Kasas Sûresi58. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وكمve kemve nicesiniAnd how many
2أهلكناه ل كHLKehleknāhelak ettikWe have destroyed
3منmin-denof
4قريةق ر يGRYḳaryetinkent(ler)-a town
5بطرتب ط رBŦRbeTiratşımarmışwhich exulted,
6معيشتهاع ي شAYŞmeǐyşetehārefah içinde(in) its means of livelihood.
7فتلكfe tilkeİşte şunlarAnd these
8مساكنهمس ك نSKNmesākinuhumonların meskenleri(are) their dwellings
9لمlemnot
10تسكنس ك نSKNtuskenoralarda oturulmadıhave been inhabited
11منminafter them
12بعدهمب ع دBAD̃beǎ'dihimonlardan sonraafter them
13إلاillāancakexcept
14قليلاق ل لGLLḳalīlenpek aza little.
15وكناك و نKVNve kunnāve biz oldukAnd indeed, [We]
16نحنneHnubizWe
17الوارثينو ر ثVRS̃l-vāriṧīnevarisler(are) the inheritors.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وكم اهلكنا من قرية بطرت معيشتها فتلك مسكنهم لم تسكن من بعدهم الا قليلا وكنا نحن الورثين

Arapça (Harekeli)

وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ بَطِرَتْ مَعِيشَتَهَا فَتِلْكَ مَسَاكِنُهُمْ لَمْ تُسْكَن مِّن بَعْدِهِمْ إِلَّا قَلِيلًا وَكُنَّا نَحْنُ الْوَارِثِينَ

Transliterasyon

Ve kem ehleknâ min karyetin batırat maîşetehâ, fe tilke mesâkinuhum lem tusken min ba’dihim illâ kalîlâ(kalîlen), ve kunnâ nahnul vârisîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wakam ahlakn<span class="u">a</span> min qaryatin ba<span class="u">t</span>iratmaAAeeshatah<span class="u">a</span> fatilka mas<span class="u">a</span>kinuhum lam tuskan minbaAAdihim ill<span class="u">a</span> qaleelan wakunn<span class="u">a</span> na<span class="u">h</span>nu alw<span class="u">a</span>ritheen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve biz, geçim bolluğuna nâil olmuş ve şükretmemiş nice şehirlerin halkını helâk ettik; işte pek azı müstesna, kendilerinden sonra insanlara yurt olmayan evleri ve oralara biz vâris olmuşuzdur.

Ali Bulaç

Biz, yaşama biçimleriyle 'refah içinde şımarıp azmış' nice şehri yıkıma uğrattık. İşte meskenleri; çok az (bir zaman) dışında (onlarda) kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir. (Onlara) Varis olanlar Biziz.

Bayraktar Bayraklı

Refahın şımarttığı nice memleketleri helâk etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz vâris olmuşuzdur.

Diyanet İşleri

Biz, refahından şımarmış nice memleketi helak etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz varis olmuşuzdur.

Edip Yüksel

Kendilerine verilen nimetlere nankörlük eden nice toplumları yok etmişizdir. İşte şunlar, kendilerinden sonra pek az kimse tarafından ikametgah edinilmiş evleridir. Oralara biz varis olduk.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz, maişetleriyle şımarmış nice memleketi helak etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz varis olmuşuzdur.

Erhan Aktaş

Şı mararak, geçindikleri şeylere şükretmeyen nice kenti yıkıma uğrattık. İşte bunlar, onların yerleşim yerleri! Kendilerinden sonra pek az kullanılan evleri. Şimdi onların hepsi bize kaldı.

Hakkı Yılmaz

Ve Biz, geçimleriyle şımarmış nice kenti değişime/yıkıma uğratmışızdır. İşte, onların yerleri! Kendilerinden sonra pek az oturulmuş olan meskenleri. Ve Biz, vârislerin ta kendisiyiz.

Muhammed Esed

Oysa, Biz, varlık ve refahtan ötürü azgınlaşan nice toplumları yok etmişizdir; işte, (gözönünde) onların yaşadıkları yerler: pek azı dışında, onlardan sonra oralarda kimse yerleşmemiştir; çünkü herkes göçüp gittikten sonra, ebediyyen kalacak olan yalnızca Biziz!

Mustafa İslamoğlu

Ama Biz, refahın şımartıp azgınlaştırdığı nice ülkeyi helak etmişiz. Bakın, işte onların yaşadıkları mekanlar! Pek azı dışında arkalarından oralara bir daha yerleşen olmadı: ve zaten her şeyin ebedi varisi sadece Biziz.

Suat Yıldırım

Bununla beraber Biz, kazançlarının çokluğu sebebiyle şımarmış pek çok memleketi helâk ettik. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturuldu. Bütün onlara Biz vâris olduk (hepsi geçti, bâki Biz'iz).

Süleyman Ateş

Biz refah içinde şımarmış nice kenti helak ettik. İşte şunlar, onların meskenleri, onlardan sonra oralarda pek az oturuldu. Onlara hep biz varis olduk (hepsi bize kaldı).

Şaban Piriş

Biz, geçim bolluğu içinde yaşamış fakat, hakkı kabul etmemiş nice şehirleri helak ettik. İşte yerleri, onlardan sonra orada çok az oturan oldu. Onların mirasçısı biz olduk.

Yaşar Nuri Öztürk

Yaşayışı şımarıklık ve gösterişe yol açmış nice kenti helak ettik biz. İşte yerleri yurtları! Onlardan sonra oralarda çok az oturuldu. Biziz mirasçılar, biz.

Edip-Layth-Martha

How many a town have We destroyed for turning boastful of their lifestyles. So here are their homes, nothing but uninhabited ruins after them, except a few. We were the inheritors.

Muhammad Asad

And how many a community that [once] exult&shy;ed in its wanton wealth and ease of life have We destroyed, so that those dwelling-places of theirs – all but a few - have never been dwelt-in after them: for it is indeed We alone who shall remain when all else will have passed away!*

Rashad Khalifa

Many a community we annihilated for turning unappreciative of their lives. Consequently, here are their homes, nothing but uninhabited ruins after them, except a few. We were the inheritors.,

The Monotheist Group

And how many a town have We destroyed that had become unappreciative of its livelihood. So here are their dwellings, they remained uninhabited after them, except for a few. And We were the inheritors.