Ankebut Sûresi33. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولما | — | velemmā | ne zaman ki | And when |
| 2 | أن | — | en | [that] | |
| 3 | جاءت | ج ي اCYE | cā'et | geldi | came |
| 4 | رسلنا | ر س لRSL | rusulunā | elçilerimiz | Our messengers |
| 5 | لوطا | — | lūTen | Lut'a | (to) Lut |
| 6 | سيء | س و اSVE | sī'e | fenalaştı | he was distressed |
| 7 | بهم | — | bihim | onlar yüzünden | for them, |
| 8 | وضاق | ض ي قŽYG | ve Dāḳa | ve daraldı | and felt straitened |
| 9 | بهم | — | bihim | onlar hakkında | for them |
| 10 | ذرعا | ذ ر عZ̃RA | ƶer'ǎn | huzursuzca | (and) uneasy. |
| 11 | وقالوا | ق و لGVL | ve ḳālū | ve dediler | And they said, |
| 12 | لا | — | lā | """(Do) not" | |
| 13 | تخف | خ و فḢVF | teḣaf | korkma | fear |
| 14 | ولا | — | ve lā | ve ne de | and (do) not |
| 15 | تحزن | ح ز نḪZN | teHzen | üzülme | grieve. |
| 16 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed, we |
| 17 | منجوك | ن ج وNCV | muneccūke | seni kurtaracağız | (will) save you |
| 18 | وأهلك | ا ه لEHL | ve ehleke | ve aileni | and your family, |
| 19 | إلا | — | illā | yalnız | except |
| 20 | امرأتك | م ر اMRE | mraeteke | karın | your wife. |
| 21 | كانت | ك و نKVN | kānet | olmuştur | She |
| 22 | من | — | mine | -dan | (is) of |
| 23 | الغابرين | غ ب رĞBR | l-ğābirīne | kalacaklar- | those who remain behind. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولما ان جاءت رسلنا لوطا سىء بهم وضاق بهم ذرعا وقالوا لا تخف ولا تحزن انا منجوك واهلك الا امراتك كانت من الغبرين
Arapça (Harekeli)
وَلَمَّا أَن جَاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهْلَكَ إِلَّا امْرَأَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرِينَ
Transliterasyon
Ve lemmâ en câet rusulunâ lûtan sîe bihim ve dâka bihim zer’ân, ve kâlû lâ tehaf ve lâ tahzen, innâ muneccûke ve ehleke illemreeteke kânet minel gâbirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walamm<span class="u">a</span> an j<span class="u">a</span>at rusulun<span class="u">a</span>loo<span class="u">t</span>an see-a bihim wa<span class="u">da</span>qa bihim <span class="u">th</span>arAAan waq<span class="u">a</span>lool<span class="u">a</span> takhaf wal<span class="u">a</span> ta<span class="u">h</span>zan inn<span class="u">a</span> munajjookawaahlaka ill<span class="u">a</span> imraataka k<span class="u">a</span>nat mina algh<span class="u">a</span>bireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Elçilerimiz Lût'a gelince Lût, onların yüzünden kederlenmişti, gönlü daralmıştı. Onlar, korkma ve tasalanma demişlerdi; şüphe yok ki biz, seni de, âileni de kurtaracağız, ancak karın müstesnâ ve şüphe yok o, orada kalanlardan olacak.
Ali Bulaç
Elçilerimiz Lut'a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki: "Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve aileni muhakak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır."
Bayraktar Bayraklı
Elçilerimiz Lût'a gelince, Lût onlar hakkında ve onları korumak için ne yapacağını bilemedi. Ona, “Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnızca geri kalacaklar arasında bulunan karın müstesna” dediler.
Diyanet İşleri
Elçilerimiz Lut'a gelince, Lut onlar hakkında tasalandı ve (onları korumak için) ne yapacağını bilemedi. Ona: Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnız, (azapta) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna, dediler.*
Edip Yüksel
Elçilerimiz Lut'a vardıklarında elçilerimize yapılan muameleden dolayı fenalaştı, zor durumda kaldı. Kendisine dediler ki, "Korkma, üzülme. Biz seni ve aileni kurtaracağız. Karın hariç; o geride kalanlardan olmuştur."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar hakkında tasalandı. Ve onlar(ı düşünmesi) sebebiyle takatten düştü. O'na: "Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de, aileni de kurtaracağız. Yalnız (azabda) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna" dediler.
