Kasas Sûresi10. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (17 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأصبح | ص ب حṦBḪ | ve eSbeHa | ve sabahladı | And became |
| 2 | فؤاد | ف ا دFED̃ | fu'ādu | gönlü | (the) heart |
| 3 | أم | ا م مEMM | ummi | annesinin | (of the) mother |
| 4 | موسى | — | mūsā | Musa'nın | (of) Musa |
| 5 | فارغا | ف ر غFRĞ | fāriğan | bomboştu | empty. |
| 6 | إن | — | in | That, | |
| 7 | كادت | ك و دKVD̃ | kādet | neredeyse | she was near |
| 8 | لتبدي | ب د وBD̃V | letubdī | açığa vuracaktı | (to) disclosing |
| 9 | به | — | bihi | onu | about him, |
| 10 | لولا | — | levlā | eğer olmasaydık | if not |
| 11 | أن | — | en | that | |
| 12 | ربطنا | ر ب طRBŦ | rabeTnā | biz iyice pekiştirmiş | We strengthened |
| 13 | على | — | ǎlā | üzerine | [over] |
| 14 | قلبها | ق ل بGLB | ḳalbihā | onun kalbi | her heart, |
| 15 | لتكون | ك و نKVN | litekūne | olması için | so that she would be |
| 16 | من | — | mine | -dan | of |
| 17 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | inananlar- | the believers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واصبح فواد ام موسى فرغا ان كادت لتبدى به لولا ان ربطنا على قلبها لتكون من المومنين
Arapça (Harekeli)
وَأَصْبَحَ فُؤَادُ أُمِّ مُوسَى فَارِغًا إِن كَادَتْ لَتُبْدِي بِهِ لَوْلَا أَن رَّبَطْنَا عَلَى قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ
Transliterasyon
Ve asbaha fuâdu ummi mûsâ fârigâ(fârigan), in kâdet le tubdî bihî lev lâ en rabatnâ alâ kalbihâ li tekûne minel mu’minîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waa<span class="u">s</span>ba<span class="u">h</span>a fu-<span class="u">a</span>du ommimoos<span class="u">a</span> f<span class="u">a</span>righan in k<span class="u">a</span>dat latubdee bihi lawl<span class="u">a</span>an raba<span class="u">t</span>n<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> qalbih<span class="u">a</span> litakoonamina almu/mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mûsâ'nın anası, gönlü bomboş bir halde kaldı, eğer inananlara katılması için gönlünü, bize bağlamasaydık nerdeyse açığa vuracaktı bunu.
Ali Bulaç
Musa'nın annesi ise, yüreği boşluk içinde sabahladı. Eğer mü'minlerden olması için kalbi üzerinde (sabrı ve dayanıklılığı) pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu(n durumunu) açığa vuracaktı.
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ'nın annesi, pek kaygılandı. Güvende olması için kalbini pekiştirmeseydik, neredeyse durumu açığa vuracaktı.
Diyanet İşleri
Musa'nın anasının yüreğinde yalnızca çocuğunun tasası kaldı. Eğer biz, (vadimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı.
Edip Yüksel
Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı. Gerçeği onaylaması için gönlünü pekiştirmeseydik, neredeyse durumu açığa vuracaktı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa'nın anasının yüreği (tasadan) bomboş kalıverdi. Eğer biz, (vaadimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı.
Erhan Aktaş
Musa’nın annesi gönlü boş olarak sabahladı. Eğer Biz sözümüze güvenenlerden olması için gönlünü pekiştirmeseydik az kalsın durumu açığa vuracaktı.
Hakkı Yılmaz
Mûsâ'nın anasının yüreği bomboş sabahladı. –Eğer Biz, inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse o'nu açığa vuracaktı.–
Muhammed Esed
Bu arada, Musa'nın annesi yüreği acıyla dolup taşarak sabahı etti; öyle ki, eğer (sözümüze olan) inancını sonuna kadar canlı tutması için yüreğini iyice güçlendirmemiş olsaydık o'nun kim olduğunu az kalsın açığa vuracaktı.
Mustafa İslamoğlu
Bu arada Musa'nın annesi, gönlü onun acısıyla dolu olarak sabahı etti. Öyle ki (vaadimize) inanıp güvenenlerden biri olması için kalbini sımsıkı pekiştirmiş olmasaydık, az kalsın onun kimliğini açığa vuracaktı.
Suat Yıldırım
Mûsâ'nın annesi, çocuğunun Firavun'un eline geçtiğini öğrenince aklı başından gitti, onun dışındaki her şeyi unuttu. Eğer, Biz vâdimize inananlardan olması için kalbine sabır kuvveti vermeseydik, neredeyse işi açığa vuracak, gidip çocuğa sahip çıkacaktı.
Süleyman Ateş
Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı (meraktan çıldıracak oldu). Eğer biz, (va'dimize) inananlardan olması için onun kalbini iyice pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı.
Şaban Piriş
Musanın annesi kalbi bomboş olarak sabah etti. Müminlerden olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık neredeyse işi açığa vuracaktı.
Yaşar Nuri Öztürk
Musa'nın annesinin kalbi ise bomboş bir halde sabahladı. Eğer inananlardan olması için kalbine bir bağ vermeseydik, onu açığa vuracak bir durumdaydı.
Edip-Layth-Martha
Moses' mother's heart became anxious, that she nearly revealed her identity. But We strengthened her heart, so that she would be of those who acknowledge.
Muhammad Asad
On the morrow, however, an aching void grew up in the heart of the mother of Moses, and she would indeed have disclosed all about him* had We not endowed her heart with enough strength to keep alive her faith [in Our promise].*
Rashad Khalifa
The mind of Moses' mother was growing so anxious that she almost gave away his identity. But we strengthened her heart, to make her a believer.,
The Monotheist Group
And the heart of Moses' mother became anxious, that she nearly revealed her identity. But We strengthened her heart, so that she would be of the believers.