Al-i İmran Sûresi106. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1يومي و مYVMyevmeO gün(On the) Day
2تبيضب ي ضBYŽtebyeDDuağarırwould become white
3وجوهو ج هVCHvucūhun(bazı) yüzler(some) faces
4وتسودس و دSVD̃ve tesve ddukararırand would become black
5وجوهو ج هVCHvucūhun(bazı) yüzler(some) faces.
6فأماfeemmāo zamanAs for
7الذينelleƶīnekimselerethose whose
8اسودتس و دSVD̃sveddetkararanturn black
9وجوههمو ج هVCHvucūhuhumyüzleri[their] faces -
10أكفرتمك ف رKFRekefertuminkar ettiniz ha? (denilir)"""Did you disbelieve"
11بعدب ع دBAD̃beǎ'desonraafter
12إيمانكما م نEMNīmānikuminanmanızdanyour belief?
13فذوقواذ و قZ̃VGfeƶūḳūöyle ise tadınThen taste
14العذابع ذ بAZ̃Bl-ǎƶābeazabıthe punishment
15بماbimākarşılıkfor what
16كنتمك و نKVNkuntumetmenizeyou used to
17تكفرونك ف رKFRtekfurūneinkar"disbelieve."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

يوم تبيض وجوه وتسود وجوه فاما الذين اسودت وجوههم اكفرتم بعد ايمنكم فذوقوا العذاب بما كنتم تكفرون

Arapça (Harekeli)

يَوْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌ فَأَمَّا الَّذِينَ اسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ أَكَفَرْتُم بَعْدَ إِيمَانِكُمْ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

Transliterasyon

Yevme tebyaddu vucûhun ve tesveddu vucûh(vucûhun), fe emmellezînesveddet vucûhuhum e kefertum ba’de îmânikum fe zûkûl azâbe bimâ kuntum tekfurûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Yawma tabya<span class="u">dd</span>u wujoohun wataswadduwujoohun faamm<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena iswaddat wujoohuhumakafartum baAAda eem<span class="u">a</span>nikum fa<span class="u">th</span>ooqoo alAAa<span class="u">tha</span>babim<span class="u">a</span> kuntum takfuroon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Bir gündür o gün ki yüzler ağarır, yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, inandıktan sonra denir, kâfir mi oldunuz? Kâfir olmanıza karşılık tadın azâbı.

Ali Bulaç

Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün... Yüzleri kapkara-kesilecek olanlara: "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyleyse inkar etmenize karşılık olarak azabı tadın” (denilir).

Bayraktar Bayraklı

O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, “İnanmanızdan sonra inkâr mı ettiniz? O halde inkâr etmenize karşılık azabı tadınız!” denilecek.

Diyanet İşleri

Nice yüzlerin ağardığı, nice yüzlerin de karardığı günü (düşünün.) İmdi, yüzleri kararanlara: İnanmanızdan sonra kafir mi oldunuz? Öyle ise inkâr etmiş olmanız yüzünden tadın azabı! (denilir).

Edip Yüksel

O gün bazı yüzler aklanır, bazı yüzlerse kararır. Yüzleri kararanlara: "Gerçeği onayladıktan sonra inkâr mı ettiniz? İnkârınızdan dolayı azabı tadın."

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın" (denecektir).

Erhan Aktaş

O gün, kimi yüzler ağaracak, kimi yüzler kararacak. Yüzleri kararanlara: “İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz? Öyle ise kâfir olmanız nedeniyle azabı tadın.” denilecek.

Hakkı Yılmaz

(105-107)Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanan ve ayrılığa düşen kimseler gibi de olmayın. İşte bunlar, birtakım yüzlerin beyazlaştığı, birtakım yüzlerin siyahlaştığı günde büyük bir azap kendileri için olanlardır. Artık yüzleri kararan kimselere: “Siz inandıktan sonra yeniden kâfir; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden biri mi oldunuz? Öyleyse, küfretmenizden; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetmenizden dolayı tadın cezayı!” Yüzleri ağaran kimseler de, biliniz ki, Allah'ın rahmeti içindedirler. Onlar orada sürekli kalanlardır.

Muhammed Esed

bazı yüzlerin (mutluluktan) parladığı ve bazı yüzlerin (acıyla) karardığı o (Hesap) Günü'nde yüzleri kararanlara: "İmana erdikten sonra hakikati inkar mı ettiniz? O halde hakikati inkar ettiğiniz için tadın bu azabı!" (denilecek).

Mustafa İslamoğlu

bazı yüzlerin ağarıp bazı yüzlerin karardığı o günde, yüzü kara çıkanlara (denilecek ki): "İmana erdikten sonra inkara saptınız ha? O halde, inkarınızdan dolayı tadın azabı!"

Suat Yıldırım

Gün gelecek, birtakım yüzler ağaracak, birtakım yüzler ise kararacak. Yüzleri kararanlara: “Siz misiniz denecek, imanınızdan sonra inkâra sapanlar? Tadın bakalım inkârınız sebebiyle bu acı azabı! ” [75, 22-25; 80, 38-41; 88, 2-8]

Süleyman Ateş

O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar ettiniz ha? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı tadın!" (denilir).

Şaban Piriş

105,106. -Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın. Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı günde onlar için büyük bir azap vardır. Yüzleri kararanlara:-İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz, öyleyse, kafir olduğunuz için tadın azabı (denir).

Yaşar Nuri Öztürk

Gün gelir bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara şöyle denir: "İmanınınzdan sonra küfre mi düştünüz? Hadi, saptığınız küfür yüzünden tadın azabı."

Edip-Layth-Martha

The day on which faces will be brightened and faces will be darkened; as for those whose faces will be darkened: "Did you reject after acknowledging? Taste the retribution for what you rejected."

Muhammad Asad

on the Day [of Judgment] when some faces will shine [with happiness] and some faces will be dark [with grief]. And as for those with faces darkened, [they shall be told:] "Did you deny the truth after having attained to faith? Taste, then, this suffering for having denied the truth!"

Rashad Khalifa

The day will come when some faces will be brightened (with joy), while other faces will be darkened (with misery). As for those whose faces are darkened, they will be asked, "Did you not disbelieve after believing? Therefore, suffer the retribution for your disbelief.",

The Monotheist Group

The Day on which faces will be lightened and faces will be darkened; as for those whose faces will be darkened: "Did you reject after believing? Taste the retribution for what you rejected."