Kasas Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقالت | ق و لGVL | ve ḳāleti | ve dedi ki | And said |
| 2 | امرأت | م ر اMRE | mraetu | karısı | (the) wife |
| 3 | فرعون | — | fir'ǎvne | Fir'avn'ın | (of) Firaun, |
| 4 | قرت | ق ر رGRR | ḳurratu | aydınlığı | """A comfort" |
| 5 | عين | ع ي نAYN | ǎynin | göz | (of the) eye |
| 6 | لي | — | lī | bana da | for me |
| 7 | ولك | — | veleke | ve sana da | "and for you;" |
| 8 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 9 | تقتلوه | ق ت لGTL | teḳtulūhu | onu öldürmeyin | "kill him;" |
| 10 | عسى | ع س يASY | ǎsā | belki | perhaps |
| 11 | أن | — | en | diye | (that) |
| 12 | ينفعنا | ن ف عNFA | yenfeǎnā | bize yararı dokunur | he may benefit us, |
| 13 | أو | — | ev | ya da | or |
| 14 | نتخذه | ا خ ذ EḢZ̃ | netteḣiƶehu | onu ediniriz | we may take him |
| 15 | ولدا | و ل دVLD̃ | veleden | evlad | "(as) a son.""" |
| 16 | وهم | — | ve hum | ve onlar | And they |
| 17 | لا | — | lā | (did) not | |
| 18 | يشعرون | ش ع رŞAR | yeş'ǔrūne | anlamıyorlardı | perceive. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقالت امرات فرعون قرت عين لى ولك لا تقتلوه عسى ان ينفعنا او نتخذه ولدا وهم لا يشعرون
Arapça (Harekeli)
وَقَالَتِ امْرَأَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ لِّي وَلَكَ لَا تَقْتُلُوهُ عَسَى أَن يَنفَعَنَا أَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
Transliterasyon
Ve kâletimraetu fir’avne kurretu aynin lî ve lek|e|, lâ taktulûhu asâ en yenfeanâ ev nettehızehu veleden ve hum lâ yeş’urûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>lati imraatu firAAawna qurratuAAaynin lee walaka l<span class="u">a</span> taqtuloohu AAas<span class="u">a</span> an yanfaAAan<span class="u">a</span>aw nattakhi<span class="u">th</span>ahu waladan wahum l<span class="u">a</span> yashAAuroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Firavun'un karısı dedi ki: Senin de gözünü aydınlatır bu, benim de, öldürme bunu, umarım ki bize faydası dokunur, yahut da evlât ederiz onu kendimize ve onların, hiçbir şeyden haberleri yoktu.
Ali Bulaç
Firavun'un karısı dedi ki: "Benim için de, senin için de bir göz bebeği; onu öldürmeyin; umulur ki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi.
Bayraktar Bayraklı
Firavun'un karısı çocuğu sandıktan çıkarınca, “Bana da, sana da göz bebeği olacak. Onu öldürmeyiniz; belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz” dedi. Halbuki onlar, işin sonunu sezemiyorlardı.
Diyanet İşleri
Firavun'un karısı (sepetin içinden erkek çocuk çıkınca kocasına:) Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz, dedi. Halbuki onlar (işin sonunu) sezemiyorlardı.
Edip Yüksel
Firavunun karısı, "Gözümüz aydın olsun. Onu öldürme. Belki bize yararı dokunur, yahut onu evlat ediniriz." Hiçbir şeyden haberleri yoktu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Firavun'un karısı (sepetin içinden çocuk çıkınca kocasına), "İkimizin de gözü aydın! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlad ediniriz" dedi. Halbuki onlar işin sonunu sezemiyorlardı.
Erhan Aktaş
Ve Firavun’un hanımı: “Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz.” dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.
Hakkı Yılmaz
Ve Firavun'un karısı: “Benim ve senin için göz aydınlığı! Onu katletmeyin; Musa’yı diğer israiloğulları çocukları gibi niteliksiz; eğitimsiz- öğretimsiz, mesleksiz bırakmayın”, belki bize bir yararı dokunur, ya da o'nu evlat ediniriz” dedi. Ve onlar, işin farkında olmuyorlar.
Muhammed Esed
Ve Firavun'un karısı, (Firavun'a): "(Bu çocuk) hem benim hem de senin için neşe kaynağı (olabilir)!" dedi, "Onu öldürmeyin; belki bize faydası dokunur; yahut o'nu evlat edinebiliriz!" Ve (pek tabii, bunları konuşurken, olacak olanlardan) haberleri yoktu.
Mustafa İslamoğlu
Firavun'un karısı "İşte, benim için de senin için de bir göz aydınlığı!" dedi, "Onu öldürmeyin; bakarsın bize bir yararı dokunur ya da onu evlatlık edinebiliriz." Ama berikiler, (olacakların) asla farkında değildiler.
Suat Yıldırım
Firavun'un hanımı onu sandıktan çıkarınca, kocasına: “Bana da, sana da neşe kaynağı olacak sevimli bir çocuk! Öldürmeyin onu, olur ki bize fayda sağlar, bakarsın biz onu evlat da ediniriz” diyordu. (Kendileri açısından, yanlış bir iş yaptıklarının) farkında değillerdi.*
Süleyman Ateş
Fir'avn'ın karısı (çocuğu sandıktan çıkarınca): "Bana da, sana da göz bebeği (olacak, çok sevimli bir çocuk). Onu öldürmeyin, belki bize yararı dokunur, ya da onu evlad ediniriz." dedi. (Onu almakla hata ettiklerini) anlamıyorlardı.
Şaban Piriş
Firavunun Karısı:-Benim de senin de gözün aydın olsun. Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz, dedi. Oysa onlar işin farkında değillerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Firavun'un karısı şöyle dedi: "Benim için de senin için de bir göz aydınlığıdır bu. Öldürmeyin onu, bize yararı olabilir, yahut onu çocuk ediniriz." Onlar işin farkında olmuyorlardı.
Edip-Layth-Martha
Pharaoh's wife said, "A pleasure to my eye and yours, so do not kill him, perhaps he will benefit us or we may take him as a son!", while they did not perceive.
Muhammad Asad
Now the wife of Pharaoh said: A joy to the eye [could this child be] for me and thee! Slay him not: he may well be of use to us, or we may adopt him as a son!" And they had no presentiment [of what he was to become].
Rashad Khalifa
Pharaoh's wife said, "This can be a joyous find for me and you. Do not kill him, for he may be of some benefit for us, or we may adopt him to be our son." They had no idea.,
The Monotheist Group
And the wife of Pharaoh said: "A pleasure to my eye and yours, so do not kill him, perhaps he will benefit us or we may take him as a son;" while they did not perceive.