Ankebut Sûresi32. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | (İbrahim) dedi ki | He said, |
| 2 | إن | — | inne | ama | """Indeed," |
| 3 | فيها | — | fīhā | orada vardır | in it |
| 4 | لوطا | — | lūTen | Lut | "(is) Lut.""" |
| 5 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They said, |
| 6 | نحن | — | neHnu | biz | """We" |
| 7 | أعلم | ع ل مALM | eǎ'lemu | daha iyi biliriz | know better |
| 8 | بمن | — | bimen | kimin bulunduğunu | who |
| 9 | فيها | — | fīhā | orada | (is) in it. |
| 10 | لننجينه | ن ج وNCV | lenunecciyennehu | onu kurtaracağız | We will surely save him |
| 11 | وأهله | ا ه لEHL | ve ehlehu | ve ailesini | and his family, |
| 12 | إلا | — | illā | yalnız | except |
| 13 | امرأته | م ر اMRE | mraetehu | karısı | his wife. |
| 14 | كانت | ك و نKVN | kānet | olmuştur | She |
| 15 | من | — | mine | -dan | (is) of |
| 16 | الغابرين | غ ب رĞBR | l-ğābirīne | kalacaklar- | "those who remain behind.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال ان فيها لوطا قالوا نحن اعلم بمن فيها لننجينه واهله الا امراته كانت من الغبرين
Arapça (Harekeli)
قَالَ إِنَّ فِيهَا لُوطًا قَالُوا نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَن فِيهَا لَنُنَجِّيَنَّهُ وَأَهْلَهُ إِلَّا امْرَأَتَهُ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرِينَ
Transliterasyon
Kâle inne fîhâ lûtâ(lûten), kâlû nahnu a’lemu bi men fîhâ le nunecciyennehu ve ehlehû illemreetehu kânet minel gâbirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la inna feeh<span class="u">a</span> loo<span class="u">t</span>anq<span class="u">a</span>loo na<span class="u">h</span>nu aAAlamu biman feeh<span class="u">a</span>lanunajjiyannahu waahlahu ill<span class="u">a</span> imraatahu k<span class="u">a</span>nat minaalgh<span class="u">a</span>bireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İbrâhim, orada Lût da var demişti de onlar, biz daha iyi biliriz demişlerdi, orada kim var; onu ve âilesini kurtaracağız, ancak karısı kurtulmayacak, o, şüphe yok ki orada kalanlardan olacak.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Onun içinde Lut da vardır." Dediler ki: "Onun içinde kimin olduğunu Biz daha iyi biliriz. Kendi karısı dışında, onu ve ailesini muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır."
Bayraktar Bayraklı
İbrâhim dedi ki: “Ama orada Lût var!” Şöyle cevap verdiler: “Biz, orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnızca karısı müstesna; o, azapta kalacaklar arasındadır.”
Diyanet İşleri
(İbrahim) dedi ki: Ama orada Lut var! Şöyle cevap verdiler: Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o, (azapta) kalacaklar arasındadır.
Edip Yüksel
Dedi ki, "Ama orada Lut var." Onlar da, "Orada kimlerin bulunduğunu iyi biliyoruz. Onu ve ailesini kurtaracağız, fakat karısı hariç; o geride kalacaklardandır" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
(İbrahim) dedi ki: "Ama orada Lut var!" Şöyle cevap verdiler: "Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o geride (azabda) kalacaklar arasındadır. "
Erhan Aktaş
İbrahim: “Fakat orada Lut var!” dedi. “Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliriz. Geride kalanlarla beraber olacak olan karısı hariç, onu ve ailesini* mutlaka kurtaracağız.” dediler.
Hakkı Yılmaz
İbrâhîm: “Şüphesiz orada Lût var!” dedi. Onlar: “Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve geride kalanlardan biri olan karısı dışındaki ailesini elbette kurtaracağız” dediler.
Muhammed Esed
(Fakat İbrahim) "Ama Lût da onlar arasında yaşıyor!" diye haykırdı(ğı zaman) şu cevabı verdiler: "Kimin orada olduğunu iyi biliyoruz; o'nu ve karısı dışındaki bütün aile efradını kesinlikle koruyacağız: karısı ise geride bırakılanlar arasında yer alacak."
Mustafa İslamoğlu
(İbrahim): "Peki ama" dedi, "Lut da onların içinde yaşıyor!" (Elçiler): "Biz" dediler, "onların arasında kimlerin yaşadığını çok iyi biliyoruz; sonuçta onu ve (iman) ailesini mutlaka kurtaracağız; ne ki onun karısı hariç: zaten o kadın, döküntülerden biri olmalıydı."
Suat Yıldırım
İbrâhim: “Ama Lût da orada! ” deyince onlar şöyle cevap verdiler: “Orada bulunanları biz pek iyi biliyoruz. Onu ve yakınlarını kurtaracağız, yalnız eşi geride kalıp helâk edilenler arasında olacak. ”
Süleyman Ateş
(İbrahim) dedi: "Ama orada Lut var?" dediler: "Biz orada kimin bulunduğunu daha iyi biliriz. Onu ve ailesini kurtaracağız. Yalnız karısı (azabda) kalacaklardandır."
Şaban Piriş
İbrahim:-Fakat orada Lut var, dedi.-Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliyoruz. Onu ve ailesini kurtaracağız, karısı hariç. O geride kalanlardandır dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
İbrahim dedi: "Ama orada Lut var." Dediler: "Orada kim olduğunu biz daha iyi biliyoruz. Elbette ki onu ve ailesini kurtaracağız. Karısı hariç. O, geride kalanlardan olacak."
Edip-Layth-Martha
He said, "But Lot is in it!" They said, "We are fully aware of who is in it. We will save him and his family, except his wife; she is of those doomed."
Muhammad Asad
[And when Abraham] exclaimed, But Lot lives there!" - they answered: We know fully well who is there; most certainly we shall save him and his household - all but his wife: she will indeed be among those that stay behind."*
Rashad Khalifa
He said, "But Lot is living there." They said, "We are fully aware of everyone who lives in it. We will of course save him and his family, except his wife; she is doomed.",
The Monotheist Group
He said: "But Lot is in it!" They said: "We are fully aware of who is in it. We will save him and his family, except his wife; she is of those doomed."