Ankebut Sûresi14. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And verily, |
| 2 | أرسلنا | ر س لRSL | erselnā | biz gönderdik | We sent |
| 3 | نوحا | — | nūHen | Nuh'u | Nuh |
| 4 | إلى | — | ilā | to | |
| 5 | قومه | ق و مGVM | ḳavmihi | kavmine | his people, |
| 6 | فلبث | ل ب ثLBS̃ | fe lebiṧe | kaldı | and he remained |
| 7 | فيهم | — | fīhim | onların arasında | among them |
| 8 | ألف | ا ل فELF | elfe | bin | a thousand |
| 9 | سنة | س ن وSNV | senetin | seneden | year(s), |
| 10 | إلا | — | illā | eksik | save |
| 11 | خمسين | خ م سḢMS | ḣamsīne | elli | fifty |
| 12 | عاما | ع و مAVM | ǎāmen | yıl | year(s), |
| 13 | فأخذهم | ا خ ذ EḢZ̃ | feeḣaƶehumu | sonunda yakaladı | then seized them |
| 14 | الطوفان | ط و فŦVF | T-Tūfānu | Tufan | the flood, |
| 15 | وهم | — | vehum | while they | |
| 16 | ظالمون | ظ ل مƵLM | Zālimūne | haksızlık edenleri | (were) wrongdoers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد ارسلنا نوحا الى قومه فلبث فيهم الف سنة الا خمسين عاما فاخذهم الطوفان وهم ظلمون
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ فَلَبِثَ فِيهِمْ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ عَامًا فَأَخَذَهُمُ الطُّوفَانُ وَهُمْ ظَالِمُونَ
Transliterasyon
Ve lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihî, fe lebise fîhim elfe senetin illâ hamsîne âmâ(âmen), fe ehazehumut tûfânu ve hum zâlimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad arsaln<span class="u">a</span> noo<span class="u">h</span>an il<span class="u">a</span>qawmihi falabitha feehim alfa sanatin ill<span class="u">a</span> khamseena AA<span class="u">a</span>manfaakha<span class="u">th</span>ahumu a<span class="b">l</span><span class="u">tt</span>oof<span class="u">a</span>nu wahum <span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>limoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz Nûh'u, kavmine gönderdik de aralarında tam bin yıldan elli yıl eksik bir müddet kaldı; derken onları tufan helâk etti ve onlar zâlimlerdi.
Ali Bulaç
Andolsun, Biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik, içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki biz Nûh'u kendi kavmine gönderdik. O, bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tûfan kendilerini yakalayıverdi.
Diyanet İşleri
Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Edip Yüksel
Nuh'u, halkına göndermiştik ve onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Ancak zulmettikleri için onları tufan yakaladı.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, o dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Sonunda, onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Biz, Nuh’u kavmine gönderdik. Onların içinde bin yıldan* elli yıl eksik kaldı. Sonunda haksızlık edenleri tufan aldı.
Hakkı Yılmaz
Ve andolsun ki Biz, Nûh'u kendi toplumuna elçi gönderdik de, içlerinde elli yılı sıkıntısız nice uzun sıkıntılı seneler kaldı. Sonunda, onlar şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına işlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Muhammed Esed
BİZ (çok zaman önce) Nûh'u kendi kavmine göndermiştik, ve Nûh onlar arasında dokuzyüzelli yıl geçirmişti; sonra onlar hâlâ zulüm batağında yaşamaya devam ederlerken bir tufana yakalanmışlardı:
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz Nuh'u da kendi kavmine elçi göndermiştik: Nuh da onlar arasında -elli yıl eksiğiyle- bin sene kalmıştı; ve onlar iyice zulme gömülüp gitmiş bir haldeyken, tufan onları enseleyivermişti.
Suat Yıldırım
Çok önce Biz Nûh'u halkına resul olarak gönderdik. O da aralarında bin yıldan elli yıl eksik kaldı. Netice de onlar zulümlerine devam ederken tufan onları boğdu. {KM, Tekvin 9, 29}
Süleyman Ateş
Andolsun biz, Nuh'u kavmine gönderdik, onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı (öğüt verdi, dinlemediler), sonunda haksızlık etmekte olan insanları Tufan yakaladı.
Şaban Piriş
Nuhu kavmine göndermiştik. Onların arasında bin seneden elli sene eksik yaşadı. Sonunda, zalimlik ederlerken onları yakaladık.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun biz Nuh'u toplumuna gönderdik de onların arasında bin yıldan elli yıl eksik kaldı. Sonunda onları tufan yakaladı. Çünkü zalimlerdi onlar.
Edip-Layth-Martha
We had sent Noah to his people, so he stayed with them one thousand years less fifty calendar years. Then the flood took them while they were wicked.*
Muhammad Asad
And, indeed, [in times long past] We sent forth Noah unto his people,* and he dwelt among them a thousand years bar fifty;* and then the floods over­whelmed them while they were still lost in evildoing:
Rashad Khalifa
We sent Noah to his people, and he stayed with them one thousand years, less fifty*. Subsequently, they incurred the flood because of their transgressions.,
The Monotheist Group
And We had sent Noah to his people, so he stayed with them one thousand years less fifty. Then the flood took them while they were wicked.