Kasas Sûresi81. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فخسفناخ س فḢSFfeḣasefnānihayet batırdıkThen We caused to swallow up,
2بهbihionuhim
3وبدارهد و رD̃VRve bidārihive evini barkınıand his home,
4الأرضا ر ضERŽl-erDeyerethe earth.
5فماfemāThen not
6كانك و نKVNkāneolmadıwas
7لهlehuonunfor him
8منminhiçbirany
9فئةف ا يFEYfietintopluluğugroup
10ينصرونهن ص رNṦRyenSurūnehuona yardım edecek(to) help him
11منminbesides
12دوند و نD̃VNdūnikarşıbesides
13اللهllahiAllah'aAllah,
14وماve māveand not
15كانك و نKVNkānedeğildiwas
16منmine-dan(he) of
17المنتصرينن ص رNṦRl-munteSirīnekendini kurtaranlar-those who (could) defend themselves.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فخسفنا به وبداره الارض فما كان له من فئة ينصرونه من دون الله وما كان من المنتصرين

Arapça (Harekeli)

فَخَسَفْنَا بِهِ وَبِدَارِهِ الْأَرْضَ فَمَا كَانَ لَهُ مِن فِئَةٍ يَنصُرُونَهُ مِن دُونِ اللَّهِ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُنتَصِرِينَ

Transliterasyon

Fe hasefnâ bihî ve bidârihil arda fe mâ kâne lehu min fietin yensurûnehu min dûnillâhi ve mâ kâne minel muntasırîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Fakhasafn<span class="u">a</span> bihi wabid<span class="u">a</span>rihial-ar<span class="u">d</span>a fam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na lahu min fi-atin yan<span class="u">s</span>uroonahumin dooni All<span class="u">a</span>hi wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na mina almunta<span class="u">s</span>ireen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken onu da, sarayını da yere geçirdik, Allah'tan başka ona yardım edecek bir topluluğa sâhip değildi ve kendisinin de kendisine bir yardımı dokunamadı.

Ali Bulaç

Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.

Bayraktar Bayraklı

Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı ona yardım edebilecek yandaşları da yoktu; o, kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.

Diyanet İşleri

Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.

Edip Yüksel

Onu eviyle birlikte yerin dibine geçirdik. ALLAH'ın dışında kendisine yardım edecek bir bölüğü yoktu; kazananlardan olmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken biz onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek taraftarları olmadığı gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.

Erhan Aktaş

Sonra, onu ve yurdunu yerin dibine geçirdik. Allah’a karşı kendisine yardım edecek bir taraftar da olmadı. Yardım edilenlerden de olmadı.

Hakkı Yılmaz

Sonunda Biz onu ve evini yere geçirdik. Artık Allah'ın astlarından kendisine yardım edecek bir taraftar da olmadı ve o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.

Muhammed Esed

Ve sonunda onu da, evini barkını da yere batırdık: öyle ki, Allah'a karşı hiçbir şey, hiç kimse onun yardımına yetişmedi; pek tabii, kendi kendine yardım edebilecek durumda da değildi.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet (Karun'u) da, onun evini barkını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'tan başka hiç kimse onun yardımına yetişemezdi: (ama ona Allah da yardım etmedi), zira yardımı hak edenlerden değildi.

Suat Yıldırım

Derken Biz onu da, sarayını da yerin dibine geçiriverdik. Ne yardımcıları Allah'a karşı kendisine yardım edip, onu kurtarabildi, ne de kendi kendisini savunabildi. Krş. KM, Sayılar, 16

Süleyman Ateş

Nihayet onu da, evini barkını da yere batırdık. Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Kendi kendini (savunup) kurtaranlardan da değildi.

Şaban Piriş

Karunu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Ona, Allaha karşı yardım edecek kimse de yoktu. Kendi kendini de kurtaramadı.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet, Karun'u da sarayını da yere geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek yandaşları da yoktu. Kendi kendisine yardım edebileceklerden de değildi.

Edip-Layth-Martha

We then caused the earth to swallow him and his mansion. He had no group that could protect him against God; nor would he be victorious.

Muhammad Asad

And thereupon We caused the earth to swallow him and his dwelling; and he had none and nothing to succour him against God, nor was he of those who could succour themselves.*

Rashad Khalifa

We then caused the earth to swallow him and his mansion. No army could have helped him against GOD; he was not destined to be a winner.,

The Monotheist Group

We then caused the earth to swallow him and his mansion. He had no group that could protect him against God; nor would he be victorious.