Ankebut Sûresi24. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فما | — | fe mā | ve | And not |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | olmadı | was |
| 3 | جواب | ج و بCVB | cevābe | cevabı | (the) answer |
| 4 | قومه | ق و مGVM | ḳavmihi | kavminin | (of) his people |
| 5 | إلا | — | illā | başka bir şey | except |
| 6 | أن | — | en | that | |
| 7 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | demelerinden | they said, |
| 8 | اقتلوه | ق ت لGTL | ḳtulūhu | onu öldürün | """Kill him" |
| 9 | أو | — | ev | yahut | or |
| 10 | حرقوه | ح ر قḪRG | Harriḳūhu | onu yakın | "burn him.""" |
| 11 | فأنجاه | ن ج وNCV | feencāhu | fakat onu kurtardı | But Allah saved him |
| 12 | الله | — | llahu | Allah | But Allah saved him |
| 13 | من | — | mine | -ten | from |
| 14 | النار | ن و رNVR | n-nāri | ateş- | the fire. |
| 15 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 16 | في | — | fī | vardır | in |
| 17 | ذلك | — | ƶālike | bunda | that, |
| 18 | لآيات | ا ي يEYY | lāyātin | ibretler | surely (are) Signs |
| 19 | لقوم | ق و مGVM | liḳavmin | bir toplum için | for a people |
| 20 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | inanan | who believe. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فما كان جواب قومه الا ان قالوا اقتلوه او حرقوه فانجىه الله من النار ان فى ذلك لءايت لقوم يومنون
Arapça (Harekeli)
فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِ إِلَّا أَن قَالُوا اقْتُلُوهُ أَوْ حَرِّقُوهُ فَأَنجَاهُ اللَّهُ مِنَ النَّارِ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Transliterasyon
Fe mâ kâne cevâbe kavmihî illâ en kâlûktulûhu ev harrýkûhu fe encâhullâhu minen nâr|i|, inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yu’minûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na jaw<span class="u">a</span>baqawmihi ill<span class="u">a</span> an q<span class="u">a</span>loo oqtuloohu aw <span class="u">h</span>arriqoohufaanj<span class="u">a</span>hu All<span class="u">a</span>hu mina a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>ri inna fee<span class="u">tha</span>lika la<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin liqawmin yu/minoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kavminin cevâbı, ancak onu öldürün, yahut yakın sözü olmuştu da Allah, onu ateşten kurtarmıştı; şüphe yok ki bunda elbette deliller var inananlara.
Ali Bulaç
Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu. Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.
Bayraktar Bayraklı
İbrâhim'in sözlerine kavminin cevabı sadece, “Onu öldürünüz, yahut yakınız!” demek oldu. Ama Allah, onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan toplum için dersler vardır.
Diyanet İşleri
Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise: "Onu öldürün yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.
Edip Yüksel
Halkının karşılığı, "Onu öldürün, yahut yakın" demelerinden başka bir şey olmadı. Ancak ALLAH onu ateşten kurtardı. Gerçeği onaylayan bir toplum için bunda dersler vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise, "Onu öldürün, yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.
Erhan Aktaş
Sonra onun halkının cevabı: “Onu öldürün veya yakın!” demeleri oldu. Bunun üzerine Allah, onu ateşten kurtardı. Bunda iman edecek bir toplum için kesinlikle ayetler* vardır.
Hakkı Yılmaz
Sonra İbrâhîm'in toplumunun cevabı, yalnızca: “Onu öldürün veya yandırın/ ileri derecede sıkıntıya sokun” demeleri oldu. Sonra da Allah o'nu ateşten/ sıkıntıdan kurtardı. Şüphesiz bunda, iman edecek bir toplum için alâmetler/ göstergeler vardır.
Muhammed Esed
İMDİ (İbrahim'e gelince,) kavminin o'na tek cevabı şu oldu: "Onu öldürün, veya yakın!" Ama Allah o'nu ateşten korudu. Bakın, bu (kıssa)da inanacak kimseler için dersler vardır!
Mustafa İslamoğlu
Öte yandan (İbrahim'e gelince): Kavminin tek cevabı, "Onu öldürün ya da yakın!" demekten ibaretti; fakat Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz inanan bir toplum için, bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır.
Suat Yıldırım
Halkının ona verdikleri cevap: “Öldürün onu! ” veya “Ateşe atın! ” demekten başka bir şey olmadı. Ateşe attılar ama Allah onu ateşten kurtardı. Elbette bunda iman edecek kimseler için ibretler vardır. [37, 97 - 98].
Süleyman Ateş
Kavminin (İbrahim'e) cevabı, sadece: "Onu öldürün, yahut yakın!" demeleri oldu. Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
Şaban Piriş
İbrahimin kavminin cevabı:-Onu öldürün, veya onu ateşte yakın! demekten başka birşey olmadı. Allah ise onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ibretler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Toplumunun İbrahim'e cevabı sadece şunu söylemeleri oldu: "Bunu öldürün, yahut yakın." Ama Allah onu ateşten kurtardı. İnanan bir toplum için bunda elbette ibretler vardır.
Edip-Layth-Martha
But the only response from his people was their saying: "Kill him, or burn him." But God saved him from the fire. In this are signs for a people who acknowledge.
Muhammad Asad
Now [as for Abraham,] his people's only answer was,* Slay him, or burn him!" but God saved him from the fire.* Behold, in this [story] there are messages indeed for people who will believe!
Rashad Khalifa
The only response from his people was their saying, "Kill him, or burn him." But GOD saved him from the fire. This should provide lessons for people who believe.,
The Monotheist Group
But the only response from his people was their saying: "Kill him, or burn him." But God saved him from the fire. In this are signs for a people who believe.