Ankebut Sûresi27. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ووهبنا | و ه بVHB | ve vehebnā | ve biz armağan ettik | And We granted |
| 2 | له | — | lehu | ona | to him |
| 3 | إسحاق | — | isHāḳa | İshak'ı | Isaac |
| 4 | ويعقوب | — | ve yeǎ'ḳūbe | ve Ya'kub'u | and Yaqub |
| 5 | وجعلنا | ج ع لCAL | ve ceǎlnā | ve verdik | and We placed |
| 6 | في | — | fī | içindekilere | in |
| 7 | ذريته | ذ ر رZ̃RR | ƶurriyyetihi | onun nesli | his offsprings |
| 8 | النبوة | ن ب اNBE | n-nubuvvete | peygamberlik | the Prophethood |
| 9 | والكتاب | ك ت بKTB | velkitābe | ve Kitap | and the Book. |
| 10 | وآتيناه | ا ت يETY | ve āteynāhu | ve ona verdik | And We gave him |
| 11 | أجره | ا ج رECR | ecrahu | karşılığını | his reward |
| 12 | في | — | fī | in | |
| 13 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünyada | the world. |
| 14 | وإنه | — | ve innehu | ve şüphesiz o | And indeed, he |
| 15 | في | — | fī | in | |
| 16 | الآخرة | ا خ رEḢR | l-āḣirati | ahirette | the Hereafter |
| 17 | لمن | — | lemine | elbette | (is) surely, among |
| 18 | الصالحين | ص ل حṦLḪ | S-SāliHīne | iyilerdendir | the righteous. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ووهبنا له اسحق ويعقوب وجعلنا فى ذريته النبوة والكتب وءاتينه اجره فى الدنيا وانه فى الءاخرة لمن الصلحين
Arapça (Harekeli)
وَوَهَبْنَا لَهُ إِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ وَجَعَلْنَا فِي ذُرِّيَّتِهِ النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ وَآتَيْنَاهُ أَجْرَهُ فِي الدُّنْيَا وَإِنَّهُ فِي الْآخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِحِينَ
Transliterasyon
Ve vehebnâ lehû ishâka ve ya’kûbe ve cealnâ fî zurriyyetihin nubuvvete vel kitâbe, ve âteynâhu ecrehu fîd dunyâ, ve innehu fîl âhıreti le mines sâlihîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wawahabn<span class="u">a</span> lahu is<span class="u">ha</span>qawayaAAqooba wajaAAaln<span class="u">a</span> fee <span class="u">th</span>urriyyatihi a<span class="b">l</span>nnubuwwatawa<span class="b">a</span>lkit<span class="u">a</span>ba wa<span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hu ajrahu fee a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span>wa-innahu fee al-<span class="u">a</span>khirati lamina a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">h</span>een<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve ona İshak ve Yakup'u verdik ve soyuna, peygamberlik ve kitap ihsân ettik ve dünyâda, mükâfâtını verdik onun ve şüphe yok ki o, âhirette de elbette temiz kişilerdendir.
Ali Bulaç
Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik ve onun soyunda (seçtiklerimize) peygamberliği ve kitabı (vahy ihsanı) kıldık, ecrini de dünyada verdik. Şüphesiz o, ahirette salih olanlardandır.
Bayraktar Bayraklı
İbrâhim'e, İshâk ve Ya‘kûb'u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Ona dünyada ödülünü verdik. Şüphesiz o, âhirette de iyilerdendir.
Diyanet İşleri
Ona İshak ve Ya'kub'u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Ona dünyada mükafatını verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihler (zümresin) dendir.
Edip Yüksel
O'na (İbrahim'e) İshak ve Yakub'u bağışladık. Soyuna peygamberlik ve kitap verdik. Ödülünü bu dünyada verdik ve ahirette de erdemlilerle birlikte olacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
O'na İshak ve Yakub'u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Onu dünyada mükafatlandırdık. Şüphesiz o, ahirette de salihler (zümresin)dendir.
Erhan Aktaş
Biz O’na İshak’ı ve Yakup’u hibe ettik. Onun soyundan gelenlere nebilik ve kitap verdik. Böylece O’na dünyada ödülünü verdik. O, ahirette de elbette salihlerden* olacaktır.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz o'na İshâk'ı ve Ya‘kûb'u bağışladık. Ve soyu içinde peygamberlik ve Kitap verdik. Ve Biz o'na dünyada ücretini verdik. Şüphesiz o, âhirette de sâlihlerdendir.
Muhammed Esed
(İbrahim'e gelince,) o'na İshâk'ı ve (İshâk'ın oğlu) Yakub'u bahşettik ve soyundan gelenler arasında peygamberliği ve vahyi devam ettirdik. Onu bu dünyada mükafatlandırdık; o, öteki dünyada (da) mutlaka dürüst ve erdemliler arasında yer alacaktır.
Mustafa İslamoğlu
Biz de ona İshak ve (onun oğlu) Yakub'u verdik; ve onun neslinden gelenler arasında peygamberliği ve vahyi devam ettirdik; üstelik ona ödülünü daha bu dünyada vermeye (başladık); hiç şüphe yok ki o, ahirette de iyiler arasındaki yerini alacaktır.
Suat Yıldırım
Biz İbrâhim'e (evlat ve torun olarak) İshak ile Yâkub'u ihsan ettik. Onun neslinden gelenlerde, peygamberliği ve vahyi devam ettirdik. Ona dünyada mükâfatını verdik. O âhirette de elbette salihlerden olacaktır. [2, 130; 21, 7; 19, 49]
Süleyman Ateş
Biz ona İshak'ı ve (torunu) Ya'kub'u armağan ettik. Onun nesli içine peygamberlik ve Kitap koyduk. Ona dünyada (yaptığı güzel işin) karşılığını verdik. Şüphesiz o, ahirette de iyilerdendir.*
Şaban Piriş
İbrahime, İshak ve Yakubu bağışladık; soyuna peygamberlik ve kitap verdik. Ona dünyada mükafaatını verdik, O, ahirete de iyilerdendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz İbrahim'e İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Onun soyu içine peygamberliği ve Kitap'ı yerleştirdik ve onun ödülünü dünyada verdik. Ahirette de o, iyilik ve barış sevenler arasında olacaktır.
Edip-Layth-Martha
We granted him Isaac and Jacob, and We made within his progeny the prophethood and the book. We gave him his reward in this world, and in the Hereafter he is among the righteous.
Muhammad Asad
And [as for Abraham,] We bestowed upon him Isaac and [Isaac's son] Jacob,* and caused pro­phethood and revelation to continue among his offspring. And We vouchsafed him his reward in this world;* and, verily, in the life to come [too] he shall find himself among the righteous.
Rashad Khalifa
We granted him Isaac and Jacob, we assigned to his descendants prophethood and the scriptures, we endowed him with his due recompense in this life, and in the Hereafter he will surely be with the righteous.,
The Monotheist Group
And We granted him Isaac and Jacob, and We made within his progeny the prophethood and the Book. And We gave him his reward in this world, and in the Hereafter he is among the righteous.