Kasas Sûresi47. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (18 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ولولاvelevlākeşke olmasalardıAnd if not
2أنen[that]
3تصيبهمص و بṦVBtuSībehumbaşlarına geldiği zamanstruck them
4مصيبةص و بṦVBmuSībetunbir felaketa disaster
5بماbimāyüzündenfor what
6قدمتق د مGD̃Mḳaddemetyaptıkları (günahları)had sent forth
7أيديهمي د يYD̃Yeydīhimkendi elleriyletheir hands
8فيقولواق و لGVLfe yeḳūlūdiyeceklerand they would say,
9ربنار ب بRBBrabbenāRabbimiz"""Our Lord!"
10لولاlevlākeşkeWhy not
11أرسلتر س لRSLerseltegönderseydinYou sent
12إليناileynābizeto us
13رسولار س لRSLrasūlenbir elçia Messenger
14فنتبعت ب عTBAfenettebiǎuysaydıkso we (could have) followed
15آياتكا ي يEYYāyātikeayetlerineYour Verses
16ونكونك و نKVNve nekūneve olsaydıkand we (would) have been
17منmine-denof
18المؤمنينا م نEMNl-mu'minīnemü'minler-"the believers?"""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ولولا ان تصيبهم مصيبة بما قدمت ايديهم فيقولوا ربنا لولا ارسلت الينا رسولا فنتبع ءايتك ونكون من المومنين

Arapça (Harekeli)

وَلَوْلَا أَن تُصِيبَهُم مُّصِيبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ فَيَقُولُوا رَبَّنَا لَوْلَا أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ آيَاتِكَ وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

Transliterasyon

Ve lev lâ en tusîbehum musîbetun bimâ kaddemet eydîhim fe yekûlû rabbenâ lev lâ erselte ileynâ resûlen fe nettebia âyâtike ve nekûne minel mu’minîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Walawl<span class="u">a</span> an tu<span class="u">s</span>eebahum mu<span class="u">s</span>eebatunbim<span class="u">a</span> qaddamat aydeehim fayaqooloo rabban<span class="u">a</span> lawl<span class="u">a</span>arsalta ilayn<span class="u">a</span> rasoolan fanattabiAAa <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tikawanakoona mina almu/mineen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara, elleriyle hazırladıkları bir felâket gelip çatsaydı Rabbimiz derlerdi, bize bir peygamber gönderseydin de delillerine uysaydık ve inananlara katılsaydık.

Ali Bulaç

Kendi ellerinin öne sürdükleri dolayısıyla, onlara bir musibet isabet ettiğinde: "Rabbimiz, bize de bir elçi gönderseydin de böylece Senin ayetlerine uysaydık ve mü'minlerden olsaydık" diyecek olmasalardı (seni göndermezdik).

Bayraktar Bayraklı

Yaptıklarından dolayı başlarına bir musibet geldiğinde, “Ey Rabbimiz! Keşke bize bir peygamber gönderseydin de ilkelerine uyup inananlardan olsaydık, olmaz mıydı?” derler.

Diyanet İşleri

Bizzat kendi yaptıklarından dolayı başlarına bir musibet geldiğinde: Rabbimiz! Ne olurdu bize bir peygamber gönderseydin de, ayetlerine uysak ve müminlerden olsaydık! diyecek olmasalardı (seni göndermezdik).

Edip Yüksel

Kendi elleriyle işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiğinde, "Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de senin ayetlerine uysaydık ve gerçeği onaylayanlardan olsaydık" diyemesinler diye…

Elmalılı Hamdi Yazır

Bizzat kendi yaptıklarından dolayı başlarına bir musibet geldiğinde, "Rabbimiz! Ne olurdu bize bir peygamber gönderseydin de, âyetlerine uysak ve müminlerden olsaydık" diyecek olmasalardı (seni göndermezdik).

Erhan Aktaş

Eğer elleriyle sundukları nedeniyle* onlara bir bela isabet ederse: “Rabbimiz! Keşke bize bir rasul gönderseydin böylece biz, Senin ayetlerine tabi olur ve inanlardan olurduk.” diyemesinler diye.*

Hakkı Yılmaz

(46,47)Ve Biz, seslendiğimiz zaman, Tûr'un yanında da değildin. Tersine senden önce kendilerine uyarıcı/peygamber gelmeyen bir toplumu uyarman için ve kendi ellerinin yaptıklarından dolayı başlarına bir fenalık geldiğinde hemen, “Rabbimiz! Ne olurdu bize bir peygamber gönderseydin de, âyetlerine uysak ve mü’minlerden olsak” diyemesinler, onlar öğüt alsınlar diye Rabbinden bir rahmet olarak… orada geçenleri sana bildirdik, seni elçi olarak gönderdik.

Muhammed Esed

Ve (ayrıca, Biz seni, Yargı Günü'nde) kendi elleriyle yapıp-ettiklerinden ötürü başlarına bir musibet geldiği zaman: "Ey Rabbimiz, bize bir elçi göndermiş olsaydın senin mesajlarına uyar ve inanan kimselerden olurduk!" demesinler diye (gönderdik).

Mustafa İslamoğlu

İmdi muhataplar, elleriyle işledikleri yüzünden başlarına bir musibet gelmesi durumunda: "Rabbimiz! Keşke bize bir elçi gönderseydin de biz de Senin mesajlarına uyup inanan kimselerden olsaydık, olmaz mıydı?" demesinler diye (gönderdik seni).

Suat Yıldırım

Eğer senin halkın inkâr ve isyanları yüzünden kıyamet günü duruşmasında başlarına azap geldiğinde: “Ey Ulu Rabbimiz, dünyada iken bize de peygamber göndermiş olsaydın, biz de âyetlerine uyarak müminler arasına dahil olurduk! ” demesinler diye seni resul gönderdik. [6, 156-157; 5, 19; 4, 165]

Süleyman Ateş

Kendi elleriyle yaptıkları (günahları) yüzünden başlarına bir felaket geldiği zaman: "Ey Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de ayetlerine uyup mü'minlerden olsaydık." diyecek olmasalardı (seni göndermezdik. Bu bahanelerine fırsat vermemek için senigönderdik).

Şaban Piriş

Elleriyle yaptıklarından dolayı başlarına bir musibet geldiğinde: “Rabbimiz, bize bir peygamber gönderseydin de, senin ayetlerine tâbi olup müminlerden olsaydık” derler diye...

Yaşar Nuri Öztürk

Kendi ellerinin önden hazırladıkları yüzünden başlarına bir musibet geldiğinde hemen şöyle diyorlar: "Rabbimiz, bize bir resul gönderseydin de senin ayetlerine uyup müminlerden olsaydık ne olurdu!"

Edip-Layth-Martha

Thus, if any disaster strikes them as a consequence of their own deeds they cannot say, "Our Lord, if only You sent a messenger to us, so that we would follow Your signs, and we would be of those who acknowledge."

Muhammad Asad

and [We have sent thee] lest they say [on Judg&shy;ment Day], when disaster befalls them as an outcome of what their own hands have wrought, “O our Sus&shy;tainer, if only Thou had sent an apostle unto us, we would have followed Thy messages, and would have been among those who believe!"

Rashad Khalifa

Thus, they cannot say, when a disaster strikes them as a consequence of their own deeds, "Our Lord, had You sent a messenger to us, we would have followed Your revelations, and would have been believers.",

The Monotheist Group

Thus, if any disaster strikes them as a consequence of their own deeds they cannot Say: "Our Lord, if only You sent a messenger to us, so that we would follow Your revelations, and we would be of the believers."