Kasas Sûresi78. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | He said, |
| 2 | إنما | — | innemā | şüphesiz | """Only" |
| 3 | أوتيته | ا ت يETY | ūtītuhu | o bana verildi | I have been given it |
| 4 | على | — | ǎlā | sayesinde | on (account) |
| 5 | علم | ع ل مALM | ǐlmin | bir bilgi | (of) knowledge |
| 6 | عندي | ع ن دAND̃ | ǐndī | bende bulunan | "I have.""" |
| 7 | أولم | — | evelem | Did not | |
| 8 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lem | bilmedi mi ki | he know |
| 9 | أن | — | enne | şüphesiz | that |
| 10 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 11 | قد | — | ḳad | elbette | indeed |
| 12 | أهلك | ه ل كHLK | ehleke | helak etmiştir | destroyed |
| 13 | من | — | min | before him | |
| 14 | قبله | ق ب لGBL | ḳablihi | kendisinden önceki | before him |
| 15 | من | — | mine | arasıda | of |
| 16 | القرون | ق ر نGRN | l-ḳurūni | kuşaklar | the generations |
| 17 | من | — | men | niceleri | who |
| 18 | هو | — | huve | o | [they] |
| 19 | أشد | ش د دŞD̃D̃ | eşeddu | daha güçlü | (were) stronger |
| 20 | منه | — | minhu | kendisinden | than him |
| 21 | قوة | ق و يGVY | ḳuvveten | kuvvet bakımından | (in) strength |
| 22 | وأكثر | ك ث رKS̃R | ve ekṧeru | ve daha çok | and greater |
| 23 | جمعا | ج م عCMA | cem'ǎn | cemaati bulunan | (in) accumulation. |
| 24 | ولا | — | ve lā | ve | And not |
| 25 | يسأل | س ا لSEL | yuselu | sorulmaz | will be questioned |
| 26 | عن | — | ǎn | -ndan | about |
| 27 | ذنوبهم | ذ ن بZ̃NB | ƶunūbihimu | günahları- | their sins |
| 28 | المجرمون | ج ر مCRM | l-mucrimūne | suçlulara | the criminals. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال انما اوتيته على علم عندى اولم يعلم ان الله قد اهلك من قبله من القرون من هو اشد منه قوة واكثر جمعا ولا يسل عن ذنوبهم المجرمون
Arapça (Harekeli)
قَالَ إِنَّمَا أُوتِيتُهُ عَلَى عِلْمٍ عِندِي أَوَلَمْ يَعْلَمْ أَنَّ اللَّهَ قَدْ أَهْلَكَ مِن قَبْلِهِ مِنَ الْقُرُونِ مَنْ هُوَ أَشَدُّ مِنْهُ قُوَّةً وَأَكْثَرُ جَمْعًا وَلَا يُسْأَلُ عَن ذُنُوبِهِمُ الْمُجْرِمُونَ
Transliterasyon
Kâle innemâ ûtîtuhu alâ ilmin indî, e ve lem ya’lem ennellâhe kad ehleke min kablihî minel kurûni men huve eşeddu minhu kuvveten ve ekseru cem’â(cem’an), ve lâ yus’elu an zunûbihimul mucrimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la innam<span class="u">a</span> ooteetuhu AAal<span class="u">a</span>AAilmin AAindee awa lam yaAAlam anna All<span class="u">a</span>ha qad ahlaka minqablihi mina alqurooni man huwa ashaddu minhu quwwatan waaktharujamAAan wal<span class="u">a</span> yus-alu AAan <span class="u">th</span>unoobihimu almujrimoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O, bu dedi, ancak bendeki bilgi sâyesinde bana verilmiştir. Bilmez miydi ki Allah, hiç şüphesiz ondan önce, kuvvet bakımından ondan daha üstün, topluluk bakımından ondan daha fazla nice nesilleri helâk etmiştir ve suçluların suçlarını bile sormaya hâcet yok zâten.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Bu, bende olan bir bilgi dolayısıyla bana verilmiştir." Bilmez mi, ki gerçekten Allah, kendisinden önceki nesillerden kuvvet bakımından kendisinden daha güçlü ve insan-sayısı bakımından daha çok olan kimseleri yıkıma uğratmıştır. Suçlu-günahkarlardan kendi günahları sorulmaz.
Bayraktar Bayraklı
Kârûn, “Bu servet bana, ancak bendeki bir ilimden dolayı verilmiştir” demişti. Allah'ın ondan önce, ondan daha güçlü ve topladığı şey daha çok olan nice nesilleri yok ettiğini bilmez mi? Suçluların suçları kendilerinden sorulmaz.
