Kasas Sûresi79. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فخرج | خ ر جḢRC | feḣarace | (Karun) çıktı | So he went forth |
| 2 | على | — | ǎlā | karşısına | to |
| 3 | قومه | ق و مGVM | ḳavmihi | kavminin | his people |
| 4 | في | — | fī | içinde | in |
| 5 | زينته | ز ي نZYN | zīnetihi | süsü (debdebesi) | his adornment. |
| 6 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi(ler) | Said |
| 7 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 8 | يريدون | ر و دRVD̃ | yurīdūne | isteyen(ler) | desire |
| 9 | الحياة | ح ي يḪYY | l-Hayāte | hayatını | the life |
| 10 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünya | (of) the world, |
| 11 | يا | يY | yā | EY/HEY | """O!" |
| 12 | ليت | ل ي تLYT | leyte | Keşke! | Would that |
| 13 | لنا | — | lenā | bize verilseydi | for us |
| 14 | مثل | م ث لMS̃L | miṧle | bir benzeri | (the) like |
| 15 | ما | — | mā | şeyin | (of) what |
| 16 | أوتي | ا ت يETY | ūtiye | verilen | has been given |
| 17 | قارون | — | ḳārūnu | Karun'a | (to) Qarun. |
| 18 | إنه | — | innehu | gerçekten onun | Indeed, he |
| 19 | لذو | — | leƶū | vardır | (is the) owner |
| 20 | حظ | ح ظ ظḪƵƵ | HaZZin | şansı | (of) fortune |
| 21 | عظيم | ع ظ مAƵM | ǎZīmin | büyük | "great.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فخرج على قومه فى زينته قال الذين يريدون الحيوة الدنيا يليت لنا مثل ما اوتى قرون انه لذو حظ عظيم
Arapça (Harekeli)
فَخَرَجَ عَلَى قَوْمِهِ فِي زِينَتِهِ قَالَ الَّذِينَ يُرِيدُونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا يَا لَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَا أُوتِيَ قَارُونُ إِنَّهُ لَذُو حَظٍّ عَظِيمٍ
Transliterasyon
Fe harece alâ kavmihî fî zînetih|î|, kâlellezîne yurîdûnel hayâted dunyâ yâ leyte lenâ misle mâ ûtiye kârûnu innehu le zû hazzın azîm(azîmin).
Transliteration (Eng.)
Fakharaja AAal<span class="u">a</span> qawmihi fee zeenatihiq<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>eena yureedoona al<span class="u">h</span>ay<span class="u">a</span>ta a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span> layta lan<span class="u">a</span> mithla m<span class="u">a</span> ootiya q<span class="u">a</span>roonuinnahu la<span class="u">th</span>oo <span class="u">h</span>a<span class="i"><span class="u">thth</span></span>in AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken kavminin karşısına süslenip çıktı da dünyâ yaşayışını dileyenler, ne olurdu dediler, bize de Kârun'a verilen verilseydi, şüphe yok ki o, dünyâ malından büyük bir nasîbe sâhip.
Ali Bulaç
Böylelikle kendi ihtişamlı-süsü içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını istemekte olanlar: "Ah keşke, Karun'a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı. Gerçekten o, büyük bir pay sahibidir" dediler.
Bayraktar Bayraklı
Kârûn, gösteriş içinde toplumun karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler, “Keşke Kârûn'a verildiği gibi bize de verilse; doğrusu o, büyük bir şans sahibidir” demişlerdi.
Diyanet İşleri
Derken, Karun, ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar: Keşke Karun'a verilenin benzeri bizim de olsaydı; doğrusu o çok şanslı! dediler.
Edip Yüksel
Bir ara, tüm görkemiyle halkının arasına çıkmıştı. Dünya hayatını seçenler, "Keşke Karun'a verilenlerin bir benzeri bize de verilseydi. Gerçekten, o çok şanslı biri" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken Karun, ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar, "Keşke Karun'a verilenin benzeri bizim de olsaydı. Hakikat şu ki o, çok büyük devlet sahibidir" dediler.
Erhan Aktaş
Karun, görkemli bir şekilde halkının karşısına çıktı. Dünya hayatına düşkünlüğü olanlar: “Keşke bizim de Karun gibi varlığımız olsaydı! Gerçekten o, çok kısmetli biri.” diye iç geçirdiler.
Hakkı Yılmaz
Derken Karun, süs, görkem içinde toplumunun karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyen kimseler, “Keşke Karun'a verilen gibi bizim de olsaydı! Şüphesiz ki o Karun, çok büyük bir nasip sahibidir” dediler.
Muhammed Esed
(Kârûn) işte böyle görkem ve gösteriş içinde soydaşlarının karşısına çıkardı. (Öyle ki,) yalnızca dünya hayatına gözünü dikenler (ona bakıp da): "Ah, n'olurdu" derlerdi, "Kârûn'a verildiği kadar bize de verilseydi! Çünkü o gerçekten çok talihli biri!"
Mustafa İslamoğlu
Ve işte bu kişi kavminin karşısına tüm görkem ve gösterişi içinde çıkmıştı. Yalnızca dünya hayatını isteyenler (ona bakıp) "Ah keşke, ne olurdu Karun'a verilen kadar bize de verilseydi! Şu kesin ki o gerçekten de çok şanslı biriymiş!" derlerdi.
Suat Yıldırım
Karun bir gün, yine bütün ihtişam ve şatafatıyla halkının karşısına çıktı. Dünya hayatına çok düşkün olanlar: “Keşke bizim de Karun'unki gibi servetimiz olsaydı. Adamın amma da şansı varmış, keyfine diyecek yok! ” dediler.
Süleyman Ateş
(Karun) süsü, (debdebesi) içinde kavminin karşısına çıktı. dünya hayatını isteyenler: "Keşke Karun'a verilenin bir benzeri de bize verilseydi, dediler, gerçekten onun büyük şansı var!"
Şaban Piriş
Kavminin karşısına süslü takılarıyla çıkmıştı. Dünya hayatını isteyenler:-Keşke Karuna verilen gibi bize de verilseydi. O, gerçekten çok şanslı demişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Karun, süsü-püsü içinde toplumunun karşısına çıktı. Şu iğreti dünya hayatını amaçlayanlar dediler ki: "Ah, Karun'a verilenin bir benzeri bize de verilseydi. Gerçekten o, çok nasipli bir adam!"
Edip-Layth-Martha
Then he came out among his people draped in his ornaments. Those who preferred this worldly life said, "Oh, if only we were given similar to what Qarun has been given. Indeed, he is very fortunate."
Muhammad Asad
And so he went forth before his people in all his pomp; [and] those who cared only for the life of this world would say, Oh, if we but had the like of what Qarun has been given! Verily, with tremendous good fortune is he endowed!"
Rashad Khalifa
One day, he came out to his people in full splendor. Those who preferred this worldly life said, "Oh, we wish that we possessed what Qaaroon has attained. Indeed, he is very fortunate.",
The Monotheist Group
Then he came out among his people draped in his ornaments. Those who preferred this worldly life said: "Oh, if only we were given similar to what Qaroon has been given. Indeed, he is very fortunate."