Al-i İmran Sûresi105. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (14 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ولاve lāAnd (do) not
2تكونواك و نKVNtekūnūolmayınbe
3كالذينkālleƶīnegibilike those who
4تفرقواف ر قFRGteferraḳūbölünüpbecame divided
5واختلفواخ ل فḢLFveḣtelefūve ihtilaf edenlerand differed
6منmin-danfrom
7بعدب ع دBAD̃beǎ'disonraafter
8ماwhat
9جاءهمج ي اCYEcā'ehumukendilerine geldiktencame to them -
10البيناتب ي نBYNl-beyyinātuaçık delillerthe clear proofs.
11وأولئكve ulāikeişte onlarAnd those
12لهمlehum(evet) onlar için vardırfor them
13عذابع ذ بAZ̃Bǎƶābunbir azab(is) a punishment
14عظيمع ظ مAƵMǎZīmunbüyükgreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ولا تكونوا كالذين تفرقوا واختلفوا من بعد ما جاءهم البينت واولئك لهم عذاب عظيم

Arapça (Harekeli)

وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِن بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَأُولَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Transliterasyon

Ve lâ tekûnû kellezîne teferrakû vahtelefû min ba’di mâ câehumul beyyinât|u|, ve ulâike lehum azâbun azîm(azîmun).

Transliteration (Eng.)

Wal<span class="u">a</span> takoonoo ka<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eenatafarraqoo wa<span class="b">i</span>khtalafoo min baAAdi m<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>ahumualbayyin<span class="u">a</span>tu waol<span class="u">a</span>-ika lahum AAa<span class="u">tha</span>bun AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra da gene bölük bölük olanlara, gene ayrılığa düşenlere benzemeyin. Öyle kişilerdir onlar ki onlaradır pek büyük azap.

Ali Bulaç

Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.

Bayraktar Bayraklı

Hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra ihtilafa düşüp parçalananlar gibi olmayınız. İşte bunlar için feci bir azap vardır.

Diyanet İşleri

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.

Edip Yüksel

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılık ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayınız. Onlar için büyük bir azap var.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş

Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, ayrılığa düşüp parçalanan kimseler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.

Hakkı Yılmaz

(105-107)Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanan ve ayrılığa düşen kimseler gibi de olmayın. İşte bunlar, birtakım yüzlerin beyazlaştığı, birtakım yüzlerin siyahlaştığı günde büyük bir azap kendileri için olanlardır. Artık yüzleri kararan kimselere: “Siz inandıktan sonra yeniden kâfir; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden biri mi oldunuz? Öyleyse, küfretmenizden; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetmenizden dolayı tadın cezayı!” Yüzleri ağaran kimseler de, biliniz ki, Allah'ın rahmeti içindedirler. Onlar orada sürekli kalanlardır.

Muhammed Esed

Hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra karşıt görüşlere kapılıp parçalananlar gibi olmayın; işte bunlar için feci bir azap vardır,

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine hakikatin apaçık belgeleri geldikten sonra parçalanıp birbirine düşen kimseler gibi olmayın; işte bunlar için korkunç bir azap vardır;

Suat Yıldırım

Kendilerine kesin delillerin gelmesinden sonra bölünüp ihtilâfa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar (evet) onlar için büyük bir azab vardır.

Şaban Piriş

105,106. -Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın. Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı günde onlar için büyük bir azap vardır. Yüzleri kararanlara:-İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz, öyleyse, kafir olduğunuz için tadın azabı (denir).

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.

Edip-Layth-Martha

Do not be like those who separated and differed after the proof had come to them. For them is a painful retribution.*

Muhammad Asad

And be not like those who have drawn apart from one another and have taken to conflicting views after all evidence of the truth has come unto them:* for these it is for whom tremendous suffering is in store

Rashad Khalifa

Do not be like those who became divided and disputed, despite the clear proofs that were given to them. For these have incurred a terrible retribution.,

The Monotheist Group

And do not be like those who separated and differed after the clarity had come to them. And for them is a painful retribution.