Diyanet İşleri
Karun ise: O (servet) bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi, demişti. Bilmiyor muydu ki Allah, kendinden önceki nesillerden, ondan daha güçlü, ondan daha çok taraftarı olan kimseleri helak etmişti. Günahkarlardan günahları sorulmaz (Allah onların hepsini bilir).
Edip Yüksel
Dedi ki, "Tüm bunlar bana, bilgi ve becerimden dolayı verildi." Ondan önce, kendisinden daha büyük bir güce ve sayısal çoğunluğa sahip nice nesilleri ALLAH'ın yok ettiğini bilmez mi? Suçluların suçları kendilerinden sorulmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Karun ise: "O (servet) bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi." demiştir. Bilmiyor muydu ki Allah, kendinden önceki nesillerden, ondan daha güçlü, ondan daha çok taraftarı olan kimseleri helak etmişti. Günahkarlardan günahları sorulmaz (Allah onların hepsini bilir).
Erhan Aktaş
Karun: “Bu serveti bilgili olmam sayesinde elde ettim.” dedi. Allah’ın daha önce ondan daha güçlü olan ve ondan daha çok taraftarı ve birikimi olan kimseleri yıkıma uğratmış olduğunu bilmiyor mu? Suçlulara suçlarından sorulmaz.*
Hakkı Yılmaz
Karun, “Bu servet, bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi” dedi. Bilmez miydi ki Allah, kendinden önceki nesillerden, ondan daha güçlü, ondan daha çok taraftarı, birikimi olan kimseleri kesinlikle değişime/yıkıma uğratmıştı. –Ve bu günahkârlar, diğerlerinin günahlarından sorumlu tutulmaz.–
Muhammed Esed
(Kârûn, onlara:) "Bu (servet) bendeki bilgi sayesinde bana verildi!" diye karşılık verdi. Oysa, Allah'ın, ondan önceki kuşaklardan, ondan daha güçlü ve ondan daha fazla servet toplamış nicelerini (kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmaları yüzünden) yok ettiğini bilmiyor muydu (sanki)? Ama, şu var ki, suçluluğu kesinleşmiş olanlara (artık) günahlarından sual olunmaz!..
Mustafa İslamoğlu
(Karun) "Herken iyi bilsin ki bu servete ben, kendi bilgim ve becerim sayesinde ulaştım" dedi. O bilmez miydi ki Allah, kendisinden önceki kuşaklar içerisinden ondan daha güçlü kuvvetli ve maddi birikimi daha fazla olan nicelerini helak etmiştir. Artık, suçu tabiat haline getirenlerin günahlarından sual olunmaz.
Suat Yıldırım
Karun “Ben bu servete ilmim ve becerim sayesinde kavuştum. ” dedi. Peki şunu da bilmiyor muydu ki Allah, daha önce kendisinden daha güçlü ve serveti daha fazla olan kimseleri helâk etmişti? Ama suç işlemeyi meslek edinen sicillilere artık suçları hakkında soru sorulmaz. [39, 49; 41, 50]
Süleyman Ateş
Bu (servet) bende bulunan bir bilgi sayesinde bana verildi dedi. Bilmedi mi ki Allah, kendisinden önceki kuşaklar arasıda kendisinden daha güçlü ve daha çok cemaati bulunan nice kimseleri helak etmiştir? Suçlulara günahlarından sorulmaz.*
Şaban Piriş
-Ancak bunlar bana, bilgim sayesinde verilmiştir, dedi. O bilmiyor mu ki Allah, ondan önce, kendisinden daha güçlü ve toplulukça daha çok olan nice nesilleri helak etti? Günahkarlara suçları sorulmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
O dedi: "Bu servet bana, bendeki bir ilim sayesinde verildi." Peki o bilmedi mi ki Allah, önceki nesiller içinden ondan kuvvetçe daha zorlu, sayıca daha çok olanları bile helak etmiştir. Günahlarının ne olduğu, günahkarlardan sorulmaz.
Edip-Layth-Martha
He said, "I have attained all this only because of my own knowledge." Did he not realize that God had annihilated before him generations that were much stronger than he, and greater in riches? The transgressors were not asked about their crimes.
Muhammad Asad
Answered he: This [wealth] has been given to me only by virtue of the knowledge that is in me!"* Did he not know that God had destroyed [the arrogant of] many a generation that preceded him - people who were greater than he in power, and richer in what they had amassed? But such as are lost in sin may not be asked about, their sins.*
Rashad Khalifa
He said, "I attained all this because of my own cleverness." Did he not realize that GOD had annihilated before him generations that were much stronger than he, and greater in number? The (annihilated) transgressors were not asked about their crimes.,
The Monotheist Group
He said: "I have attained all this only because of my own knowledge." Did he not realize that God had annihilated before him generations that were much stronger than he, and greater in riches? The transgressors were not asked about their crimes.