Ankebut Sûresi65. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فإذاfe iƶāzamanAnd when
2ركبوار ك بRKBrakibūbindiklerithey embark
3في[in]
4الفلكف ل كFLKl-fulkigemiyethe ship,
5دعواد ع وD̃AVdeǎvuyalvarırlarthey call
6اللهllaheAllah'aAllah
7مخلصينخ ل صḢLṦmuḣliSīnehalis kılarak(being) sincere
8لهlehuyalnız O'nato Him
9الديند ي نD̃YNd-dīnedini(in) the religion.
10فلماfelemmāfakatBut when
11نجاهمن ج وNCVneccāhumonları salimen çıkarıncaHe delivers them
12إلىilāto
13البرب ر رBRRl-berrikarayathe land,
14إذاiƶāhemenbehold,
15همhumonlarthey
16يشركونش ر كŞRKyuşrikūneortak koşarlarassociate partners (with Him)

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فاذا ركبوا فى الفلك دعوا الله مخلصين له الدين فلما نجىهم الى البر اذا هم يشركون

Arapça (Harekeli)

فَإِذَا رَكِبُوا فِي الْفُلْكِ دَعَوُا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ فَلَمَّا نَجَّاهُمْ إِلَى الْبَرِّ إِذَا هُمْ يُشْرِكُونَ

Transliterasyon

Fe izâ rakibû fîl fulki deavûllâhe muhlisîne lehud dîn|e|, fe lemmâ neccâhum ilel berri izâ hum yuşrikûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Fa-i<span class="u">tha</span> rakiboo fee alfulki daAAawooAll<span class="u">a</span>ha mukhli<span class="u">s</span>eena lahu a<span class="b">l</span>ddeena falamm<span class="u">a</span>najj<span class="u">a</span>hum il<span class="u">a</span> albarri i<span class="u">tha</span> hum yushrikoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gemiye bindiler mi din husûsunda yalnız onu tanıyarak ihlâsla Allah'ı çağırırlar, fakat onları karaya çıkarıp da kurtardık mı o zaman derhal şirk koşarlar.

Ali Bulaç

Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O'na 'halis kılan gönülden bağlılar' olarak, Allah'a yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar.

Bayraktar Bayraklı

Gemiye bindikleri zaman, içten inanarak Allah'a yalvarırlar. Ama Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca bir de bakarsın ortak koşarlar.

Diyanet İşleri

Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlasla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları salimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.

Edip Yüksel

Gemiye bindikleri zaman, dini sadece ALLAH'a ait kılarak O'nu çağırırlar. Ne zaman ki onları denizden kurtarırız ortak koşmaya tekrar başlarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Baksana, gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlasla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları salimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.

Erhan Aktaş

Gemiye bindikleri zaman*, dini yalnız Allah’a özgü kılarak O’na dua ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, hemen şirk koşarlar.

Hakkı Yılmaz

(65,66)İşte onlar, gemiye bindiklerinde, dini yalnız Allah'a özgü kılarak O'na yalvarırlar. Sonra ne zaman ki onları karaya çıkarıp kurtardı, bir de bakarsın ki onlar, kendilerine verdiklerimize iyilikbilmezlik etmek ve kazançlı çıkmak için Allah'ın ortakları olduğunu kabul ediyorlar. Artık onlar, yakında bilecekler.

Muhammed Esed

Bir gemiye bindikleri zaman (ve kendilerini tehlikede gördükleri sırada) (işte o anda) içten bir inançla yalnız Allah'a yalvarıp yakarırlar; sağ salim karaya çıkar çıkmaz da bazı hayalî güçleri (tekrar) O'na ortak koş(maya başl)arlar:

Mustafa İslamoğlu

Fakat gemiye binip de (tehlike hissettikleri) zaman, inancı batıldan arındırıp dini yalnız O'na has kılarak başlarlar Allah'a yalvarıp yakarmaya; ne ki O kendilerini sağ salim karaya çıkarır çıkarmaz, aynı kimseler başlarlar O'na ortak koşmaya.

Suat Yıldırım

Gemide yolculuk yaparken boğulma tehlikesine düşünce bütün kalpleriyle yalnız Allah'a yalvarırlar. O da onları kurtarıp karaya çıkarınca bir de bakarsanız ki yine müşrik oluvermişler! [17, 67; 31, 32]

Süleyman Ateş

Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a halis kılarak O'na yalvarırlar. Fakat (Allah) onları salimen karaya çıkarınca hemen (O'na) ortak koşarlar.

Şaban Piriş

Gemiye bindikleri zaman, dini kendisine has kılarak Allaha dua ederler. Onları kurtarıp, karaya çıkardığı zaman hemen şirk koşarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Gemiye bindiklerinde, dini Allah'a özgüleyerek yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkardığında, bir bakmışsın ortak koşuyorlar;

Edip-Layth-Martha

When they ride on a ship, they call on God, devoting the system to Him. But as soon as He saves them to the shore, they set up partners.

Muhammad Asad

And so, when they embark on a ship [and find themselves in danger], they call unto God, [at that moment] sincere in their faith in Him alone; but as soon as He has brought them safe ashore, they [begin to] ascribe to imaginary powers a share in His divinity:

Rashad Khalifa

When they ride on a ship, they implore GOD, devoting their prayers to Him. But as soon as He saves them to the shore, they revert to idolatry.,

The Monotheist Group

When they ride on a ship, they call on God,devoting the system to Him. But as soon as He saves them to the shore, they set up partners.