of men who were watering [their herds and flocks]; and at some distance from them he came upon two women who were keeping back their flock. He asked [them]: What is the matter with you?" They answered: We cannot water [our animals] until the herdsmen drive [theirs] home - for [we are weak and] our father is a very old man."
Rashad Khalifa
When he reached Midyan's water, he found a crowd of people watering, and noticed two women waiting on the side. He said, "What is it that you need?" They said, "We are not able to water, until the crowd disperses, and our father is an old man.",
The Monotheist Group
When he arrived at the watering hole of Midyan, he found a crowd of people watering, and he found two women waiting on the side. He said: "What is holding you back." They said: "We cannot draw water until the shepherds finish, and our father is an old man."