Erhan Aktaş
Elçile rimiz Lut’a vardıkları zaman, onların gelmelerinden dolayı telaşlandı, sarkıntılık yapacaklarını düşünerek içi daraldı. Elçiler: “Korkma ve üzülme; Biz -geride kalanlarla beraber olacak olan karın hariç- seni ve aileni mutlaka kurtaracağız.” dediler.
Hakkı Yılmaz
(33,34)Elçilerimiz Lût'a geldiklerinde de o, onlar hakkında tasalandı. Ve onlar sebebiyle eli-kolu bağlandı kaldı. Ve elçiler: “Korkma, tasalanma! Şüphesiz biz, seni ve geride kalanlardan olan karın hariç yakınlarını kurtaracağız. Şüphesiz biz, bu kent halkının üzerine, hak yoldan çıkıcılık yapıp durmaları nedeniyle semadan bir azap indirteceğiz” dediler.
Muhammed Esed
Elçilerimiz kendisine geldiklerinde Lût onlar adına üzüntüye kapıldı, çünkü onları koruyamayacağını gördü; ama onlar Lût'a: "Korkma ve üzülme! Biz seni ve karın dışında bütün aileni koruyacağız; karın ise geride bırakılanlar arasında yer alacak.
Mustafa İslamoğlu
Ve elçilerimiz Lut'a gelir gelmez, o derin bir hüzne kapıldı ve onlar adına hiç bir şey yapamayıp eli kolu döküldü kaldı. Ama onlar dediler ki: "Korkma ve üzülme! Çünkü biz seni ve yakınlarını elbette kurtaracağız; ancak karın hariç: zaten onun geride kalanlardan biri olacağı malum.
Suat Yıldırım
Elçilerimiz Lût'a gelince, onları, halkının tecavüzlerinden koruyamayacağı düşüncesiyle üzüldü, eli kolu bağlanıp göğsü daraldı. Onlar dediler ki: “Bizden yana endişe etme, üzülme! Biz seni ve yakınlarını kurtaracağız, yalnız eşin geride kalanlar arasında yer alacaktır. ”
Süleyman Ateş
Elçilerimiz Lut'a gelince (Lut) onlar yüzünden fenalaştı ve onlar hakkında arşını daraldı. (Melekler): "Korkma üzülme, dediler, biz seni ve aileni kurtaracağız, yalnız karın, kalacaklardan olmuştur."*
Şaban Piriş
Elçilerimiz, Luta geldiklerinde, onlar sebebiyle kötülenmiş ve içi daralmıştı.-Korkma ve üzülme! Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Geride kalanlardan olan karın hariç.
Yaşar Nuri Öztürk
Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar yüzünden fenalaştı, eli-kolu birbirine dolandı. "Korkma, tasalanma dediler, biz seni de aileni de kurtaracağız. Ama karın azaba terk edilenlerden olacaktır."
Edip-Layth-Martha
Thus when Our messengers came to Lot, they were mistreated, and he was embarrassed towards them. They said, "Do not fear, and do not be saddened. We will save you and your family, except for your wife; she is of those doomed."
Muhammad Asad
And when Our messengers came unto Lot, he was sorely grieved on their account, seeing that it was beyond his power to shield them;* but they said: Fear not, and grieve not! Behold, we shall save thee and thy household - all but thy wife: she will indeed be among those that stay behind.
Rashad Khalifa
When our messengers arrived at Lot's place, they were mistreated, and he was embarrassed by their presence. But they said, "Have no fear, and do not worry. We will save you and your family, except your wife; she is doomed.,
The Monotheist Group
And when Our messengers came to Lot, they were mistreated, and he was embarrassed towards them. And they said: "Do not fear, and do not be saddened. We will save you and your family, except for your wife; she is of those doomed."